Ülkemizde ki mevcut vergi sistemi “gelir”, “servet” ve “harcamalar” üzerinden alınan vergilere dayanmaktadır. Buna uygun olarak vergi sisteminde de söz konusu bu üçlü üzerinden birçok vergi salınmış bulunmaktadır.
Ancak bazı vergiler var ki insanın aklına bile gelmeyecek türden.
Tarihte çok ilginç vergiler vardır; örneğin 2 haftalık sakala sahip olanların ödedikleri vergilerin yanı sıra misafir takım sporcularından alınan vergilere kadar daha birçok çeşit vergi türü görmek mümkündür.
Ülkemizde de değişik birçok vergi türü uygulamasına gidilmiştir. Mesela halkın nitelendirmesiyle “çöp” vergisi, kanunda ki ismiyle çevre ve temizlik vergisi bunlardan birisidir. Veya deprem 1999 depremi nedeniyle geçici olarak uygulanan sonradan kalıcı hale getirilen Özel İletişim Vergisi başka bir deyişle konuşmalarımız üzerinden alınan vergide ilginç vergilerden biri olarak gösterilebilir.
Bazen de devlet vergi alırken vatandaşların adet ve törelerine uygun olarak ortaya çıkan gelir ve servetlerine göz dikebilmektedir. Ancak bu tür adet ve törelerden vergi alınması da bunların kanunlarda yer alması şartına bağlıdır. Örneğin bir çocuğun çalışıp para kazandıktan sonra annesine bir ev hediye etmesi toplumda “kardeşim amma da hayırlı bir evlatmış, bak annesine kazandığı parayla ev almış” söylentilerine sebep olabilir.
Fakat Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde “Bir şahsa ana, baba, eş ve çocuklarından (evlatlıktan evlat edinenlere yapılan ivazsız intikaller hariç) ivazsız mal intikali halinde vergi, ivazsız intikallere ilişkin tarifede yer alan oranların yarısı uygulanarak hesaplanır” hükmü ile bir çocuğun hayırlı olmasının o çocuğa ve toplum dışında bir de devlete faydası bulunacağını işaret etmektedir. Kısacası hediye de olsa vergisini ödeyecektir.
Diğer taraftan aile kurumunun devamı için toplumdaki en önemli ortak cemiyet faaliyetlerinden biri olan düğünlerde ise yine gelin ve damadın bir takım hediyeler alması söz konusudur. Bu hediyelerin içinde düğün öncesi veya düğün sırasında takılan paralar, altınlar ve benzeri değerli mücevherat bulunmaktadır.
Peki, bu takılan para ve altınlardan veya düğün hediyesi olarak verilen hediyelerden vergi alınması söz konusu mudur?
Yukarıda da belirttiğimiz üzere devlet kanunlarda yazılı olan her türlü unsurdan vergi almaktadır. Bunun için adet ve töre önemli değildir. Fakat toplumun bazı hassasiyetlerine dikkat ederek kanunlarda bazen farklı düzenlemeler yapılmıştır.
Bu durum için kanunda hukuksal bir metin bulunmaktadır. Yani düğünlerde takılan para ve altınların vergiye tabi olup olmayacakları hususunda devlet gelin ve damadı rahatlatacak bir uygulamaya gitmiştir. Buna göre Veraset ve İntikal Vergisinin 4 üncü maddesinde Örf ve âdete göre verilmesi mutat bulunan hediye, cihaz, yüzgörümlüğü ve drahomaların vergiye tabi tutulmayacağına hükmetmiştir. Kısacası gelin ve damat düğün nedeniyle takılan para ve altınlardan dolayı vergi ödemeyeceklerdir. (Ayrıca not: drahoma ege bölgesinde erkek için verilen başlık parasıdır)
Ancak kanunda şöyle bir paragraf içi düzenleme vardır ki ona dikkat etmek gerekir. O da düğünler de gelin ve damada verilen gayrimenkullerin vergiye tabi olacağıdır. Bu durumda gelin veya damada kayınpederleri bir gayrimenkul (ev, arsa, arazi) hediye edecek olursa Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 4 üncü maddesine göre vergi ödenmesi söz konusudur.
Merak edecekler için ayrıca bir bilgi daha; miras, bağış, hediye, çekiliş ikramiyesi ve yarışmalarda kazanılan paralar, 1959'dan bu yana, Veraset ve İntikal Vergisi'ne tabi tutulmaktadır. Kısacası dünyada devletler bir tek solumadığımız nefesten vergi almamaktadırlar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.