"Korucuyu aile" Afganistanlı 3 gencin dilleri ve gönüllerine tercüman oldu

Erzurum'da Çocuk Destek Merkezinde kalan Afganistanlı 3 genç, aynı kurumda tercüman olarak görev yapan Fatih Dursun'un "koruyucu aile" başvurusuyla sıcak yuvaya kavuştu.

"Korucuyu aile" Afganistanlı 3 gencin dilleri ve gönüllerine tercüman oldu

Erzurum'da Çocuk Destek Merkezinde kalan Afganistanlı 3 genç, aynı kurumda tercüman olarak görev yapan Fatih Dursun'un "koruyucu aile" başvurusuyla sıcak yuvaya kavuştu.

admin
admin
24 Ekim 2020 Cumartesi 15:20
"Korucuyu aile" Afganistanlı 3 gencin dilleri ve gönüllerine tercüman oldu

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Cemil İlbaş: "Koruyucu aile de hizmet alanlarımızdan birisi, belki de en güzeli diyebilirim. Çünkü çocuklar ailelere kavuşuyor"

Tercüman Fatih Dursun: "Onların gösterdiği sıcaklık, okullarındaki başarı ve bu süre içindeki iletişimimiz sonucu karşılıklı duygusallık gelişti. Biz de bunu aynı çatı altında devam ettirmek istedik. Çocuklar da bundan mutlu olacak. Eşimle çok heyecanlıyız"

Erzurum'daki Çocuk Destek Merkezinde (ÇODEM) kalan Afganistanlı 3 gencin sıcak yuva özlemi, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının "Koruyucu Aile Projesi" kapsamında, kurum bünyesinde tercüman olarak görev yapan Fatih Dursun'un başvurusuyla sona erdi.

İl Müdürlüğünde tercüman olarak çalışan Dursun, ülkelerinde yaşanan iç savaş nedeniyle yaklaşık 2 yıl önce Türkiye'ye gelen ve derslerinde başarılı olan Afganistanlı Fazıl Ahmad, Özmuhammed Bağri ve Amir Kasimi'nin koruyucu ailesi olmak istediklerini kurum yetkililerine iletti.

Başvurunun kabul edilmesinin ardından eşi Rafiye ile ÇODEM'e giden Dursun, 16 yaşındaki Ahmad, Bağri ve Kasimi'yi aldıktan sonra aracıyla kurumdan ayrıldı.

İl Müdürü Cemil İlbaş, AA muhabirine, kentte 56'ncı koruyucu aileye kavuştuklarını, kimsesiz çocukların koruyucu ailelere verilmesi konusunda çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Koruyucu aile olmak isteyenlerin başvuruları incelendikten sonra çocukların ailelerin yanına yerleştirildiğini belirten İlbaş, "Tabii bunların izleme süreçleri oluyor. Bizim ailelere küçük de olsa bir desteğimiz söz konusu." dedi.

"ÇOCUKLAR ONU BABA GİBİ GÖRDÜ"

Bakanlığın, "kimsesizlerin kimsesi olma" konusunda önemli çalışmalar yaptığını vurgulayan İlbaş, şöyle devam etti:

"Dezavantajlı kimselere hizmet etmekten gurur duyuyoruz. Koruyucu aile de hizmet alanlarımızdan birisi, belki de en güzeli diyebilirim. Çünkü çocuklar ailelere kavuşuyor. Bir balığın suya duyduğu ihtiyaç kadar bir çocuk da aileye ihtiyaç duyuyor. Hem fiziksel hem de kişilik ve ahlaki gelişimini aileden çok şeyler alarak bütünleştiriyor. Kurumumuzda tercüman olarak çalışan arkadaşımız çocuklarla çok güzel bir muhabbet kurdu. Çocuklar da onu baba gibi gördü, o da bir baba gibi davrandı. Aile olarak çok ciddi ilgi gösterdiler. Bugün 3 çocuğumuzu bu ailemizin yanına mutlu ve heyecanlı şekilde yerleştiriyoruz. Çocuklar lise 1 ve 2. sınıfta okuyor. Bu çalışmalarla çok güzel sonuçlar elde ediyoruz. Onlar artık bu ailemizin çocukları."

"EĞİTİMLERİ SÜRESİNCE SEVGİ BAĞI DAHA FAZLA GELİŞTİ"

Fatih Dursun ise 2 yıldır eğitimlerini üstlendiği gençlerin derslerinde başarılı olmalarının koruyucu aile sürecinde önemli etken olduğunu dile getirdi.

Çocukların eğitimleri sırasında aralarında bir sevgi bağı oluştuğunu anlatan Dursun, şu ifadeleri kullandı:

"Onların gösterdiği sıcaklık, okullarındaki başarı ve bu süre içindeki iletişimimiz sonucu karşılıklı duygusallık gelişti. Biz de bunu aynı çatı altında devam ettirmek istedik. Çocuklar da bundan mutlu olacak. Eşimle çok heyecanlıyız. Kurumda onların tercümanlığını yaptım, bundan sonra farklı bir şekilde tercümanları olacağız. Herhangi bir sıkıntı yaşamadan onları eve götürüyor olmamız çok hoş bir duygu. Çok şanslıyız diyebilirim. Okuldaki eğitimleri sırasında onlara yardımcı olmaya çalışıyordum. Eğitimleri süresince sevgi bağı daha fazla gelişti. İnşallah diğer çocukları da başka aileler alır ve sahipsiz çocuklara evlerinde bakarlar."

"BİR ANDA ÜÇÜZLERİM OLDU"

Rafiye Dursun da gençlere öz evladı gibi bakacağını vurgulayarak, "Ben onlara üçüzlerim diyorum, bir anda üçüzlerimiz oldu. Allah hayırlı etsin, gururluyuz. Eşim bana durumu anlattığında hiç farklı bir tepki göstermedim, olgunlukla karşıladım. Bu bir emanet sonuçta, Erzurum'a geldiklerinde biz zaten bu emaneti üstlenmişiz." diye konuştu.

"ŞİMDİ HEM ANNE HEM DE BABAMIZ VAR"

Fazıl Ahmad ise yaklaşık 2 yıl önce geldiği Erzurum'da ÇODEM'e yerleştirildiğini anlatarak, "Hem eğitim hem de diğer konularda herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Zamanımızı iyi bir şekilde değerlendirdik. Koruyucu aileye gittiğimiz için mutluyuz." ifadesini kullandı.

Özmuhammed Bağri ise Türkiye'de bir ailesi olduğu için mutluluk yaşadığını belirterek, "Hocamız hep yanımızda olacak. Önce tercümanımızdı, şimdi hem anne hem de babamız var. Allah'a şükür çok iyi oldu." dedi.

Editör

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.