Müslüman denildiğinde aklıma iki şey çok gelir; Naim Hoca’nın vaizlerinde “Müslüman, Müslüman, kendine gel, aklını başına topla” demesi ile Şemsi Tebrizi’nin “Bu Müslümanlık yetmez, daha çok Müslüman ol” sözlerini hatırlarım.

Bakın; bir ramazan daha bitti. Ne ki; bir aydı ve(!), gerçekten bitti.

Zaman, benim anlayamadığım bir kavram! İftar açmaya onbeş dakika kalan onbeş dakika ile imsaka kalan onbeş dakika aynı mıdır? Bence değil; şaka yapmıyorum, değil! Hoş geçen bir gün ile evlerden uzak kederli, sıkıntılı geçen günlerde zaman aynı hızla niçin akmıyor!

Geçen ramazan daha yeni gitmiş gibi, gelecek ramazan ise elin uzatınca tutacak gibi; ömrü olana! Niceleri ile geçen ramazanda beraberdik, bu ramazan yoklar işte! Bizim ne olacağımızı, son ramazanımızın hangisi olacağını bilmek mümkün mü; değil! Ben gene de son ramazanımızmış gibi memnun gönderelim; derim!

Demem o ki; aslında kendi nefsimize biraz sahip olabilsek; bu dünyadan tertemiz göçmek içten bile değil!

Ama nefis ve şeytan; nefis kâfir, kavun tatlı!

Tövbe ciddi bir iştir; kolay mı, Allah’a söz veriyoruz! Bu kısacık dünyada haydi tövbemize sadık kalalım; istiyorum; ama dedim ya nefis ve şeytan bırakmıyorlar ki! İkisi bir olmuşlar; beni sağa itiyor, soldan çekiyorlar! “Nefsimle şeytan birlik olmuşlar, beni kandırıyorlar, yoksa Vallaha aslında ben hiç bilerek günah işler miyim, deli miyim ben” dermiş Köseömerağa Mahallesi’nin eski rahmetli İmamı Müştak Hoca!

Ne kadar anlasak ve ölümün yakın olduğunu anlatsalar da bir yerde ihtiyaçlar, ihtiyarlamayan gönül hep gerçek sorumluluktan kaçıyor!

Bu yüzden Kuran’ı kendi dilimizde daha çok okumalıyız ki; belki daha net anlayabilelim; dünyanın ne kadar boş olduğunu!

Kuran bilincini idrakimizde oluşturmamız şart; bilinçsiz Müslümanlık olmaz!

Okuma dedim de tabii hem eğitim hem öğretim olarak bütün konularda mesafe almalıyız. Cahil kalmak elbette Allah’ın asla istemediği bir şeydir ki; Hz. Muhammed (SAV) “Cahilden yüz çevir” diye buyurmuştur!

Müslüman olmak; gerçekten Allah’a karşı insanın sorumlu olmasıdır ki bu ancak sorumluluk bilinci yüksek insanlarda daha kolay daha risksizdir. Allah inancının, Peygamber inancının, Kuran inancının doğru oturmadığına şahitlik yaptığımız toplumumuzda Müslümanlık; hala çok fazla anlaşılamamış kanaati birçok düşünür ve araştırmacılar tarafından ifade edilmektedir!

Müslüman önce kendisini şirkten kurtarmalıdır! Bu ramazan boyunca üzerinde kelimeleri dikkatle seçerek şirki anlatmaya çalıştım.

Ahrette sorgu sualden çok korkuyoruz ya; korkarım ki teravih, fitre, zekât gibi ibadetlerin sorgulanmasına birçoğumuz için sıra gelmeyebilir! Şirk varsa, Allah inancı, Peygamber inancı, Kurana göre değilse ve biz bunların farkında bile değilsek; Allah saklasın işimiz gerçekten çok zor olabilir!

Peygamberleri, bazı dini liderleri methederken, Allah’ın vasıflarının onlarda olduğunu vurgulamaya çalışanlar ve şakirtleri için durum oldukça tehlikelidir. Budistlerin, Hinduların, Tao’nun şirkteki azgınlıklarını mı kopyalıyoruz; anlamak mümkün değil!

Ben ahretteki biz Müslümanlar için çok zor bir soru olacağından endişeliyim ki o da ilim yapmayı yanlış anlayarak sadece ilahiyat ilmi yaparak müspet ilime vakit bulamadık ve gavur diye nitelediğimiz insanların, ülkelerin hep gerilerinde kaldık ki Allah böyle bu geri kalmışlığı kabul etmeyecektir. İlmi, okumayı kadın- erkek herkese farz kılan, ilk emri “Oku” olan Allah’a bu geri kalmışlığın hesabını asla ve asla veremeyiz!

Tevfik Fikret’in cemiyeti bu hale getiren amilin İslamiyet olduğuna inanmasına ve bu sebeple hücumlarını ona karşı yoğunlaştırmasına karşılık, Mehmet Akif; cemiyetin bozukluğunu dinden uzaklaşma, dini asli kaynaklardan değil de yanlış kişilerden ve gelenek halde ana-baba, atalardan öğrenilip yaşanmasına bağlamıştır. Akif’e göre lüzumsuz tembellik, miskinlik, aşırı tevekkül, taklit ve batı hayranlığı toplumu geri bırakmıştır.”(1)*

“Böyle gördük dedemizden” sözü dinen merdût,

Acaba sâha-i tatbiki neden nâmahdut?

Çünkü biz bilmiyoruz dini, evet bilseydik

Çare yok, göstermezdik bu kadar sersemlik”. M. Akif Er

(1)* (Süleyman Hayri Bolay; Türkiye’de Ruhçu ve Maddeci Görüşün Mücadelesi)

Bitti!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.