banner519

“Ver 5 lira soru sorma...“

Görevli: Hoooooopppp hemşerim dur bi dakga. Ben: !!!!!!!! Görevli: Gezi mi piknik mi? Ben: !!!!!!!!

“Ver 5 lira soru sorma...“

Görevli: Hoooooopppp hemşerim dur bi dakga. Ben: !!!!!!!! Görevli: Gezi mi piknik mi? Ben: !!!!!!!!

31 Mayıs 2012 Perşembe 16:28
“Ver 5 lira soru sorma...“

Görevli: Hoooooopppp hemşerim dur bi dakga.
Ben: !!!!!!!!
Görevli: Gezi mi piknik mi?
Ben: !!!!!!!!
Görevli: Ne yapacağsın içerde?
Ben: Şelaleyi görmek için geldik
Görevli: Ver 5 lira
Ben: Niye, ne parası?
Görevli: Otopark.
Ben: Belediye görevlisi misiniz, kimin adına alıyorsunuz bu parayı?
Görevli: Öffffff
Ben: Fiş ya da makbuzunuz var mı?
Görevli: Yav ne soruyorsun, ver 5 lira geç işte...

... ve beş lirayı verdim. Bu yazdıklarım tiyatro oyunundan replikler değil. Turizmci bir arkadaşımla hafta sonu Uzundere'deydik... Mangalda balık keyfi öncesinde şelaleye uğradık. Derme çatma bir girişte otomobili durduran 'görevli' kılığında bir vatandaş ile aramızda geçen diyaloğu aktardım sizlere...
Her fırsatta tanıtımını yapmak için büyük çaba harcadığımız o güzelim şelaleyi görmeye gelenler yazık ki bu şekilde karşılanıyorlar. Tabi bu rezillikler zincirinin sadece ilk halkasıydı. Bilenler bilir hemen her açıdan görebilmek ve fotoğraf çekebilmek için şelaleyi çevreleyen o taştan yolu... Daha birkaç adım atmıştık ki şehir çöplüğünün içine girdik sanki... Kola kutularından sigara izmaritlerine, kullanılmış selpaklardan çay dibinden çıkarılmış limon dilimlerine kadar yerlerde yok yok... Çevreye yayılan kokuyu tarif bile edemem...
Gördüğümüz manzarayla birlikte HES'ler yüzünden eski ihtişamından eser kalmayan şelalenin çevresini bir çırpıda geçtik...
Arabaya bindiğimizde turizmci arkadaşımın "Saklı cenneti açığa çıkarmadan katletmişsiniz" sözleri çınladı kulaklarımda. Ben arkadaşa verecek cevap ararken, Yedigöller bölgesine geldik.
Bir öğün kafaya koymuşuz herşeye rağmen mangalda balık keyfi yapacağız. Alabalık tesislerine girdiğimizde temiz bir masa bulabilmek için tura başladık... Bir garson bulabilsek tek derdimizin balık yemek olduğunu söyleyecektik ama nerde... Dakikalar sonra bir garson, "Abi, geçin şuraya oturun" diyerek yönlendirdi bizi... Oturmamızı istediği sandalyenin üzerindeki tozu tarif için bir karış yetmez. Elinde pislikten rengi griye çalan bir bezle sildiği plastik sandalyelere kurulduk. Aynı bezle masayı da temizlediğini sanan garson daha ne yiyeceğimizi sormadan, "Verim mi size de ikişer cağ" diyince yemeden içmeden kesildik... "La havle" çeke çeke önümüze gelen salataya bandıktan sonra soluğu Erzurum'da aldık.
Bir hafta sonu mangalda balık keyfi yapmak için harcadığımız çabayı ve gösterdiğimiz sabrı dışarıdan gelen yerli ya da yabancı bir turist gösterir mi siz düşünün...
Bana ders oldu...
Dışarıdan gelecek olanlara da ders olmadan birileri bu işi düzeltmeli...

Editör

Son Güncelleme: 31.05.2012 17:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner518