DADAŞLAR ERDOĞAN’I BAĞRINA BASTI, İSTASYON MEYDANI TAŞTI

Erzurum’a bir ziyarette bulunarak halka hitaben konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefet partilerinin müktesebatında kriz, boş laf, hakaret, atalet var. Bunlar milletin yanında yer alacaklarına, bölücü örgütün güdümündeki partinin, paralel örgütün, Vatikan'ın yanında saf tutuyorlar” dedi.

02 Haziran 2015 Salı 00:05
 DADAŞLAR ERDOĞAN’I BAĞRINA BASTI, İSTASYON MEYDANI TAŞTI
Erzurum’a bir ziyarette bulunarak halka hitaben konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhalefet partilerinin  müktesebatında kriz, boş laf, hakaret, atalet var. Bunlar milletin yanında yer alacaklarına, bölücü örgütün güdümündeki partinin, paralel örgütün, Vatikan'ın yanında saf tutuyorlar” dedi.
 
İstasyon Meydanı’nda gerçekleşen programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm Erzurum’a selamlarını ileterek, “10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde, yüzde 69 gibi çok yüksek bir oranla bu kardeşinize destek oldunuz, güç verdiniz. Bilhassa Pazaryolu yüzde 88’le, Karayazı yüzde 84’le, İspir yüzde 83’le, Tortum ve Köprüköy yüzde 81’le, Aziziye, Uzundere, Tekman yüzde 80’le ayrıca bir teşekkürü hak ettiler. Her birinize ahde vefanız ve kadirşinaslığınız için şükranlarımı sunuyorum” dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlık görevi boyunca hep Erzurum'un yanında olduğunu, Cumhurbaşkanlığı döneminde de aynı şekilde Erzurum'un yanında olmaya devam edeceğini belirtti
 
“ERZURUM BİZİ BİLİR, BİZ DE ERZURUM'U BİLİRİZ”
 
"Erzurum bizi bilir, biz de Erzurum'u biliriz. Sadece gönlümüzde değil hizmetlerimizde de hep Erzurum'la birlikte olduk. 12 yılda Başbakanlığım döneminde Erzurum'a ne kadar yatırım yapıldı biliyor musunuz? 13.2 katrilyon liralık yatırım yapıldı" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002'de Erzurum'da 49 kilometre bölünmüş yol varken, buna 512 kilometre bölünmüş yol ilave ettiklerini belirtti.
 
ERZURUM’A YAPILAN YATIRIMLAR
 
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Halep orada ise arşın Erzurum'da. Öyle birileri atıyor kurusıkı. Milliyetçilik öyle olmaz. Milliyetçilik halkına hizmetle olur. Bunlar kafatası milliyetçisi, hizmet milliyetçisi değil. Erzurum'la Rize arasında Ovit Tüneli'ni yapıyoruz, dağları deliyoruz dağları. Milliyetçilik ne biliyor musunuz? Ferhat olmaktır; millet şirin sen de Ferhat olacaksın, şirine ulaşacaksın, olay bu. Asıl milliyetçilik, asıl milleti sevmek bu. Biz efendi olmaya değil, bu aziz millete hizmetkar olmaya geldik, farkımız bu. Bu bölge için yapılacak çok şey var. İnşallah bu yıl sonunda veya önümüzdeki yıl içinde, Ovit Tüneli bitiyor, bu tünelle Erzurum önümüzdeki dönemde bölge ticaretinin en önemli merkezlerinden biri olacak. Aynı şekilde Kop Tüneli de Erzurum'u Karadeniz'le Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun geçiş güzergahında bir merkezi haline getirecek. İspir yolunda inşa edilen Dallı Kavak ve Kırık tünelleri de aynı amaca hizmet edecek. Şimdi soruyorum? Bunları yapmak mı milliyetçilik, kuru sıkı atmak mı milliyetçilik? Asıl milleti sevmek bu. Bu iş lafla olmuyor, peynir gemisi lafla yürümüyor, hizmetle yürüyor. Bunlar istismar siyaseti yapıyor. Türkiye'de iki grup oluştu; bir siyasi Kürtçüler, bir de siyasi Türkçüler oluştu. Bizim için ne siyasi Kürtçüler ne de siyasi Türkçüler. Biz, biraz sonra Rabia’da söyleyeceğim. Tek millet. Allah bizleri kavimler halinde yarattı, birbirimizle iyi tanışalım anlaşalım diye. Üstünlük ne Türk olmaktadır, ne Arap olmaktadır, ne Kürt olmaktadır, ne siyah ne beyaz, ne acem ne şu ne bu... Üstünlük sadece takva iledir. Kim Allah'tan daha çok korkuyor, Allah'a daha çok ibadet ediyorsa, üstünlük orada. Yani kulluk meselesi, ubudiyet meselesi, asıl mesele bu. Ama kendilerini başka kapılara eğer kul edenler olursa hapı yuttular. Eğer ubudiyette başka kapıları ilahlaştıran olursa yandılar. Ubudiyet olarak birilerini veya güçleri rab edilenler olursa, onlar da hapı yuttular. Buna dikkat edeceğiz. Bu konuda dikkatliyiz ve hassasız değil mi?" dedi.
 
Ticaretin ve ulaşımın merkez şehri Erzurum hedefini desteklemek için Palandöken'de bir büyük lojistik merkez kurulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkezin birinci etabının bittiğini, ikinci etabın da iki yıla kadar tamamlanacağını ifade etti.
 
“HIZLI TREN ERZİNCAN ÜZERİNDEN ERZURUM’A KADAR UZATILDI”
 
Vatandaşların, "İşte ordu işte komutan" diye seslenmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Herhalde sizler, Anayasa'daki başkomutandan bahsediyorsunuz değil mi?" diye sordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerin "evet" yanıtı vermesi üzerine ise "Yani yanlış yapmayalım. Çünkü birileri bundan da rahatsız oluyorlar da onun için" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çıkmış birileri proje açıklıyor. 'Lojistik merkezler, şunlar bunlar diyor.' Ya bunları zaten ben Başbakanlığım döneminde başlattım. Bu lojistik merkezleri yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Yollardan bahsediyorlar. Ya sizin geçmişinizde iktidarlarınız oldu bu ülkede. Hangi yolu yaptınız, nereye yaptınız? Sivas'a kadar inşası devam eden hızlı tren, şu ana kadar bin 250 kilometre hızlı tren bitirdik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas hızlı tren hattının, Erzincan üzerinden Erzurum'a, buradan Kars'a kadar uzatıldığını anlattı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylece Erzurum Londra'dan Pekin'e kadar kesintisiz devam edecek ipek demiryolu projesinin önemli duraklarından biri haline geliyor. Hızlı tren ha. Saatte 250 kilometre ile 300 kilometre arasında hız yapıyor. Ben bizim hızlı trenimizle 280 kilometre yaptım" dedi.
 
“KIŞ OYUNLARI İÇİN YAPILAN TESİSLER ERZURUM'U ÖNEMLİ BİR MERKEZ HALİNE GETİRDİ”
 
Erzurum Havalimanı'nın 1 milyona yaklaşan yolcu trafiğiyle bölgesel bir havalimanı özelliği taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kim yaptı burayı? Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan Açık öğretim Fakültesi ile yeni ve önemli bir imkana kavuştu. Kim yaptı? Şehrimizin ikinci devlet üniversitesi olan Erzurum Teknik Üniversitesi'ni de 2010 yılında kurduk? Kim?" diye sordu. Sağlık alanında Erzurum'un tüm bölgeye hizmet verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın görevi döneminde burada dev bir araştırma hastanesi kurulduğunu, şimdi de 700 yataklı bir şehir hastanesiyle Erzurum'un bu alandaki gücünün daha da ileriye taşınacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2011 yılındaki kış oyunları için yapılan tesislerin Erzurum'u bu alanda önemli bir merkez haline getirdiğini, Erzurum'un yeni projeler, yeni yatırımlarla 2023 Türkiye’sinin marka şehirlerinden biri olma yolunda ilerlediğini kaydetti.
 
Konuşması sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dadaş, sana gurban dadaş" diyerek, "Huma kuşu yükseklerden seslenir. Yar koynunda bir çift suna beslenir. Sen ağlama kirpiklerin ıslanır.  Ben ağlim ki belki gönül uslanır" mısralarını okuyarak, "Biz istiyoruz ki artık Erzurumlu hep gülsün, Erzurum ile birlikte Türkiye gülsün" diyen Erdoğan, "Erzurum 7 Haziran'a hazır mı? Erzurum yeni Türkiye'ye hazır mı? Erzurum yeni anayasa hazır mı? Erzurum başkanlık sistemine hazır mı?" diye sordu.
 
“ÜLKENİN BAŞINA ESKİ TÜRKİYE KOALİSYONU MUSALLAT OLDU”
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkenin, bu milletin başı ne zaman dara düşse Erzurum'un "Allahu Ekber" diyerek vazifeye koştuğunu kaydederek, "Onun için Erzurum'da yer Allahu Ekber'dir, gök Allahu Ekber'dir, dağ, taş Allahu Ekber'dir. Bugün Erzurum bir kez daha 'Allahu Ekber' demeye hazırlanıyor. Ben sizlerde onu görüyorum, bu nidalarınızda onu görüyorum" dedi.
 
Bu defa ülkenin başına "eski Türkiye koalisyonunun" musallat olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölücü örgütüyle, paralel örgütüyle, eş başkanlarıyla, Ermeni lobisiyle içerideki ve dışarıdaki darbeci medyasıyla bir oldular, eski Türkiye koalisyonunun arkasında mevzi aldılar. Bütün amaçları Türkiye'nin istikrarına darbe vurmak. Bu milletin huzurunu, gelişmesini, büyümesini, kalkınmasını engellemek için her yola başvuruyorlar. Bölücü örgütün güdümündeki partiyi cilalamak için atmadık takla bırakmadılar. Milliyetçi olduğu iddiasındaki parti de bunlara alet oluyor, destek veriyor. Bu partinin genel başkanı eğer bölücü örgütün güdümündeki parti Meclis'e giremezse ülkede kaos çıkacağını, erken seçime gidilmesi gerekeceğini söylüyor. Daha ilginci ne biliyor musunuz? Bölücü örgütün güdümündeki partinin eş başkanı da aynısını söylüyor. Şimdi konuşmalar yapıyor. Cumhurbaşkanı için, yani bana terör örgütüyle masaya oturduğumu söylüyor. Aynı zamanda ekibimle Başbakanlığım döneminde de şu anda da defalarca meydanlarda söyledim: 'Nerede siyasi kadromdan bir arkadaşım İmralı'daki ile masaya oturdu, bunu ispat et' dedim, Bahçeli'ye. 'İspat edemezsen alçaksın' dedim. Şimdi buna benzer şeyleri yine söylüyor. Şimdi de Cumhurbaşkanlığı makamıma hakaretle... Cumhurbaşkanı olarak aynı şeyi söylüyorum, şimdi ben kendisine şunu söylüyorum: 'Eğer bunu ispat edemezsen alçaksın, namertsin.' Çünkü, Tayyip Erdoğan ne bir terör örgütü mensubuyla ne İmralı'dakiyle ne masaya oturmuştur, ne bir mektup göndermiştir" diye konuştu.
 
CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ TARTIŞMALARI
 
Hukukta iddia sahibinin iddiasını ispatla mükellef olduğu kuralının bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "Şimdi ha Kılıçdaroğlu ha Bahçeli ha diğeri. Bunların birbirinden farkı var mı? Hepsi aynı. Şimdi çıkmış Kılıçdaroğlu, şu edepsizliğe bak ya. Diyor ki Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki klozetler altınmış, altın kaplamasıymış. Dün akşam TRT'de canlı yayında açıkladım, dedim ki- bu sabah mektup hemen gönderdim. Yazılı mektup gönderdim- bunu ispatlamakla mükellefsin. Davet edin, gelsin, gezsin bakalım nerede bir altın kaplama klozet var. Çünkü benim vatandaşım bazen saflığı tutuyor, bu tür yalancılara da inanıyor. Bana cevap geliyor. Cevap ne biliyor musunuz? Onun genel sekreteri, attığı cevap şu. 'Kaçak sarayı önce kaçak olmaktan çıkar' diyor.  Danıştay buranın kaçak olmadığını defaatle açıkladı ve biz de bunu yayınladık. Ama bunlar hukuktan falan anlamaz ki. Bunun o cevabını yazan kişisi zaten cahili cühela. Bunlar Danıştay kararı da dinlemez. Bunlar en sonunda bana şunu dedirtecekler, ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri Beştepe Külliyesi'nin tuvaletlerini gezdin veya oralarının temizliğini yaptın da bunların altın suyuna batırılmış klozet olduğunu öğrendin. İstemiyor mu bunu? O zaman bunun kılavuzu berbat. Kılavuzu karga olanın vay haline. Kargaya da hakaret etmiş oluyoruz ya. Bunların durumu bu" dedi.
 
“SAYGISIZLIK YAPAN VARSA KARŞILIĞINI BULACAK”
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, alışılmış bir Cumhurbaşkanı olmayacağı söylediğini hatırlatarak şunları söyledi: "Eğer saygısızlık yapan varsa karşılığını bulacak. Çünkü bunlar yeni Türkiye'nin önünü kesmek istiyorlar. İşte bakıyorsunuz bölücü terör örgütünün arkasında olduğu partinin başındakiler ey benim Kürt kardeşlerim, sizler benim canımsınız. Ben sizleri Allah için seviyorum. Ama bilesiniz ki bu bölücü terör örgütü mensupları ve onların desteğiyle hareket edenler sizi sevmiyorlar. Diyarbakır'da Yasin Börü'yü 3. kattan atanlar, bıçaklayıp araba ile ezenler, onu şehit edenler kimdi? Bunlar değil miydi? 6, 7, 8 Ekim'de 50 kişinin ölümüne neden olan bunlar değil miydi? Bu ölenlerin hemen hemen tamamına yakını Kürt değil miydi? Yani ölenler bunlardan olursa veya terör örgütünden olursa suç, terör örgütünden olmazsa suç değil öyle mi? Bir kınama duydunuz mu? 200 tane şimdi aydın müsveddesi çıkmış destekliyorlarmış. Peki siz bu 50 kişinin ölümüne neden olanları mı destekliyorsunuz? Bunlarla mı berabersiniz? Sadece bu değil mesele" dedi.
 
Bir zamanlar "Kabe Arabın olsun, bize Çankaya yeter "diyen bir CHP zihniyeti olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ama bizim Kabe’miz Mekke'de. Farkımız bu. Ben şimdi Kürt kardeşlerime sesleniyorum; Kâbe’si Mekke'de olanlar mı berber olacaksın yoksa Taksim'de olanlarla mı beraber olacaksın? 'Diyanet'i kaldıracağız' diyor. Ey benim Kürt kardeşim, canım kardeşim; sen Diyanet'in kalkmasını mı istiyorsun? Onu kaldırmak isteyenlerle beraber mi olacaksın? Ben elimde Kürtçe mealli Kuran-ı Kerim gösteriyorum, çıkıyor o beyefendi...İyi saz çalarmış, yani çalabilir, takdir de ederiz, ayrı mesele de...Bu malum medya tarafından cilalanması anlamlı. Çok enteresan. Diyor ki 'bir tane bastırmış Diyanet', onu da bana göndermiş, ben de onu göstererek istismar yapıyormuşum. Halbuki Diyanet'in bastırdığı 10 bin Kürtçe mealli Kuran. 10 bin...Ertesi gün bunu Diyanet İşleri Başkanlığı gösterdi, depolarda gösterdiler. Bunlar hemen Güneydoğu, Doğu buralara gönderildi" dedi.
 
“MÜSLÜMAN BİR SOKULDUĞU DELİKTEN, BİR DAHA SOKULMAZ”
 
Hemen ardından Diyanet İşleri Başkanlığı'na saldırı başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "Kaynak... Neymiş,  bunların kaynağı Diyanet İşleri Başkanı'nın altındaki Mercedes'miş. Bu Mercedes'in bedeli 1 milyonmuş. Tabii ben Diyanet İşleri Başkanımıza sordum; dedi ki 320 bin lira. Dedim ki 'bunu bana sorsaydın, ben derdim ki hocam sakın böyle bir şey yapma, gönderme. Sana bu bile az.' Tabii o bir defa arabayı göndermişti. Ben de Cumhurbaşkanlığı havuzunda, bindiğim zırhlı Mercedeslerden bir tanesini Diyanet İşleri Başkanımıza gönderdim ve tabii bize bu dahi yetmezdi. Niye? Çünkü Diyanet işleri Başkanımız sadece Türkiye'nin Diyanet işleri Başkanı değil, bu coğrafyada saygın bir yeri olan makam bu. İtalya'da Papa Alitalia Havayolları'nın ona tahsis ettiği uçakla yolculuk yapar. Biz de havuzumuzdaki uçaklardan yurtdışı seyahatlerde inşallah seçim sonrası Başbakanımız ile de bunları konuşacağız ve o uçaklarla göndereceğiz. O makama o yakışır ama işte bu terör örgütünün arkasında olduğu parti bunu hazmedemez. Kendisi o 320 bin liralık Mercedes'e takarken bir çoğunun altında inanın spor arabalarla geziyorlar. Bizim çocuklarımızın sağda solda, yurtdışında okumasını eleştirirken, kendi çocukları İngiltere'de, affedersin Güney Kıbrıs'ta okuyor. Senin çocukların da okusun ayrı mesele. Bizim çocuklarımız yurtdışına niye gittiler? İki kızım başörtüsüyle bu ülkede okuyamadığı için gitti. Bir oğulum da katsayı engeline takıldığı için gitti ve dünyanın en önemli üniversitelerini bitirdiler geldiler. Niye, işte başörtüsü.... Şimdi çıkmış Kılıçdaroğlu ne diyor, 'Biz başörtüsünü kaldırmadık' veya 'böyle bir şeyimiz yok.' Nerede? Kayseri'de söylüyor. Ya Müslüman bir sokulduğu delikten, bir daha sokulmaz. Sen kime yutturuyorsun? Beyannamenin içinde 1+ 8+ 4 demişsin. 1+8 ne demek,  orta kısmın kapatılması demek."
 
“SABREDEREK ZAFERE ULAŞTINIZ”
 
İmam hatip liselerinin 600 bin öğrencisi varken 60 bine düştüğünü, ancak şimdi bir milyona çıktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Niye? Millet istiyor kardeşim. Millet, anne baba çocuğunu nereye isterse oraya gönderir ve buraya gönderiyor. Şimdi istediği üniversiteye  gidebiliyor mu? Danıştay bir karar aldı, 'düz liselere de başörtülü olarak kızlar gidebilir.' Aldı mı bunu? Bugün HSYK'nın bir kararını okudum; 'yargıda da başörtülü olarak görev yapabilirler' diyor. Alma mazlumun ahını....Ama işte sabrettiniz sonunda men sabara zafara. Olay bu. Sabrettiniz zafere ulaştınız" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye'nin önünü kesmek isteyenlerin nasıl bir araya geldiğinin millet tarafından görüldüğünü kaydederek, "Yeni Türkiye'nin önünü kesmek isteyenler kimler, nasıl bir araya geliyor görüyor musunuz? Bunlara desek ki 'Erzurumlunun şöyle bir derdi var, gelin destek verin çözelim' inanın gelmezler. Ama mesele yeni Türkiye'nin önünü kesmek olunca, bir anda aynı hizaya diziliyorlar. Hakkari havaalanı iki yıl ertelendi, müteahhidi tehdit ettiler; iş makinelerini yaktılar. Bundan dolayı gecikti. Hakkari'ye bu havalimanını yapan biz, Ağrı'ya, Iğdır'a, Kars'a, Muş'a yapan biz. Burada Kürt kardeşlerim var diye biz bu hizmetleri aksattık mı? Ya seviyoruz ya. Biz Kürdünü de seviyoruz, Zaza’sını da seviyoruz, Türkünü de seviyoruz, hepsini seviyoruz, Arabını da seviyoruz. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Ama beni bu Kürt kardeşlerim anlamayacak mı diye de dertleniyorum, onu da söyleyeyim" dedi.
 
PKK’NIN HALKA YÖNELİK TEHDİTLERİ
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Iğdır'dan geldiğini ve "tehdit ediyorlar" denildiğini ifade ederek, "Afedersin koordinasyon merkezlerinin önünden geçerken hepsi malum sırtını dönüyorlar. Tabii ne anlama geldiği belli de bizim edebimiz buna müsaade etmez. Tabii bu onların ilk iş birliği değil. Tatile girmeden hemen önce Meclis'te Efkan Ala kardeşimin büyük emek ve katkı verdiği bir İç Güvenlik Paketi görüşüldü. Bu paket milletimizin huzuruna kastedenlere karşı daha etkili tedbirler alınmasını öngören düzenlemeler içeriyor. Yani milliyetçiyim diyen herkesin sevinçle, samimiyetle sahip çıkması gereken bir düzenleme ama milliyetçi olduğu iddiasındaki parti, bölücü örgütün güdümündeki partiyle bir olup, zorbalığa kadar varan her yola başvurarak bunu engellemeye çalıştı. Bu kadar da değil. Geçtiğimiz günlerde diğer bir çok atılan adımlar. Bir çok yerlerde maalesef kardeşlerimize yapılan saldırılar. Siirt'te üç bayan kardeşimize saldırıyorlar. Kardeşlerim bütün bunlar ortadayken,  özellikle bunların milliyetçiliği lafta. İş başa düşünce hemen sıvışırlar. Bakınız 1999 yılında millet bunlara iktidar verdi mi? Üç parti koalisyonu kurdular. 3,5 yıl kaldı kaçtılar gittiler. Bunlara sorun ya 'madem ki bu kadar başarılıydınız da niye 5 yıl görevinizi yapmadınız, 3,5 yılda bırakıp gittiniz?' Düzce, Bolu, Kocaeli depreminin altında kaldılar.  Biz geldik, Bingöl depremi oldu. Gecesinde oradaydım. Bir yılda yeni Bingöl'ü inşa ettik. Simav depremi oldu, bir yılda Simav'ı yeniden inşa ettik. Ardından meşhur Van depremi oldu, 1,5 yılda yeni Van'ı inşa ettik. Bunlar bunu yapamaz. Bunlara 5 koyun verin, kaybedip gelirler" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarlarından önceki koalisyon hükümeti döneminde Türkiye'nin, tarihinin en derin krizlerinden birini yaşarken erken seçime gidildiğini belirtti.
 
“ÜNİVERSİTE SAYISINI 76'DAN 193'E ÇIKARDIK”
 
Koalisyonun IMF'den aldığı 23,5 milyar dolar borcu AK Parti hükümetlerinin ödediğini, Merkez Bankası'nın rezervinin 27,5 milyar dolardan 122 milyar dolara ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle söyledi: "İşte milliyetçilik bu. Milli olarak güçleneceksin. Dış borç milli gelire oranla ölçülür. Göreve geldiğimizde dış borcumuz milli gelire oranla yüzde 73, yüzde 74'tü. Şimdi yüzde 35'e düştü. Yüzde 63 faizle borçlanıyorduk, şimdi tek haneli rakama düşürdük. Enflasyon yüzde 30'du, şimdi tek haneli rakamda. Nereden nereye geldik."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite sayısını 76'dan 193'e çıkardıklarını vurgulayarak, üniversitesi olmayan il kalmadığını, milliyetçiliğin bu olduğunu söyledi. Havalimanı sayısının 26'dan 55'e, milli gelirin de 230 milyar dolardan 800 milyar dolara yükseldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte milliyetçilik bu. Milliyetçilik bu ülkenin parasını bir milyon liraya ancak tuvalete gidilebildiği zamandan, altı sıfır attık, paramızın onurunu kurtardık" dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk pasaportuyla dünyanın her yerine onurla gidildiğini belirterek, "Milliyetçilik kendi tankını, kendi helikopterini, kendi silahlarını, füzelerini, uydularını yaparak ülkeyi dışa bağımlılıktan kurtarmaktır" diye konuştu.
 
“BUNLAR RAHMETLİ TÜRKEŞ'İN EMANETİNE BİLE SAHİP ÇIKAMADILAR”
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Balkanlar'da Fatih'ten, Murad Hüdavendigar'dan kalan eserleri kendilerinin ihya ettiğini, Göktürk anıtlarını inşa ettiklerini ve müze haline getirdiklerini aktararak, "Karakurum'dan anıtlara kadar 42 kilometrelik yolu biz yaptık. Sor, adresini bilmez. Hiçbir şey yapmadılar ki. Oraları tanımazlar, bilmezler. Onlar zaten Sivas'tan bu tarafa bir Erzurum'u bilirler. Diğer yerlere de kolay kolay gitmezler. Hiçbir şey yapmadılar, yapamazlar. Bunların müktesebatında kriz var, boş laf var, hakaret var, atalet var. Bunlar rahmetli Türkeş'in emanetine bile sahip çıkamadılar. Rahmetli Türkeş başkanlık sistemini savundu, şimdi biz ülkemiz için başkanlık sistemini istiyoruz, bunlar karşı çıkıyor. Bunlar milletin yanında yer alacaklarına, bölücü örgütün güdümündeki partinin, paralel örgütün, Vatikan'ın yanında saf tutuyorlar. İstanbul'un fethinin 562. yıl dönümünü muhteşem bir törenle, iki milyona yakın insanla kutladık. Ondan bile rahatsız oldular. Fetih kutlamasına gelenlere 'Bizans'ın son kalıntısı' diyecek kadar kendi tarihinden, kendi köklerinden kopmuş olanların milliyetçilik lafını ağızlarına dahi almaya hakları yoktur. Orada 562 kişilik Mehter mi Bizans'ın kalıntısı? O Türk Yıldızları mı Bizans'ın kalıntısı? Milliyetçilik milleti sevmekle, ona hizmet etmekle olur. Bunların millete hiçbir hizmeti olmadı. Her fırsatta hakaret etmeyi alışkanlık haline getirdiler" dedi.
 
PARALEL DEVLET YAPILANMASI
 
Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet ilkelerini "Rabia işaretiyle"  hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:  "Çıkmış bir paralel devlet. 99'da buradan kaçtı, gitti. Nereye kaçtı? Pensilvanya'ya, Amerika'ya. Hocaefendi, niye Amerika'ya, Pensilvanya'ya gittin de Mekke'ye, Medine'ye gitmedin? Orası yakışmaz mıydı? Ama dert başka. Üst akıl var ya, mesele o. Şimdi arkadan küçük imamlar da gidiyor. Onlar da kaçıyorlar. Dedik ya, 'Kovalayacağız', 'inlerine gireceğiz' dedik. İmam mihrabı terkeder mi? Bunların imamları da böyle. Bunlara amaçları için her yol meşrudur. Biz bu milletin içinden çıktık. Bu milletle bugünlere geldik ve sonuna kadar bu milletle yürüyeceğiz. Pensilvanya şu anda herkesle iş birliği halinde. Bu zat buralıydı değil mi? Erzurum, 7 Haziran'da gereğini sandıkta yapacak. Erzurum bu gidişe seyirci kalır mı? Bu oyunu bozar mı? Erzurum Yeni Türkiye'ye sahip çıkar mı? Bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."
 
“TÜRKİYE BÖYLE BİR ANA MUHALEFETİ HAK ETMİYOR”
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı projelerin çoğunun uygulanan ve yapılmış işler olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mega Proje diye de körün fil tarifi misali, bizim Kanal İstanbul'un bir parçasını bulmuş, onu söylüyor. Size bir Erzurum hikayesi anlatayım. Mehmet Ağa'ya  sormuşlar, 'Yusuf'u mu çok seversin, Asım'ı mı?' Mehmet Ağa, 'Yusuf'u' demiş. 'Niye' diye sormuşlar. Mehmet Ağa da, 'Asım bir yalan söylir, bir doğri. Yusuf hep yalan söylir, beni yormir' demiş. Kılıçdaroğlu sağ olsun milleti yormir. Yalan söylemediği zamanlarda da yanlış söylir. Kağıthane'ye Kağıttepe der. İzmir'e gider, Haliç'i temizleme sözü verir. Meşhur futbolcu Lefter'i kaleci zanneder. Yürüyen merdivenden tersten inmek gibi alışkanlığı var. Türkiye böyle bir ana muhalefeti, böyle salkım saçak muhalefeti hak etmiyor. 2023 hedeflerimizi 4 yıl önce ilan ettik. Adım adım yürüyoruz. Türkiye'yi dünyanın en gelişmiş 10 ekonomisinden biri yapacağız. Milli gelirimizi iki trilyon dolara çıkaracağız, işsizliği yüzde 5'e düşüreceğiz. Ana muhalefetin başındaki kişi ne diyor? 'Bana dört yıl verin işsizliği bitireyim' diyordu, sonra '2035'te işsizliği yüzde 5'e düşüreceğim' demeye başladı. Bir dediği bir dediğini tutmuyor. Aslında ne dediğinin farkında değil. Bunlar bölünmüş yollara karşı, havalimanlarına karşı, hızlı trene karşı, köprüye karşı. Marmaray'ı yaptık, 18 ayda 73,5 milyon yolcu geçti. Biz Fatih'in torunuyuz. Asıl fetih kutlaması bu ey Bahçeli. Asıl fetih kutlaması, Fatih'in izinden gidebilmek. Ecdadımız Fatih karadan yürüttü, biz de boğazın altından Marmaray'ı yürüttük. Farkımız bu" dedi.
 
“ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ DÜNYANIN EN GENİŞ KÖPRÜLERİNDEN OLACAK”
 
İstanbul Boğazı'ndaki üçüncü köprünün dünyanın en geniş köprülerinden olacağını, ortasından hızlı tren geçeceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milliyetçilik bu. Üçüncü Köprünün adı Yavuz Sultan Selim Köprüsü Kılıçdaroğlu, Bahçeli. Bunlar tarihe saygının, milliyetçiliğin ifadesidir" dedi.
 
İstanbul'daki üçüncü havalimanının yılda 150 milyon yolcu kapasitesinin bulunacağını ve 12 milyar avroya yapılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüklenici konsorsiyumun havalimanını 25 yıl çalıştıracağını ve devlete 22 milyar avro ödeyeceğini belirtti.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz buyuz. Öyle kuru sıkı atmıyoruz. Şimdi Avrasya tüneli yapılıyor. Ey Bahçeli, o da denizin altından, oradan da otomobiller geçecek. Laf değil, iş" ifadesine yer verdi.
 
“BİZİ MURSİ'NİN AKIBETİYLE TEHDİT EDİYORLAR"
 
Konuşmasında muhalefetin hala 1930'larda, 1940'larda yaşadığını ifade eden o dönemde çiftçinin mazot bulamadığını, kendilerinin de arabalara benzin alamadıkları dönemleri gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu milletin inancından, ezanından, Kur'an kursundan, kılığından, kıyafetinden, kültüründen dolayı horlandığı, ezildiği eziyet gördüğü o günleri unutmak mümkün mü? Onun için Diyanet İşleri Başkanlığını kaldırmak, imam hatipleri kapatmak, Kur'an kurslarının kapılarına kilit vurmayı taahhüt ediyor. Bizi de Menderes'in akıbetiyle, Mısır'daki Cumhurbaşkanı Mursi'nin akıbetiyle tehdit ediyorlar" dedi.
 
BAŞKAN SEKMEN: “GÖREVE GELDİĞİMİZ GÜNDEN İTİBAREN DEĞİŞİMİN ÖNCÜSÜ OLDUK”
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise, programın açılış bölümünde yaptığı konuşmada, “Göreve geldiğimiz günden itibaren değişimin öncüsü olduk. Gece gündüz demeden Erzurum için çalıştık ve çalışıyoruz. Erzurum İpek Yolu üzerinde bir ticaret şehridir. Ulusal ve uluslararası düzeyde Erzurum’a yatırım getirmeye gayret ediyoruz. Kentsel dönüşüm çalışmalarını üç koldan yürütüyoruz. İl merkezi ve ilçelerde adeta hizmet seferberliği ilan ettik” dedi.
 
VALİ ALTIPARMAK: “ERZURUM BÖLGESİNDE MERKEZİ KONUMUNU GÜÇLENDİRMEYE DEVAM ETMEKTEDİR”
Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak da konuşmasında, “Erzurum tarihten gelen güçlü değerleriyle geleceğe emin adımlarla yürümektedir. Önemli yatırımlarla Erzurum bölgesinde merkezi konumunu güçlendirmeye devam etmektedir. Erzurum geleceğe yürümektedir. Yüzlerce yatırımın yapıldığı Erzurum’da 7.5 milyar TL’lik yatırım programımız devam etmektedir. 2019 yılında Avrupa Gençlik Oyunları’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz” diye konuştu.

Editör

Son Güncelleme: 02.06.2015 00:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.