BU BİR KAZA DEĞİL, NAZAR DEĞİL: İHMAL VE KUSUR!

Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) Başkanı Murat Ertaş, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları öncesinde atlama kulelerinde meydana gelen göçükle ilgili sert bir açıklama yaptı.

BU BİR KAZA DEĞİL, NAZAR DEĞİL: İHMAL VE KUSUR!

Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) Başkanı Murat Ertaş, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları öncesinde atlama kulelerinde meydana gelen göçükle ilgili sert bir açıklama yaptı.

16 Temmuz 2014 Çarşamba 04:05
BU BİR KAZA DEĞİL, NAZAR DEĞİL: İHMAL VE KUSUR!
Ertaş, yaptığı yazılı açıklamada, “2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları öncesinde dünyanın parası akıtılarak yapılan ve şehrin sembolleri haline gelen Atlama Kulelerinin pistleri maalesef toprak kaymasıyla birlikte çöktü. Bu bir kaza veya nazar değil, düpedüz ihmal ve kusurdur.” dedi.
Erzurum’un jeolojik haritalarının ve fay hatlarının sokaktaki bir insanın bile internetten kolayca ulaşabileceği bilgiler olduğunu dile getiren Murat Ertaş, “Bu durumda atlama kulelerinin bulunduğu Kiremitlik Tepelerin dağdan gelen kül ve alüvyonlardan oluştuğu, bu tepelerin her iki tarafındaki vadilerin (biri Mevlâna Vadisi) aslında önemli fay hatları olduğu herkesçe bilinen gerçeklerken, zemin etüdü yapılmadan mı buraya kuleler dikilmiştir? Yetkililerin cevaplamasını ısrarla bekliyoruz. Zemin etüdünü kim yapmış, kim onaylamıştır? Atlama kulelerinin yapı denetiminde kimlerin imzası vardır? Kulelerin yapıldığı tepeler jeolojik açıdan risk altında değil miydi? Bu anlamda o günlerde yerel medyada ve kamuoyunda yapılan tartışmalara ve uyarılara neden itibar edilmedi? Kulelerin statiğini kim yapmıştır. Atlama kulelerinin pistlerin çökmüş olması kulelerin de yıkıldığı anlamına gelir. Kuleler bu haliyle ayakta duramaz, yıkılmalıdır. Kulelerin zemini de büyük risk altındadır.
Kuleler yapılmadan evvel tepe içindeki suyu ve üzerindeki karı kendiliğinden tahliye ediyor ve Kiremitlik Tepe’nin yağmur ve kar suları Çat Yolu’nun kenarında küçük çapta gölcükler oluşturuyordu. Kuleler yapılırken tepenin eğiminin daha dik olması için toprak alındı ve daha önce gölcük olan yol kenarındaki kanallar kapatıldı. Tepenin üzeri ve yola bakan ön kısmı yapılan tesis gereği betonlarla kapatıldı. Bu durumda tepe kar ve yağmur suyunu kusamadı, içinde biriktirdi ve şişti. Toprağın şişmesiyle kulelerin pisti için ağaçtan arındırılmış zemin çöktü.” diye konuştu.
Açıklamasında yetkililere de sorular yönelten Ertaş, “Tüm bunlar yapılırken tepenin su tahliye hatları, drenaj kanalları yapılmış mıydı? Zemindeki kayma daha önce yerel basında dillendirilmesine rağmen neden dikkate alınmamıştır, dikkate alınmışsa zemin kaymasına daha önce ne gibi tedbirler uygulanmıştır?
 
Şehrin prestiji ve sembolü haline gelen kulelerin yıkılmış olması, hepimizi ziyadesiyle üzdü. Üzüntümüzü kelimelere dökmekte zorlanıyoruz. Yapılmasından bu yana daha üç yıl geçmeden kulelerde çatlaklar oluşması, zeminin çökmesi anlaşılır, kabul edilir değildir. Kaldı ki, kulelerdeki arıza, çatlama, kayma haberleri daha önce zaman zaman yerel basında yer almış, yetkililerden tedbir alınması ve açıklama yapılması beklenmiştir. Hal böyleyken milli servetin heba edilmesi, bir şehrin prestijinin yerle bir edilmesi nazarla, kazayla açıklanabilecek kadar basit değildir. Bunun adı tastamam ihmaldir, hatadır… Konu ivedilikle tüm yönleriyle araştırılmalı, soruşturulmalı ve sorumluları yargı önünde hesap vermelidir.
Ayrıca, kamuoyunun ve yetkililerin dikkatini çekmek isteriz ki, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı Mevlâna Vadisi’nden sonra bu vadide de kayma riski vardır. Vadinin kurulduğu yamacın etekleri ve önü tesislerle betonlaştığı için tepenin kar ve yağmur suyunu içine çekmesi söz konusudur. Bu da toprak kaymasına davetiye çıkarmaktadır.
 
Dere yatağına veya alüvyon üzerine şehir kurulmaz. İnsanlığın bildiği bir hakikattir ki, su akar yatağını bulur. Dolgu zeminler tabiata karşı koyamaz.”

Editör

Son Güncelleme: 16.07.2014 04:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.