Bu sene de Ramazan ayının son günlerini ve bayramı Erzurum’da geçirmek kısmet oldu. Bizi son derecede bahtiyar kılan bu zaman diliminde fırsat buldukça dostlarımızla buluşup sohbet ettik, onların şehir ve memleket hakkındaki değerlendirmelerinden yararlandık.

Bu güzel yarenliklerin birinde söz şehrin kalkınma meselesine gelince görüşlerimi şöyle ifade ettim:

“Şehrin maddi ve manevi kalkınma davası uzun ve sabırlı bir yolculuğu gerektiriyor. Bu kutlu yolculukta şehri geleceğe taşıyan girişimci, sağlam karakterli, dürüst, becerikli kadrolar bakımından Erzurum şanslı bir şehir.

Bu kadroların üstün gayretiyle Erzurum geleceğe emin adımlarla yürüyüşünü sürdürüyor. Sorunlarını çözmeye, zorluklarını aşmaya uğraşıyor. Hizmet fırsatı bulan talihliler elinden geleni yapmaya gayret ediyor, taş üstüne taş koyanlara minnet borcumuz var, şu anda gecesini gündüzüne katıp, Erzurum’a güzel eserler kazandıran, hizmet gayretinde olan herkese teşekkür edelim.

Özellikle iyi eğitimli, üstün yetenekli, küresel yarışta söz sahibi laptoplu dadaşlar ordusu, şehrin hazinelere bedel beşeri sermayesi olarak istikbal vadediyor.“

Tespitlerimizi destekleyen de, eleştiren de oldu. Görüşleriyle ufkumuzu açan genç bir kardeşimiz şöyle dedi:

“Sözünü ettiğiniz mahir gençlerin, laptoplu Dadaşlar ordusunun yüksek enerjisinden yeterince yararlanıyor muyuz?

Altını önemle çizdiğiniz, kendilerinden bahsederken gözlerinizin parladığı bu müthiş potansiyeli tam anlamıyla öncelikli alanlara sevk edebiliyor muyuz?

İhtiyaç duydukları maddi ve manevi desteği kendilerine yeterince ve zamanında ulaştırıyor muyuz? ”

Arkadaşımı ne kadar ikna ettiğini kestiremediğim cevabımı sizinle de paylaşayım:

“Bu konuda koordine ve sevk idare eksikliklerimiz olabilir, fakat aksaklık ve eksiklikler, bu parlak tabloyu gölgeleyecek nispette değil.

Şehrin dirayetli yöneticileri, ‘Kolektif Deha’nın gücüne inandıkları ölçüde ortak aklın sonsuz dinamizmini harekete geçirebilirler. Şehir elitinin, siyasi heyetin ‘danışma ve dayanışma ’ya önem verdiğini, olağanüstü bir gayret içinde olduğunu gözlemek beni mutlu ediyor.

Yerel siyasi aktörler, tıpkı bir semazen edasıyla iş görmeliler. Bir elleri yukarıda, iktidarın, devletin üst katlarında… Diğer elleri hep halkın içinde… Yukarıdan aldığını aşağıya tevzi etmeli, aşağıdan tespit ettiği sorunları düzenli olarak yukarıya aktarmalılar. Memnunum, böyle yapıyorlar.

Yerel üst bürokrasinin ve seçilmiş yerel aktörlerin ‘Global hizmet düzeyini ’ yakaladığına tanık ne hoş. Yerel ihtiyaçların farkındalar, bu ihtiyaçları küresel yöntemlerle çözme pratiğini bu azimle sürdürmeleri halinde çok mesafe almış olacağız.”

Bir tespitimi daha aktarmadan yazıyı bitirmeyeyim.

Görüştüğüm arkadaşların çoğu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'den bu dönem daha yüksek performans bekliyorlar, halkla bütünleşmeyi sürdürmesi halinde daha büyük başarılara imza atacağına inanıyorlar. Özellikle belediyedeki bazı üst düzel atamaları olumlu buluyorlar ve iyi yetişmiş gençlere daha büyük fırsatlar verilmesini arzu ediyorlar.

 

Gençliği ve dinamizmi ile göz dolduran Vali Okay Memiş de, beğenilen, kısa sürede göz dolduran bir yönetici. Büyük projelere odaklanması, üreten ekonominin altyapısını oluşturacak projelere yönelmesi halinde parlak sonuçlar ve daha büyük memnuniyet onu bekliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner532