Elde oksijen var, hidrojen var ama insanoğlu suyu üretemiyor. Aslında çok basit geliyor, iki hidrojen bir oksijen birleştir su olsun! Olmuyor.
Dünyanın yüzde yetmişi sudan oluşuyor!
Vücudumuzun ortalama su oranı çocuklarda %70, yetişkinlerde %60 ve geriatri dönemde %50’dir.
Bir insanın günlük elini yüzünü yıkamak için su ihtiyacı yaklaşık 5 veya 10 litredir. Gene bir insanın günlük su içme ihtiyacı 2 veya 3 litredir. Evde kişi başı su tüketimi ise 35 litredir. Bir tek duş yılda 12 ton su demektir. Tek bir kişi yılda 49.150 litre su tüketebilir.
Günlük ev işleri yapmak 18 LT su demektir. Diş fırçalarken musluğu açık bırakmak 5 litre su harcar! Bir tek sifonu çekmekle 6- 10 LT su harcanır! Bir araç yıkamak için 100- 200 LT su harcanır! Bir halı yıkamak için 200 litre suya ihtiyaç vardır. Büyük bir vazonun yıllık su ihtiyacı 250 LT sudur!
Atalarımızın suyu kutsal saymaları ve “su gibi aziz ol” diye dua etmelerinin sebebi suyun dünyadaki her şeyden daha değerli olduğunu anlatır!
Dünyanın en susuz ülkesi Nijerya ve Etiyopya, en suyu bol ülkesi ise Finlandiya ve Kanada’dır!
Ülkemiz birçok konuda tehdit altındadır. Güllük gülistanlık söylemleri ile gerçekler örtüşmedikleri için ortaya kafa karışıklıkları çıkmaktadır. Bazı vatandaşlarımızın gerçek tehditler konusunda çok fazla düşünmediğini, önemsemediklerini görüyorum.
Ülkemizi tehdit eden konulardan hayati olmayanı yok, ancak kapıdaki ciddi kuraklık ve susuzluk çok büyük bir tehdittir. Su tehdidinin ne olduğunu çok iyi araştırmalı ve anlamlandırmalıyız.
Suyun anlamını kavrayamazsak, çözüm için savaşamayız!
Suyu radikal bir şekilde kullanımını kamu ve kişisel bazda kısıtlamalıyız! Bu zengini fakiri için mutlaka alınması gereken bir tedbirdir! Susuzlukta salgın hastalıklar ciddi bir tehdittir.
Su olmazsa hayat olumsuz yönde etkilenir diye düşünemiyorum bile gayet iyi niyetle yazıyorum bir felaket olabilir.
Su azaldığında her yer pis kokar! Ev ve iş yerlerinde temizlik yapılamaz. En basitinden tuvaletler temizlenemez! Sebze meyveler olmaz, ağaçlar kurur.
Ağaçların, ormanların yanması veya kesilmesi bir kuraklık sebebidir! Ormanları, ağaçları, doğayı korumak devletin ve vatandaşın aslı görevidir, vatan sevgisinin en üst seviyesidir!
Şimdilik acil çözüm gerektiren bu kuraklık için her birey ayrı ayrı kendini görevli ve su için savaşçı görmelidir. Su israf edenleri uyarmalıdır!
Belediyelere düşen görev ise su kesintilerini uygulamaktır! Günde on saate kadar su kısıtlamaları yapılabilir. Su yokluğunu vatandaşımızın ciddiye alması için vatandaşın gerçek tehdidi algılaması gerekir.
Yağmur duası bir dua! Bu duayı yapanların hayatlarının düzgün ve dinden para kazanmamaları gerekiyor, Kutsal kitabımıza göre! (Yasin 21). Görürseniz(!) bana da söyleyin, duaya icabet ederim!
Madem bir ayet yazdım; bir ayet daha yazarak felaketleri neyin davet ettiğini de gene Kuran’dan bir ayetle yazayım! Hac 45! Allah haksızlık, zulüm yapanlar yüzünden kavimleri helak ettiğini söylüyor. Aklıma sahte diplomalar, kıyak maaşlar, rant savaşları, rüşvetler, yolsuzluklar, adalettin çökmesi, sahte gıdalar üretenler, vatandaşı kandıran esnaf, gazeteci, TV kanalları, yalan konuşanlar, iftira atanlar, kıyakçılıkla akademisyen olanlar, Allah, Peygamber adına yalan söyleyen, iftira eden maaşlı, maaşsız din kisvesi giyenler ve daha bu satırlara sığmayacak kadar başlıkla zalimler içimizdeler; ne dersiniz?
Ağaçları keserek yağmur duasına çıkmak da nasıl bir çelişki ise(!).