“Öfke ve zulüm gücün değil, içteki bir acziyetin nişanesidir. İnsanın en büyük zaferi, kendi nefsine ve zihnine hükmedebilmesidir.”

Gel otur hele, yolcu musun bu cihanda?

Hesap yok mu sandın, şu dünyanın sonunda?

Hani felsefen, anlar mısın hayatın anlamından?

Marifet insan kalabilmek, düşmeden şaşkınlığa!

***

İnsan olan ya âşık olur ya maşuk,

Gönül sarayında şiirler patlatır aşık.

Belki karşılıklıdır aşklar, orası biraz karışık,

Aşığın gözü kanlı olur, elleri değil,

İnsan olanın olmaz ki eli kanla bulaşık!

***

Sen önce bir dön de kendi zihnine eğil,

Kimsin, neysin? Bu gidişat hiç hayır değil.

Gerçekte insan isen alnın, ak olur,

İnsan olanın kalbi hep sevgiyle doludur.

***

Şiirler yazmış, şairler sevgiye ağlayarak,

Bir kez olsun sevgiye dön, solu da bak!

Kıyar mı hiç insan olan, sevdiğinin kılına?

Silah mı çekilirmiş, Allah’ın masum kuluna?

***

Hayvan bile dövmez eşini, ibret alsana!

Yazıklar olsun bu vahşi, zalim yanına.

En yakınındayken eşin ve öz çocuğun,

Korku saçmak mıdır senin tek amacın?

***

Hiç mi sızlamadı vicdanın zulmüne?

Nasıl kıydın o masumların gül yüzüne?

Vicdan ne arar cahilde, sanki kör cenin,

Dünya aldı başını gitti, niye saydın ki yerinde?

Yoksa karanlık mağara mı senin yerin?

***

Kim bilir hangi karanlık dağın kaçkınısın?

Kendi nefsine köle, hırs ve kinle şaşkınsın.

Geldiğin yer belli de gideceğin yeri bilseydin;

İnsan olabilsen, mazlumların gözyaşını silerdin!

***

M. Tevhit Gülseven - 2026 Konya Selçuklu Tıp Fak.