Düşünmeyen insan bütün kandırmacaların en kolay avıdır. Cezasını ise akıllı, aydın, düşünen insanlar ve mazlumlar çekerler!

Düşünmenin bir maliyeti vardır; zihni yorar, huzuru bozar. Ama düşünmemenin maliyeti çok daha ağırdır ve genellikle küçük, önemsiz görünen yerlerden başlar. İhmal edilen bir ayrıntı, sorgulanmayan bir söz zamanla büyük bir yıkıma dönüşür. Düşünmemek ucuz görünür, en pahalıya oturan da odur.

Düşüncemizi sınırlamamalıyız. Önümüz açık olmalı; güneşin milyarlarca ışık çubuğu gibi, birbirini engellemeden aynı kaynaktan ayrı yollara uzanan bir açıklıkla. Rengi de tek tona hapsedilmemeli, milyonlarca gökkuşağının zenginliğinde olmalı. Tek renkli düşünce, düşünmemenin süslenmiş halidir.

Önümüzü kesen sınırlamaların çoğu aslında düşünceye musallat olmuş parazitlerdir. Önyargı bunların en inatçısıdır; uçaktaki kara kutu gibidir, kaza olmadan işe yaramaz. Zararı görmeden fark edilmez, anlarız ama iş işten geçmiştir.

Gelişmemizin önündeki asıl yol kesici, dışarıdan değil, kendi zihnimizde taşıdığımız bu sessiz kara kutudur.

Düşünmek önce Yaradan'ı, sonra insanları, çevremizi, doğayı, hayvanları düşünmektir. İnsanlara nasıl faydalı olabilirim, bilim için, ülkem için, insanlara konfor saglayabilmem için ve ve insanları sevmek, daha saygılı ve nazik olmam için ne yapabilirim diye düşünmek hayatı önem taşır..

İnsanlar iyi ve kötü diye ayrılır ama asıl mesele kime göre ayrıldığıdır; bu da bizi evrensel adaleti düşünmeye götürür.

Bizi kandıranlar iyi insanlar değildir — başını siyasetçiler çeker, dini ve sosunu ustaca kullanırlar; ardından sahtekâr üreticiler, fahiş fiyatçılar, sahte din adamları, hakkı çiğneyen avukatlar, işini yarım bırakan müteahhitler, hileli zanaatkârlar gelir.

Düşünmeyen insan bütün kandırmacaların en kolay avıdır. Cezasını ise akıllı, aydın, düşünen insanlar ve mazlumlar çekerler!

Üç gelenek aynı gerçeği söyler: İslam'da aklını kullanmayanların üzerine bir pislik ineceği anlatılır; Hint felsefesinde düşünmemek bir küfürdür; Kur'an defalarca "akletmez misiniz" diye sorar.

Konfüçyüs de günlerce aç kalıp düşündüğünü, düşünmek için bilgi gerektiğini anladığını söyler. Düşünmek yalnızca irade değil, emek ister.

Düşünmenin maliyeti yüksektir. Ama düşünmemenin bedeli, hepimizin er ya da geç, çoğu zaman fark etmeden ödediği o sessiz kara kutudur.

Vesselam!

Çiçek Bahçemde sakladıklarımdan; Camus'a kulak veriyorum. "Gaye taşın zirveye ulaşması değil, çabanın kendisidir". "Hayatin hazır bir anlamı yoktur, insan kendi anlamını kendi yaratır"..