Şairin Hüznü!

Hüzün işlendi, özlem demlendi, sızı derinden,

Şimdi sıra geldi o şairi sorgulamaya, yeniden.

Kalem elde don, aşk defteri yırtık birçok yerinden

Dizeler fısıldıyor: nerde kaldı şiir, nerede şairlik?

***

O ilham rüzgârı esmez, duygularım oldu talan,

Kelimeler dilimde buz, hislerim yavan.

Unuttu aramaz oldu, o kadim vefasız nalan,

Yoksa zaman mı bozuldu, gönüller hep viran!

***

Her satır bir sözdü, her dize bir vefa,

Suskunluk yaman, nedir ömrümdeki bu cefa?

Sanatın ışığıydı aşktan tutuşan o yüreklere şifa,

Nerede yazarın yemini, şair unuttu mu yoksa?

***

Oysa şairin sözü, hayatı boyamaktı renk renk,

Aşkına acıyı, neşeyi anlatmaktı, gelmedi denk.

Durmak yok, vazgeçmek yok, kalemi tutmak şimdi,

Yeniden yazılsın şiirler, aşka sadık kalmak gerek!

***

Şimdi gözlerim yaşlı, lakin hüzün değil,

Kaybolan masum o ilhamın tatlı yası.

Yürekte ne kan ne de şiddet, göğüste ince bir sızı,

Şiirle ilk dokunuşuydu şairin sevgilisine,

Şair artık kim bilir o kutsal aşkın neresinde?

***

Döşek, yorgan yoktu, mahremi görmezdi göz

Şairler sevgiliye söylemezdi gülden ağır bir söz.

Her yanı sevgiydi şiirin içi ise yanık bir köz,

Şiirden gelen aşkın ateşi, bir mısra bir kıta bir öz!

***

M. Tevhit Gülseven 2020 Silifke