Kendinden özgür olan, başkasına zarar vermez; çünkü özgürlüğün özü sorumluluktur!

İnsanoğlu yaşadığı müddetçe önce kendisinden sorumludur. Her eylemin ilk muhasebesi kendi vicdanında yapılır. Birey, arkasında bıraktığı ömrün hesabını kendisine vermelidir. Bu, sorumluluğun en yalın tanımıdır.

Hayat yolculuğunda insan beyniyle yüzleşir: “Ben kimim? Hedeflerim nedir? İnsanlık değerim kaç kilo? Kimlere faydalı oldum, kimlerin vicdanını incittim?” Sorular, insanın kendisine tuttuğu aynadır.

Planlarım yalnızca kendi çıkarım için mi? Yoksa doğaya, hayvana, insana fayda için mi? Takdir beklemek mi yön veriyor bana, yoksa iyi insan olma gayreti mi? Öldükten sonra “iyi insandı” denmesi kadar, yaşarken de iyi değil çok iyi insan olabilmek için sorumluyum.

Sorumluluk alanım geniştir: Kendimden başlar, aileme, komşuma, şehre, ülkeye, dünyaya uzanır. Sevgi, güven, örnek davranış bu alanın temelidir. Kızgınlık ve saldırganlık değil; naziklik, kibar olmak, güven vermek sorumluluğumdur.

Bir günaydın, bir gülümseme, bir bardak çay, Bir hasta ziyareti, bir yardım eli… Bunlar küçük değil, insanlığın büyük imtihanlarıdır. Her olayda, yaptıklarım ve yapmadıklarımdan ben sorumluyum. Karşıdakinin hatası bile, kendi vicdanımı sorgulamama engel değildir.

Ben niye varım? Bu sorunun cevabı görevlerimde gizlidir. Görev çoktur; plan yapmak ve en acilinden başlamak, insanın kendisine borcudur. Çünkü insan bozuldu mu her şey bozulur.

Kendinden özgür olan insan, yani başkasının takdirine, korkusuna, çıkarına bağlı yaşamayan birey, ahlaki sorumluluğu zaten içselleştirmiştir. Çünkü özgürlük yalnızca “istediğini yapmak” değildir; aynı zamanda kendi vicdanının hâkimi olmak, kendi eylemlerinin hesabını kendine verebilmektir.

Bütün yöneticilerde, bütün siyaset yapmayı meslek edinmiş şahıslarda üst dereceden bütün sorumlulukların karakterleri haline gelmiş olması elzemdir. Öğretmen, doktor, eczacı, veteriner, asker, polis, hâkim, savcı, siyasetçi, şoför, idareci, (durumu idare edenleri kastetmiyorum), üreticiler, çiftçiler, gazeteciler, köşe yazarları, turizm şirketleri, çöpçü, esnaf, zanaatkar, ustalar, lokantacılar, berberler, pazarcılar kısacası her meslek sorumluluk sahiplerinin idaresinde güzeldir, kendisi ve milletinin hayrınadır, sorumluluk almayanlar ise milletin dünyasını karartan kişilerdir!

Sorumluluk almak veya almamanın sonuçları üst seviyede bilinçli olmakla sağlanır!

Kendinden özgür olan, başkasına zarar vermez; çünkü özgürlüğün özü sorumluluktur!