21. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyanın gözü önünde Filistin topraklarında Filistin halkı çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden toplu soykırıma tabi tutuluyor.

Ekim ayında Hamasın düzenlediği saldırıyı fırsat bilen İsrail dünyayı özellikle Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere gibi batılı hükümetleri ve onların yöneticilerini arkasına alarak en vahşi cinayetleri işlemeye devam ediyor.

Dünyayı yönetenler Filistin’de işlenen bu insanlık dışı soykırımı teşvik ediyor, seyrediyor ve hiçbir önlem almayarak bu cinayetlere ortak oluyorlar.

İsrail’e gönderilen tüm ticari ürünleri, gıda maddelerini gönderenler, taşıyanlar bu cinayetlerin devamını sağlıyor. Şimdilik olay bundan ibarettir.

Fakat asıl soru İsrail bu güce nasıl ulaştı? Bu olayların yaşanmasında öncelikle Hamas yöneticilerinin bu konuda suçları varmı? Veya Haması Kim Kurdurdu?

1900’lerin başında özellikle Rusya ve Almanya’dan Filistin’e Yahudi göçü başladığında bunları gören olmadı…

İngiliz Dışişleri bakanlığı bu günlerin sebebi oldu. Yahudiler özellikle 1917 sonrası akın akın Filistin topraklarına göç ederken batılılar bu göçü teşvik ettiler.

1948 yılında İsrail devleti kurulduğunda Yahudilerin sahip olduğu topraklar bir avuçtu. Ancak 1967 Arap–İsrail Savaşı aslında bu günlerin gelişmesini tetikledi.

1967-1969 yılları arasında Yaser Arafat ve arkadaşlarının İsrail’e ciddi zararlar verdiğinde imdatlarına ABD yetişti. Kral Hüseyin kendisine sağlanan silah, para ve lojistik yardım ile Amman’da on binden fazla Filistinliyi öldürerek İsrail’e derin bir nefes aldırdı.

Bu olay öncesinde Amerikalı yetkililer Rahmetli Demirel’den İskenderun Limanını kullanmak istediler. 6. Filo İskenderun körfezine demirledi. Türkiye’den lojistik üs istediler. Fakat Demirel buna müsaade etmedi. İstanbul’da 6. Filo olayları yaşandı. Bu olaylardan 7 ay 20 gün sonra 12 Mart Muhtırası verilerek Demirel hükümeti yıkıldı. Böylece ABD Demirel’den intikam almış oldu.

1973 Arap-İsrail savaşını Yahudiler kazanınca aslında Büyük İsrail’in önü açılmış oldu. BM bir sürü karar almasına karşılık ABD ve müttefikleri İsrail’in yanında yer alarak tüm alınan kararları veto ettiler.

Geçen zaman içinde Türk Solu sahada Filistinlilerin yanında yer alarak Yahudilerle çatışmaya girdiği halde Türk sağı sadece meydanlarda kahrolsun İsrail diyerek göz boyamaya çalıştılar. Halada mitinglere devam ederek vicdanlarını rahatlatmaya çalışıyorlar.

Lübnan iç savaşı İsrail’in bölgedeki gücüne güç katarken Kasap lakaplı Ariel Şaron Lübnan’daki “Sabra ve Şatilla” kapmalarını basarak binlerce Filistinli Mülteciyi öldürerek cinayet işledi. Dünya bu katliamları seyrederek veya kınayarak geçiştirdi.

1980’lerde Mescidi Aksa Camii yakılmaya çalışıldığında yine dünya tepki veremedi. Bu yıllarda İsrail için tehdit olacak Saddam Hüseyin, Kaddafi ve Enver Sedat bir şekilde ortadan kaldırılarak Filistin tam manasıyla korumasız bırakıldı.

Yaser Arafat zehirlenerek öldürüldü… Onun yerine geçenler Filistin davasını savunmaktan aciz hale gelmişti. O da yetmezmiş gibi Hamas diye bir örgüt kuruldu veya kurduruldu.. Yapılan sözde seçimler sonucu Filistin Halkı ikiye bölündü. İsrail’in ekmeğine yağ sürüldü.

İsrail artık beklediği Stratejik hamleleri yapacak güce ulaşmıştı. Akdeniz kıyısında bulunan Gazze ve civarı artık yok edilmeli Muharref Tevrat, Kabala ve Talmut’ta yazılı emirler yerine getirilmeliydi.

Hamas gücüne bakmadan “Hasan Dağına” oduna gitti.. 7 Ekim tarihinde savaşı başlattı… İsrail’e istediği Tarihi fırsatı Altın Tepsi içinde Hamas armağan etti... İsrail bir taşla elli kuş vurdu.

Sözde İslam dünyası paramparça, Arap Liderler kendi koltuklarını koruma sevdasında olduğunu İsrail pekiyi görmüş ve “Stratejik Takaddüm” ilkesini uygulayarak önce Gazze şeridini insansızlaştırarak istediği hedefe ulaşmayı elde etmişti.

Tüm bu süreçte Türkiye’de birkaç cılız ve çelişkili mitingden başka bir şeyin çıkmayacağını iyi bilen İsrail bizi ciddiye bile almadı. Suudiler başından beri Filistinlileri satmıştı. Irak parçalanmış, Libya’da doğru dürüst yönetim de yoktu. Mısır ise ne yapacağını bilmez haldeydi.

İran ise atıp tutmanın ötesinde yapacağı bir şey yoktu. İsrail tüm bu gerçekleri hesap etti. Planladı ve Filistinlilere soykırımı uyguladı. Uygulamaya devam ediyor…

Kim ne derse desin Yahudiler “Büyük İsrail” kuruluncaya kadar bu cinayetlerine devam edecek. Bunu satlık insanlar eliyle sağlayacaktır. Bu böyle biline….

Sonuç olarak Türkiye’de hiç kimse şahsi ikbali, makam ve mevkisi için Gazze olayını kullanmamalı, istismar etmemelidir…..! İsrailin uzak hedeflerini ve stratejilerini doğru okuyup tedbir almalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kenan Coşkun 2024-03-10 11:52:20

Bu kadar güzel tahlil olmaz tarihi iyi okumak ve anlamak gerekir ki gelişen olayları doğru tahlil edelim.Evet büyük İsraile bilinçli bir yöntem ile ilerliyor israil.