Erzurum’da ailenizle ve dostlarınızla bir iftar veya akşam yemeği mi yemek istediniz? Her keseye uygun bir çok seçenekler var. Cağ Kebabı yemek istiyorsanız bunlardan en önemlisi Koç Cağ Kebap salonu.
Özellikle; Kongre Caddesinde bulunan, Cumhuriyet döneminin en önemli kongrelerinden birinin yapıldığı tarihi Erzurum Kongre Binası’nı gezebilir, akabinde hemen yakınında bulunan ve ismini cağ kebabının mucidi olarak duyuran, Kanal 25 televizyonunun da yönetim kurulu başkanı Kemal amcamızın Koç Cağ kebabına uğrayarak o leziz cağ kebabının tadını damaklarınızda hissedebilirsiniz.
Burada, hayallerimizi süsleyen ve hepimizin çocukluğundan kalma hatıraları olan o müstesna sanatçılarımızın duvarlarda asılı resimlerine bakarken, onları yanınızda hissedecek, büyülü bir ortamda yemek yemenin keyfini yaşayacaksınız.
Bu sıcak yaz akşamında ramazan menüsünde neler var bakalım istedim; elbette ki hurma tabağı başta olmak üzere, çorbalardan yayla ve ezo gelin, salata, acılı ezme, turşu biber, süzme yoğurt, soğan söğüş, sıcak pide ve lavaş ekmeği, arkasından da tüm ihtişamıyla meşhur cağ kebabı, cağlara takılı sofranıza geliyor, siz dur diyene kadar garsonlar sıcak sıcak ve tek tek servise başlıyor, yemeğin üzerine tatlı olarakta Erzurum’un meşhur kadayıf dolması sizlere özel, üzeri bol cevizli, sofranızı süslüyor, bu keyifli ve muhteşem yemeğin tadına vardıktan sonra, sıcak sıcak demli çayınız, yanında limonu ile birlikte ikram ediliyor, çayınızı yudumlarken bir iftar yemeğinin daha keyfini yaşıyorsunuz. İnsanın hem gözü, hem gönlü doyuyor.
Koç cağ kebabında aynı zamanda garsonların güler yüzlü, saygılı hizmetlerini ve ortamın ne kadar temiz ve hijyen olduğunu da görebiliyorsunuz.
Kemal amca, kendisi de güler yüzü ve hoş sohbetleriyle zaman zaman müşterileriyle bizzat ilgileniyor, yazmış olduğu anlamlı sözler ve şiir kitabından günün anısına armağan ediyor. Kitabını bende okudum ve çok beğendim. Ellerine yüreğine sağlık, kendisini tebrik ediyor ve onun izniyle sizlerle kısa iki dörtlüğünü paylaşmak istiyorum.
 
Doğumuz var, dağımızda karımız var
Dokuz ay kışımız, üç ay yazımız var
Biz sılayı terk etmedik bekliyoruz
Şükür, ne kadar büyük sabrımız var
 
Doğudan batıya göçümüz var
Keyfimizden sanmayın, acımız var
Çok görmeyin bizleri dostlarım
Bu vatanda bizim hakkımız var
 
Unutmayalım ki, “Gidemediğimiz yer bizim değildir”. Başka tatlarda buluşmak üzere…