Uzun yıllardır köşemizde yazdık. Bilgi paylaştık. Sevindik. Sevildik. Doğru yaptık. Hata yaptık. Yıllar geçti.
Son günlerde hiç yoktan bir tartışma konusu gündeme geldi. Kurtuluş Savaşı var mı? Yok mu?
Sabah ezanları okunuyor. Çok katlı apartmanların pencereleri tekleme olarak aydınlanıyor. Tekleme olarak insanlar evlerinden çıkıp camilerin yolunu tutuyor.
Günler, aylar ve yıllar insan ömrünü hızla azaltırken geride ya güzel anılar veya hatıra bile getirilemeyecek kötü anılar bırakır.
Tarihsel süreçte, depremlerle, sel baskınlarıyla, Rus itilaları sonucunda ve sonraki yıllar şehrin hafızasında olan ancak bugün olmayan kültürel ve sanatsal varlıklardan bir demet okuyacaksınız.
1- Osmanlı ordusundaki paşaların birbirlerine husumet beslemeleri, tayin ve terfide adaletsiz uygulamaları, komutanlardan bazılarının korkak olması, sivillerin rütbe verilerek subay yapılması(2026 yıl...
Şehirler kurulurken coğrafyanın, iklimin, kervan yollarının ve insan göçlerinin şeklini alır. Erzurum bütün bunların oluşturduğu değerleri üzerinde taşır.
Evet, dostlar bu ifadeyi günlük hayatta çok duyarsınız.
Son yıllarda şehirle ilgili söylemlerde ilginç cümleleri kullanan kişi kurum ve kuruluşlarla karşılaşıyoruz.
ERZURUM’DA FRANSIZ MİSYONER OKULLARI
1- Hukuk Devleti olmasıyla, 2- Kuvvetler ayrılığına dayanan yönetim anlayışı ile,
“Allah en büyüktür”. Ezan ve Namaz dolayısıyla günde en az 290 defa, bunu söyleriz. “Allahu Ekber”; Allah en büyüktür.
Bu bağlantı sizi https://www.doguturk.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.