Siyasi partiler, milletvekili aday listelerini belirledi ve geçtiğimiz cuma akşamı Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim ettiler.
Çok büyük ihtimalle listelerde ismi yer alan adayları 1 Kasım günü oylayacağız.
***
Umarım bu seçim, ülkem, milletim ve memleketim adına hayırlara vesile olur.
***
Hani aday listelerinin belirlenmesinden sonra, “sıra seçime geldi” denilebilir belki ama, kazın ayağı hiç de öyle gözükmüyor.
***
Bugün Erzurum’da önemli kesim seçimden çok geçimi düşünür halde.
Yani çoğu insanımız düşkün, yani sıkıntılı, yani biçare.
***
Bu sözler size klasik, ezberlenmiş, seçim zamanlarında tekrar edilen sözler gibi gelmesin sakın.
***
Şimdilerde toplumun önemli kesimi terör yüzünden demoralize vaziyette ve çok karamsar.
Her gün şehit haberi almaktan, acı üstüne acı yaşamaktan perişan olduk.
***
Eskiden sandık, bu tür sorunların çözümünde etkili olurdu.
Şimdi sanki öyle değil.
Sandık sorunu çözmüyor, aksine var olan sorunları adeta ağırlaştırıyor.
***
Gerek dünyanın içinde bulunduğu sorunlar…
Gerek bölgesel meseleler…
Gerekse de sosyo-ekonomik koşulların giderek ağırlaşmasının yanında siyaset kurumuna duyulan güvenin azalması, ister istemez gökyüzünü, kurşini bir renge bürüyor.
Önümüzü bu nedenle görmekte ciddi sıkıntı yaşıyoruz.
***
Anketler yine 4 partili bir Meclis’in bizi beklediğinin işaretini veriyor.
Kamuoyunun tercihi bu yöndeyse, bu tercihe elbet kimsenin itirazı olamaz.
Yani halk neyi istiyorsa eyvallah!
Ama merak etmeden de duramıyorum!
Eğer tabloda ciddi değişiklik olmayacaksa, ülke olarak niye zaman kaybederiz, anlamış değilim.
***
Her neyse!
Ben, listelerle ilgili düşüncemi paylaşmak istiyorum sizlerle.
***
Ak Parti’de aslında “eski” olan yeni isimler revaçta.
Bu isimlerden önemli olanları hiç kuşkusuz Sağlık eski Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ ile Ak Parti’nin birinci döneminde de yine Erzurum’dan milletvekili seçilen Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı.
***
Recep Akdağ için önceki yazımda “küllerinden doğuyor” ifadesini kullanmıştım.
Öyle olacağa da benziyor.
***
Tabi Recep Bey, eski hatalarını tekrarlamaz, yine “Ben Türkiye’nin milletvekiliyim” demeden Erzurum’u, dolayısıyla da toplumu bütünüyle kucaklarsa mesele yok.
O zaman Cengiz Tosun arkadaşımızın dediği gibi, gerçekten “efsane” olur.
***
Ama sayın Akdağ, Diyarbakırlı Mehdi Eker gibi davranır, başta Erzurum medyası olmak üzere kentin entelektüel kesimiyle, düşünce ve bilgi dünyasıyla arasına yine “buzdan duvar” çekerse, işte o zaman geçmiş ola!
***
Sağlık Bakanlığı’ndan alındığı günlerde üstünün çizildiğine inanılan, o süreçte özellikle çoğu partilisi tarafından bile dışlanan, ya da dışlanmak istenen Recep Bey’in ciddi bir özeleştiri yaptığına kanaat getirerek diyorum ki;
Şayet Ak Parti 1 Kasım’da iktidar olur, Recep Akdağ da yine kabinede yer alırsa, gördüğü vefasızlıkların yanında yaptığı o özeleştirilerin, yeni stratejisini belirlemede rolü sanırım büyük olur.
***
Aslında böyle de olmalı.
“Niye” derseniz?
***
Erzurum’un en eğitimsiz, en bilgisiz, en vurdumduymaz insanından, en okumuş, sorumluluk sahibi aydınına kadar herkes, kanın oluk oluk aktığı, acının içimizi kavurduğu şu günlerde, üstelik yaşadığı aziz şehrin çevresi ateş çemberiyle de sarılıyken, askerine, polisine sahip çıktığını en cesurane şekliyle ortaya koymuş, devletinin ve milletinin yanında yerini aldığını gözler önüne sermiş, dolayısıyla “samimiyet sınavı”nı rahatlıkla vermiştir.
Erzurum yerel medyasının verdiği sınırsız desteği hatırlatmama zaten gerek yok.
***
İşte böylesine kadim şehrin siyasetçilerinin, “sen, ben” ayrımı yapmaksızın, bir bütünü, “Dadaş” diyerek toptan kucaklamalarının asil bir davranış olacağını söylememe bilmem artık gerek kalıyor mu?
Umarım kalmıyordur.
***
Yeni dönemde, şayet partileri yeniden iktidar olursa Ak Parti Milletvekilleri, hem yara sarmada, hem de restorasyon projelerini hayata geçirmede bence çok daha hızla hareket edecektir.
***
İlk seçildiği yıllarda önemli işler yapan, her şeyden önemlisi Cumhuriyet Caddesi’ndeki izbe Vakıf Lojmanları’nın ortadan kalkması için büyük mücadeleler veren ve başaran, organik tarımın yaygınlaşması için proje üretenlere destekler sağlayan Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı…
***
Yine iş dünyasını iyi bilen ve tanıyan, ekonomi alanında bir yorumcu, bir analist kadar bilgi ve beceri sahibi olduğuna kanaat getirdiğim, siyasetin yeni ve heyecanlı yüzü Zehra Taşkesenlioğlu…
***
Ve Erzurum’un meselelerine vakıf Gazeteci arkadaşımız İbrahim Aydemir, hiç zaman kaybetmeksizin memleketin sıkıntılarının üzerine inanıyorum ki, kararlılıkla gideceklerdir.
***
Ak Parti ile ilgili düşüncelerim bu yönde.
***
MHP’ye gelince!
***
MHP’de işlerin hiç de kolay olmadığını günler önceden yazmıştım.
***
MHP İl Başkanı Ahmet Anatepe’nin, listelerin açıklanmasından hemen sonra, sağlık sorunlarını ileri sürerek istifasını açıklaması, milliyetçi camiada insanların çok da rahat ve huzurlu olmadığının bir göstergesi gibi geliyor bana.
***
MHP Erzurum’da 7 Haziran’da 2. milletvekilliğini “az” sayılabilecek bir oy farkıyla kaçırtmıştı.
1 Kasım listesinin iyi tanzim edilmesi, belki kaçan vekilliği geri getirebilirdi.
MHP’li herkes böyle düşünüyordu, ama olmadı.
Yine “aynı” sayılabilecek bir liste…
Tek fark 4. sıradaki değişiklik.
Aslında bu değişikliğe, “Cezmi Polat’ın kadre uğraması” da denilebilir.
***
Polat, 4. sırayı hakedecek bir siyasetçi değil.
Partisine gönül bağı ile bağlı Cezmi Polat, listeye hiç konulmasaydı bence çok daha iyi olurdu.
***
Yine en zor ve sıkıntılı günlerinde Milliyetçi Hareket Partisi’nin Erzurum’da yükünü sırtlanmış, kahrını çekmiş, mapushaneye düşme pahasına gözükara mücadeleler vermiş bir Zekai Kaya, bu şekilde değerlendirilmemeliydi.
***
Tabi takdir, Meral Akşener’in de dediği gibi, Devlet Bahçeli’nin.
Bakalım 1 Kasım akşamı MHP ne tür bir tablo ile karşılaşacak!
***
İhtimal dahilinde bir gelişme şöyle olabilir:
MHP, 1 Kasım’da beklediği sonucu alır, ardından kurulacak hükümetlerde görev ve sorumluluk üstlenirse…
Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın, kabinede Doğu’yu temsilen çok büyük ihtimalle görevlendirilir.
***
Bu, bence hiç de gözden ırak tutalmaması gereken hoş bir ayrıntıdır.
***
Tabi Prof. Dr. Yakup Kumtepe hocayı unutmamak şartı ile.
***
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin sevimli ve heyecanlı hocalarından olan Prof. Dr. Yakup Kumtepe de Iğdır’dan, MHP birinci sıra adayı.
Önceki seçimlerde HDP Iğdır’da iki vekilliği birden almıştı.
Yakup Hoca, MHP’nin Iğdır’da yeniden “umudu” haline gelirse…
O vakit kabinede hangi isme görev verilir, bunu da zaman gösterir.
***
Yazım uzadıkça uzadı.
Son noktayı koymakta sıkıntı yaşadığım bir gerçek.
***
Bir paragraf da mutlaka CHP adaylarına, dolayısıyla Avukat Tuncer Aktaş’a ve Orhan Bozkurt’a açmalıyım.
***
Tuncer Aktaş’ın adaylığı, CHP camiasında memnunlukla karşılandı.
Orhan’ın da öyle.
Bugün (21 Eylül Pazartesi) CHP’de aday tanıtım toplantısı var.
Hele şu toplantı bir yapılsın.
Bi dahaki yazımızda CHP’li adaylara çok daha geniş yer veririz.
Bugün için kusurumuza bakmasınlar.