Erzurum’u yönetenler ne yazık ki halkın beklentilerine cevap veremiyorlar. Bu sebeple şehirde hayırla anılan tek bir siyasetçi yok..!

Belki de bunun içindir ki şehirden kaçan kaçana.

Erzurum’a kar yağdığında sokaklar sessizleşir. Karın altında yalnızca yollar değil, çözülmesi gereken sorunlar da kalır. Sonbaharda sokak köpeklerinin toplandığı, yönünde açıklamalar yapılmıştı. Fakat bugün Erzurum’un pek çok mahallesinde tablo bunun tam tersini gösteriyor. Özellikle hangi şehre bağlı olduğu bir türlü bilinmeyen Sanayi Mahallesi gibi kenar semtlerde sokaklar ve okul bahçeleri köpeklerin yoğun olduğu alanlara dönüşmüş durumda.

Okul bahçeleri, velilerin tedirginlikle baktığı yerlere dönüşmüş halde. Henüz kimseyi ısırmadılar belki… Ama illa birinin ısırılması mı gerekiyor? Gözden kaçırılan yaz aylarında böyle bir sorun yok. Çünkü sokaklar daha hareketli, alan geniş ve insanlar daha fazla dışarıda. Erzurum’un gerçek sınavı kış aylarıdır. Soğuk, açlık ve barınma sorunu yaşayan hayvanlar, sürüler halinde mahallelere iner. Yani Erzurum’un kıyameti kıştır.

Bir türlü ortadan kaldırma becerisi gösterilemeyen metruk evler, köpek yuvası olmuş halde. Üstelik mesele yalnızca sokak köpeklerinin varlığı da değil. Metruk binalarda köpek dövüşleri bile yapılıyor kış gecelerinde. Kan revan içinde kalan hayvanlar insanların elinde acı çekiyor. Hani; Nil kenarında bir koyunu kurt kapsa hesabı Ömer’den soruluyordu ya, bu hayvanların çektikleri de şehri yönetenlerden sorulur. Bu hem bir vahşet hem de utanç verici bir tablodur.

Bir diğer mesele ise karla mücadele. Geçtiğimiz hafta bastıran yoğun kar yağışı Erzurum’da hayatı durma noktasına getirmişti. Ancak günler geçmesine rağmen bazı kenar semtlerde hâlâ doğru düzgün açılmamış yollar var haberiniz var mı? Herkes Palandöken’de kayakta değil maalesef. Kiminin hastası var, kiminin sorunlu çocuğu, kiminin yaşlı aile bireyleri… Özellikle ilçe belediyeleri ne iş yapıyor? Ya mahalle muhtarları bu sorunları neden takip etmiyor?

Erzurum’da kar sürpriz değildir. Kar yağdığında planını çoktan hazırlamış bir belediyecilik beklenir. Sabah işe giden buzla kaplı yollarla karşılaşmamalı. Çocuklar okula yürürken açılmamış sokaklar yüzünden risk yaşamamalıdır. Yöneticilik, yalnızca seçim dönemlerinde mahallelere uğramak değildir. Kışın ortasında açılmayan bir yolu görmek, okul bahçesindeki güvenlik sorununu fark etmek ve metruk binalardaki karanlık faaliyetlere karşı önlem almaktır.

Erzurum insanı dayanıklıdır. Ancak dayanıklılık, sorunlara alışmak anlamına gelmemelidir. Bu şehir daha iyi yönetilmeyi hak ediyor. Çözümler üretilmeli. Kimse kusura bakmasın. Ne belediye başkanları, ne muhtarlar ne de milletvekilleri zorla iş başına gelmedi. Bilerek ve isteyerek bu görevlere talip oldular. Vekaletin hakkını vermek zorundalar. Ya da Konfüçyüs’ün dediği gibi, ‘’Ya bir yol açın, ya bir yol bulun ya da yoldan çekilin’’.

Erzurum’da kar kış başladığında yalnız yollar değil, yönetim anlayışı da sınava girer. Ve Maalesef sınavın sonucu ortada..!