Bizansın kalesi, Saltuklunun ulu camisi, Selçuklunun çifte minareli medresesi, Osmanlının tabyaları…
Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Anadolu’nun çatısındaki Erzurum’dan 2025 yılında, 8 bin 128 kişi daha gitti. Tıpkı daha önce giden binlercesi gibi.
İç göç hareketleri nedeniyle her yıl milyonlarca insan yaşadığı şehri değiştiriyor. Ekonomik fırsatlar, iş imkanları, eğitim olanakları, yaşam koşulları ve özellikle ağır kış şartları göçlerde belirleyici sebep. Yurt insanı en çok İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Kocaeli, Balıkesir, Konya, Mersin ve Tekirdağ illerini tercih ediyor. Neden insanlar bu illeri tercih ediyor sorusunun ilk cevabı Erzurumlulara göre; ‘Uzun ve sert geçen kış’.
Nasıl olmasın ki? Batı illerinde en fazla 10 gün 20 gün süren kış Erzurum’da aylarca sürüyor. İnsanın iliğini kesiyor. Kış kentinde yaşamanın hiçbir avantajını göremeyen düşüyor yola. Oysa ki, bu kentte yaşayanlara avantajlar sağlansa kış o kadar uzun ve soğuk olmaz. Seyyahların, gezginlerin anlata anlata bitiremediği Erzurum kışları için padişah fermanı bile var ancak ne okuyan var ne de dinleyen?
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş şehir’ isimli kitabını bilir misiniz? O kitapta Erzurum dışındaki şehirlerin tamamı bugün ülkenin cazibe merkezi. Hele bir İstanbul var ki, tüm ülkeye bedel. Görüşü, fikri, felsefesi ne olursa olsun iş başına gelen herkes için İstanbul bir sevda. Öyle ki bu şehir için, ‘’Konstantiniyye elbet feth olunacaktır. Ne güzel komutandır onu fetheden komutan, ne güzel ordudur onu fethedecek ordu’’ şeklinde uydurulmuş bir hadis bile var. (Muaviye'nin oğlu Yezid tarafından İstanbul kuşatıldığında, yorgun asker savaşmak istemez. Askere cesaret vermek için Emeviler adına ücretli hadis uyduruculara bu hadis uydurtulur). Asırlardır bu uyduruk hadis dilden dile yayılır. Bunu duyan başka şehirde yaşar mı?
Erzurumluların ilk göç adresi İstanbul. Sebebi, iş imkanları, eğitim olanaklarıyla şehir dinamiklerinin çok yüksek olması ve tüm yönetimlerin ülke bir yana İstanbul bir yana anlayışı. İstanbul’u ülkenin en cazip toprağı haline getiriyor. İstanbul’u Ankara takip ediyor. Başkent olması, kamu kurumları ve üniversite yoğunluğu başkentin 5 milyon nüfusa ulaşmasının sebebi. İzmir ise, yaşam kalitesi ve ekonomik merkez olmasıyla insanları çekiyor. Antalya, hizmet sektörüne dayanan yoğun turizmi ve sıcak havasıyla cezbediyor.
Sanayi, otomotiv üretimiyle bir istihdam merkezi olan Bursa’da göç alan şehirlerden bir başkası. Yoğun sanayisiyle göç çeken bir başka şehirde Kocaeli. Endüstri, ılıman iklimi ve yaşam olanaklarıyla dikkatleri çeken Balıkesir’de insanların tercihleri arasında. Erzurum’a göre kış yaşamayan şehirlerden birisi de Konya. Geniş sanayi altyapısıyla en çok göç alan illerden. Liman ve lojistik faaliyetlerinin yanı sıra iklimiyle de gel gel diyen kentlerden Mersin’de tıka basa göç alan kentlerden. İstanbul’a komşu olması ve sanayi yatırımlarıyla adeta bayram eden Tekirdağ’da göç haritasında ilk tercihlerde.
En çok göç alan şehirlerin ortak özelliği; ‘İklim ve iş’. Her ne kadar vatan bir bütündür parçalanamaz denilse de ne yazık ki eşit şartlarda yaşayamayan kent ahalileri, şartların çok daha iyi olduğu illere göç ediyorlar. Şöyle bir örnek vereyim; Çok sert kış yaşayan 14 şehrin bulunduğu doğu Anadolu bölgesinin toplam nüfusu bir İstanbul etmiyor. Buna karşın İstanbul’un sadece Esenyurt ilçesinin nüfusu ise 1 milyon 3 bin 905 kişi. Bu İstanbul sevdası bu ülkeyi mahvedecek..!
Nüfusun bir şehre bir bölgeye toplanması başka ülkelerde beka sorunu ancak bizde sorun bile değil. Çünkü; Bu ülkenin tek derdi İstanbul..!