Hayatın kitabında Ey İnsan anlamına gelen Taha suresinin 117. ayetinde denilir ki, ‘’Sonra dedik ki iblis sizin düşmanınızdır.
Sakın sizi cennetten çıkarmasın. Sonra mutsuz olursunuz ve yorulursunuz’’. Tevrat’ta da Tekvin 3. bölüm Bab 17’de denilir ki; ‘’Yaşamın boyunca emek vermeden yiyecek bulamayacaksın’’. Yani İnsanoğlu cennetten kovularak lanetlenmiştir. Dolayısıyla da bu lanet çalışmaktır.
Malum yeni yıl ile birlikte kış çok sert bastırdı. Ülkenin en soğuk kenti yine Erzurum. Birkaç güne kadar Anadolu’da kış, sert yüzünü yumuşatacak ama Erzurum’da bu süreç uzadıkça uzayacak. En iyi ihtimalle Mart sonuna kadar, Erzurum ağzıyla ‘Kış ağusunu’ dökecek. Bunun sebebi şehrin deniz seviyesinden çok yüksekte olması. Çünkü, denizler geç ısınır geç soğur, karalar hızlı ısınır hızlı soğur. Bu doğanın kanunudur, yani sünnetullahtır. İstesek de değiştiremeyiz. İyi ama yapacak hiçbir şey yok mu? Aklımızı kullanırsak elbette var.
Neler yapabiliriz mesela; Özellikle Ocak-Şubat-Mart aylarında mesai saatlerini değiştirebiliriz. Kamu ve özel sektör ayırmaksızın 09.30-16.00 saatleri arasında çalışabiliriz. Çünkü sabah erken saatlerde ve akşam karanlık çöktükten sonra hava sıcaklığı aniden düşer. Çalışma saatlerine, okul giriş çıkış saatlerine kış ayarı yapılabilir. Tıpkı Ramazan aylarındaki gibi. Hatta bu dönemde daha da kısaltılabilir bile. İmar planları yeniden elden geçirilip yatay ve bitişik binalar yapılabilir. Yatay ve bitişik bina yapımı ısınmaya önemli ölçüde etki edecektir. Çünkü yükseklere çıktıkça hava sıcaklığı düşer. Bina yapımlarında doğu batı yöneliminde yapılaşma yapılıp, cadde ve sokaklarda binalar arası mesafe geniş olmalı, güneydoğu yönü açık olmalı. Sokak yönleri hakim rüzgar yönüne paralel inşa edilmeli.
İnşa edilecek yeni konutlarda mutlaka kapalı otopark alanları oluşturulmalı. Çünkü, mal canın yongasıdır. Kış aylarında dışarıda kalan araçlar, sahipleri için nimet olmaktan çok külfet olur. Sokaklarda ısıyı tutabilmek için binaların güney yönlerinde yaprak döken ağaçlar dikilmeli. Kuzey ve batı yönünde ise iğne yapraklı ağaçların dikilmesi şehirde havanın yumuşamasına sebep olacaktır. Yine yaprak dökmeyen ağaçlar da sıcağı kent içinde tutacaktır. Yeni yapılacak binalar için mutlaka güneş hesabı yapılmalıdır. Bu yöntemle hava kirliliği de tahliye edilir.
Alçak katlı yatay ve bitişik yapılacak binalarla çatıdan kar buz düşme olayları en aza inecektir. Tasarlanacak geniş sokak ve caddelerde can ve mal güvenliği sağlanır. Sokaklardaki kedi köpekler de kış döneminde barınaklara alınarak, hayata tutunmaları sağlanır. 3 ay süreyle Ocak-Şubat-Mart aylarında şehirdeki ticaret erbabına yönelik pozitif ayrımcılık yapılıp, vergi alınmayabilir. Şehrin siyasileri, elbirliği ve ortak akılla konuyu gündeme taşırsalar tüm Anadolu halkının destek vereceği kanaatindeyim.
Bu dünyada ne yazık ki, ölene dek çalışmak çabalamak zorundayız. Dünyada onlarca ülke çetin kış şartlarıyla mücadele ederek yaşıyor. Kimse kış şartları yüzünden bizler gibi memleketini terk etmiyor. Kar’ın da kış’ın da keyfini çıkarıyor. İşte bu sebeple atanmış seçilmiş herkesin ortak akılla harekete geçmesi gerekir. Akıl kullanılmak içindir. Kullanılmayan akıl, yok hükmündedir.
Unutmayın..! Akıllı insan aklını kullanır, daha akıllı insan ise başkalarının da aklını kullanır.