Bilinenin aksine… Tayyip Bey değil.

CHP’nin bir kaşık suda boğsa doymayacağı yegane siyasetçi kim?

Evet. Tam da tahmin ettiğiniz gibi.

O siyasetçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin…

Ta müsteşarlığından beri CHP’nin radarında Yusuf Bey…

(Öncesi de var elbette… Sanki şu günlerde CHP için Türkiye’nin en “kötü” ismi, Adalet Bakanı Akın Gürlek!)

CHP, Yusuf Tekin’i “okullara tarikatları soktu” iddiasıyla suçluyor, ama öfkesinin arka planında şu iki gerekçe daha var:

Milli ve yerli eğitim…

FETÖ ile aralıksız mücadele…

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi…

O da milli ve yerli.

Üstüne üstlük bir de dereceli hafız.

Linç edilmesi için başka suça(!) gerek var mı?

Dolaysıyla, Mustafa Beyin bugün olmasa yarın tıpkı Yusuf Tekin gibi CHP oklarına hedef olacağı muhakkak.

(Meclis’teki yemin merasiminde, sergilediği tavırla zaten bunun işaret fişeğini yakmıştı.)

Bu iki kıymetli ismi, aynı bulvarda buluşturan temel etken, siyasi tercihleri ve düşünce biçimleridir. Ancak başka bir ortak yanları daha var:

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Erzurumlu…

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Erzurum dostu…

Yusuf Beyin, anası-babası Uzundere’de yaşıyor.

Ziyareti, bu bayrama mahsus değil.

Yusuf Tekin, her fırsatta Erzurum’a gelir; sıla-i rahim yapar, anasının-babasının hayır duasını alır.

Mustafa Beyin Erzurum’la rabıtası ise, 2000’li yıllara dayanır.

O sıkıntılı yıllarda, genç bir Mülkiyeli olarak Karayazı’da kaymakamlık yaptı.

Başarılı bir yöneticiydi.

Dönemin valisi Derya Kadıoğlu, Mustafa Çiftçi’den hep sitayişle bahsederdi.

Çeyrek yüzyıl sonra, yolu yeniden Erzurum’a düştü.

Vali olarak geldiği Erzurum’da üç yıl görev yaptı.

Bu üç yıl, hem Vali Mustafa Çiftçi hem de Erzurum için unutulmayacak bir dönem oldu.

Erzurum O’nu, O da Erzurum’u hesapsız sevdi.

Bu bayram Erzurum iki kıymetli ismi birden ağırlıyor.

Mustafa Bey, Konyalı...

Elbette ki memleketi Konya kırmızıçizgisidir; lakin bayram arifesinde ve bayram namazında Erzurum’da olması, ahde vefanın kuvveden fiile geçmiş halidir.

Önce kaymakam, ardından vali olarak geldiği Erzurum’dan Ankara’ya bakan olarak gitmesi, hayırlı bir tevafuk olmuştur.

Erzurum, mütemadiyen göç veren bir şehir.

İktisadi yapısı da ne yazık ki çok parlak değil.

(Buna rağmen yine de ümit varız. Zira Erzurum, son yıllarda birçok alanda ciddi atılımlar içerisinde… Kısa zamanda olmasa bile orta ve uzun vadede bu atılımların, şehrin genel çehresini olumlu biçimde değiştireceğine inanıyorum.)

Ama aynı Erzurum, devlet içerisinde son derece muteber bir şehir olmakla beraber; Türk halkının nezdinde de oldukça saygın bir yere sahiptir.

Yani kütlesel olmasa dahi manen çok okka çekiyor.

Not:

Bu vesile ile başta kıymetli okurlarımız olmak üzere, Erzurum halkının, milletimizin ve Alem-i İslam’ın ( Müslümanlar ateş altında inim inlerken yüreğimizden kan damlıyor, çaresizliğimiz bizi kahrediyor. ) mübarek Ramazan Bayramını tebrik ediyorum.