Mahallebaşı.
Erzurum’da vakti zamanın en önemli ticaret merkezlerinden birisiydi. Şimdilerde yerinde yellerin estiği semt garajı sayesinde, tüm ilçeler ve ilçelilerin birbirleriyle buluşma noktası olmakla birlikte, nimetlerinden istifade edebilmek için şehrin dört bir yanından insanların adeta akın ettikleri bir yerdi.
Peki, ya şimdi?
Şimdilerde sadece unutulmuş, ihmal edilmiş ve kendi kaderine terk edilmiş bir semtin ismi olmuş Mahallebaşı.
Yorgun.
Küskün ve dargın!
İdeolojik her toplumsal olayda değişmez bir istikamet haline gelmiş olmak, öylesine hırpalamış, canını öylesine acıtmış ki Mahallebaşı’nın, o bile her şeyi oluruna bırakmış artık. Kısaca ertelenmiş, ötelenmiş ve deyim yerindeyse ötekileştirilmiş bir semte dönüşmüş sonunda.
Hani derler ya;
“Boş bırakırsan bostanı, ya arsıza yol veyahut hırsıza mal olur” diye.
Mahallebaşı da, tıpkı o misal işte…
Başı o kadar boş bırakılmış ve sırt çevireni o kadar çok olmuş ki bu gariban semtin; bırakın arsızı, hırsızı ve soysuzu, dünkü çocukların bile neredeyse oyuncağı haline gelmiş.
Hiç unutmayız.
Seneler önce Yakutiye Belediyesi kaldırımlarını yenilemek için girdiğinde Mahallebaşı’na, birbiri ardına manşetler döşenmiştik.
Öyle-böyle değil, sekiz sütuna hem de:
“Devlet, yıllar sonra Mahallebaşı’nda” diye.
Hoş bu duruma şaşıran sadece biz değildik; inanın kendi ahalisi bile akıl-sır erdirememişti bu olaya.
Ve hatta herkes, hep bir ağızdan şunu sormuştu o dönemde:
“Hayırdır, acep ne duydular ki!”
PROJENİN KAPSAMINDA
NELER VAR, NELER!
Aslında duyulan bir şey de yoktu, şerre yorulacak bir durum da. Olan, bir hakkın teslimiydi sadece; tıpkı şehrin diğer semtleri ve bölgelerinde teslim edildiği gibi.
Bu hak, hizmetti.
Gürcükapı’da, Gez Mahallesi’nde, Havuzbaşı’nda ya da ne bilelim Yenişehir’de yaşayan herkes gibi, Mahallebaşı’nda ikamet edenlerin de almaları gereken bir haktı, hizmet hakkıydı yani.
Her neyse.
Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut’un açtığı bu yolda, sonraki süreçte Büyükşehir Belediyesi de boy gösterdi.
Asfalttı, trafik düzenlemesiydi falan, semtin en güzel köşesine bir de modern iş merkezi inşa edildi. Banka şubesi, yeni dernekler derken, devletin gözü bir anda Mahallebaşı’na çevrildi. Bir ara ikinci üniversitenin de burada kurulacağına dair çeşitli beyanat ve açıklamalar yapılmış olunsa da, böylesi bir mucize henüz gerçeğe dönüştürülemedi.
Ve son olarak, Erzurum Valiliği.
Erzurum Valisi Dr. Sayın Ahmet Altıparmak öyle bir projeye attı ki imzasını; sadece Mahallebaşı değil, çevresi için dahi umut ışıkları yeniden doğdu adeta.
Projenin adı: Mahallebaşı ve Çevresi Sosyo-Ekonomik Gelişim Stratejisi. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’ndan (KUDAKA) geçtiğimiz ay tam not aldı ve “Doğrudan Faaliyet Destekleri” kapsamında uygulanmasına karar verildi.
Projenin merkezi; Mahallebaşı.
Ama kapsamı itibariyle içerisinde Dağ Mahallesi de var, Abdurrahmangazi Mahallesi de. Bir başka ifadeyle bu proje, şehrin doğusunu adeta büyüteç altına alıyor.
Hani sık sık dile getiriyor ve diyoruz ya:
“Erzurum için stratejik bir kalkınma planı lazım” diye.
Hah!
Bu proje de, tıpkı böyle bir plan işte.
Merkezinde Mahallebaşı’nın bulunduğu bu bölgenin, daha doğrusu şehrin doğu yakasının öncelikli sorunlarının tespit edilmesi ve bu sorunların çözümü noktasında atılması gereken adımların belirlenmesini hedefliyor.
İçerisinde ne yok ki!
Eğitim var, kültür var, sağlık var; ekonomi var, yapılaşma var, dönüşüm var, kısacası var da var! Şehrin doğusu ile batısı arasındaki gelişmişlik farkının ortadan kaldırılması adına hangi adımların atılabileceğine dair her bir sualin, bu projede cevap anahtarı var.
Projeyle ilgili olarak edindiğimiz bir başka bilgiye göre ise; söz konusu stratejik gelişim planının hazırlanması sürecine Atatürk Üniversitesi de dahil edilecek. Yani üniversitemizin ilgili bölümleri, Mahallebaşı ve çevresinin dünü ile bugünü ve dahası yarınlarına yönelik olarak bilimsel çıkarımlarda bulunacak.
Öğrenebildiklerimiz şimdilik bu kadar.
Öyle zannediyoruz ki, projenin muhteviyatına dair çok daha doyurucu bilgileri bizzat kendileri aktaracaklardır Sayın Vali’nin.
Ama itiraf edelim; kısaca değinmiş olmamıza rağmen bile fevkalade heyecanlandırdı bizi bu proje.
Ne diyelim.
Düşünen, taşınan ve hazırlayıp bu kıvama taşıyan başta Erzurum Valisi Dr. Sayın Ahmet Altıparmak olmak üzere, projede emeği geçen cümlesinin rahmet olsun geçmişlerine.
E tabi, Erzurum’a da hayırlı olsun yani!