Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği, kurulduğu günden bu yana şehrimizde kadının adını sadece sosyal hayatta değil, ekonomik ekosistemde de en ön sıralara taşımak için büyük bir gayretle mücadele ediyor. Derneğin temel felsefesi net: Kadının kendi ayakları üzerinde durması, üretime katılması ve ekonomik bağımsızlığını kazanarak yarınlara güvenle bakması. Çünkü biliyoruz ki, kadının güçlendiği bir toplumda gelecek de o denli sağlam temeller üzerine kurulur.
Ancak ne yazık ki, sahada verilen bu takdire şayan mücadele, bazen bizzat sistemi yönetenlerin iyi niyetli ama eksik kurgulanmış çarklarına takılabiliyor.
Bunun en somut ve trajik örneğini bugün bir kadın girişimci olarak bizzat yaşıyorum. Erzurum’da istihdama katkı sağlamak, kadınların elinin değdiği her yeri güzelleştirdiğini göstermek adına büyük bir heyecanla "Kadın Eliyle Oto Yıkama" işletmesini hayata geçirdim. Amacım, hem ezber bozmak hem de evine ekmek götürmek, alın teriyle kazanmak isteyen hemşirelerime tertemiz bir kapı açmaktı.
Gelin görün ki, bugün bu güzel işletmeyi çalıştıracak kadın personel bulamadığım için devretmek zorunda kalıyorum.
Balık Tutmak mı, Hazır Balığı Beklemek mi?
Peki, işsizliğin bu denli konuşulduğu bir dönemde, bir girişimci neden çalıştıracak insan bulamaz? Cevap, mevcut sosyal yardım sistemimizin ironik bir cilvesinde saklı. İhtiyaç sahibi kadınlarımıza devletimiz elbette sahip çıkmalı, destek olmalı; buna hiçbir itirazımız olamaz. Fakat bu destekler öyle bir matematik üzerine kurulmuş ki, yanımda sigortalı ve güvenceli olarak işe başlayacak olan bir kadının aldığı devlet desteği anında kesiliyor.
Haliyle kadınlarımız haklı olarak soruyor: "Sabahtan akşama kadar çalışıp alın teri dökmek mi, yoksa evde oturup garantili desteğin devam etmesini beklemek mi?"
İşte tam bu noktada sistem, farkında olmadan insanları üretmeye değil, edilgenliğe teşvik ediyor. Bizim kadim kültürümüz "veren elin alan elden üstün olduğunu" söylerken, mevcut uygulamalar istemeden de olsa insanları hazır balık yemeye alıştırıyor. Oysa asıl şefkat, o balığı her gün avucuna bırakmak değil, o kadına o oltayı tutmayı ve kendi ayakları üzerinde gururla durmayı öğretmektir. Kadınlarımızı yardıma bağımlı kılmaya değil; emeğiyle, hakkıyla kazanıp kendi hayatını özgürce yazmaya alıştırmalıyız.
Belediyeler: Kolay Kazancın ve Vasıfsızlığın Güvenli Limanı mı?
Meselenin bir diğer düşündürücü boyutu ise istihdam algımızın geldiği nokta. Bugün vasıflı ya da vasıfsız, kadınıyla erkeğiyle neredeyse herkesin ilk ve tek hayali belediye kapılarına kapılanmak. Neden mi? Çünkü kamunun ve belediyelerin sunduğu o konforlu alan, üretimin ve özel sektörün getirdiği o dinamik temponun yanında çok daha cazip geliyor. "Masa başında oturarak gün doldurmak", alın teriyle katma değer üretmekten daha kolay bir alternatif olarak toplumun önüne seriliyor. Üretim hatları, atölyeler, yerel işletmeler harıl harıl çalışacak insan ararken, belediye koridorları iş başvurusu dosyalarıyla dolup taşıyor.
Siyasete ve Kurumlara Zarif Bir Sitem
Buradan kamu kurumlarımıza ve politikalara yön veren siyasi iradeye incitmeden, sadece bir vizyon penceresi açarak seslenmek istiyorum:
Sosyal devlet olmak, vatandaşını sadece yardımlarla yaşatmak demek değildir; onu üretimin onurlu bir parçası haline getirmektir. Sosyal yardım politikalarının acilen revize edilmesi, sigortalı bir işe giren vatandaşın desteğinin bıçak gibi kesilmesi yerine, üretime katıldığı için ödüllendirildiği teşvik modellerine dönüştürülmesi şarttır. Aksi takdirde, istihdam yaratmaya çalışan biz kadın girişimciler birer birer kapılarımıza kilit vururken, devletimiz de daha fazla yardım kalemiyle baş başa kalacaktır.
Büyük bir umutla açtığım işletmemi devretmenin burukluğunu yaşarken, Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği çatısı altında, kadınlarımızın "hazıra konan" değil, "üreterek var olan" bireyler olması adına fikri ve sosyal mücadeleme daha da büyük bir kararlılıkla devam edeceğimi belirtmek isterim.
Saygılarımla,
Hülya Saltuklu
Kadın Girişimci - Emekli Elsanatları Öğretmeni
Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı
Sınırlı Sorumlu Saltuklu Kadın Dayanışma Girişimi Üretim Ve İşletme Kooperatifi Başkanı





