TEKELİOĞLU’NUN TOKADI!

Yıllar önce bir maçta kırmızı kart sonucu oyundan ihraç edilen savunma oyuncusu Furkan’ı tokatlamıştı efsane teknik adam…
Sadi Tekelioğlu, bu kez Erzurumlu’ya bir tokat attı…
Aslına bakarsanız bu tokadı yemeyi çoktan hak etmiştik.
Sadi Hoca, tüm içtenliğiyle konuştu, Efsanelerin Erzurumspor’u yaşatmak için sahaya indikleri karşılaşma öncesinde. Belki de içimizde en çok üzülenlerden biri, emanet sahibi Sadi Hoca’dır. Kendi deyimiyle yıllar önce Türk futbolunun kilometre taşlarından biri olan Zeytinburnuspor’a karşı deplasmanda binlerce Erzurumspor taraftarının huzurunda şampiyon bir takım emanet etmişti bugün 350 bin nüfusu olan bu şehre… Pazar günü ise topu topu 5 bin kişiye seslenebildi. Duyanlar, duymayanlara ilettiğinde bu serzeniş birkaç bin kişi tarafından daha duyulmuş olacak elbette. Dobra dobra konuştu Sadi Hoca! Her cümlesi o 5 bin Erzurumspor sevdalısının avuçlarını alkışlamaktan kızartmaya yetti. Hoca futbolcularına tercüman oldu. Bizden hesap sordu! Gözlerine yakından baktığınızda söylemeye belki de ar ettiği soru “Bu mu sizin emanete sahiplenişiniz?” oldu. Ben Sadi Hoca’nın gözlerinde bunu gördüm. “Denizli’de binlerce Denizlispor taraftarına ders verdiler! ” dediği Erzurumspor taraftarından eser yoktu. Öyle ki Erzurumspor için kilometrelerce öteden ah de vefa uğruna şehre gelen eski futbolcularına bir merhaba demek için bile zahmete katlanmadılar. Bir zamanlar omuzlara alınan, işler kötü gidince “ İstifa ! ” tezahüratlarıyla adeta stattan kovulmak istenen eski başkan Cemal Polat ve emektar başkan Hamza Cimilli Sadi Hoca ile yan yana izlediler gösteri maçını. Yani geçmişin davalısı meydanda ama bugünün davacısı ortada yoktu. Suçladığımız Cemal Polat ne kadar Erzurumspor sevdalısı olduğunu gösterdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, karşılaşmayı sonuna kadar takip etti. İlk yarı bittiğinde “Off! Puff !” çekerek kimselere çaktırmadan stadyumdan sıvışanlar gibi yapmak yerine, kendisine yakışanı yaptı ve sonuna kadar bekledi. Konuşmasında da Erzurumspor için düşüncelerini bir kez daha dile getirdi.
Burada bir paragraf açmayı uygun görüyoruz. Birilerinin artık Belediye Başkanının görevinin spor kulübü idareciliği yapmak olmadığını anlaması gerekir. Bu takım1. Lige şimdiki adıyla Süper Lige çıktığında Belediye Başkanı mı kulüp koltuğunda oturuyordu? Bazı belediye başkanlarının yaptığı yanlışı doğru olarak benimseme hastalığı maalesef bizleri sorumsuz, duyarsız bir hale getirdi.
Konumuza dönelim. Gözlerimiz şehrin önde gelen isimlerini aradı ama bu saydıklarımızdan başka kimseyi göremedik. Bir kez daha sükut-u hayale uğradık. Açıkcası yaşlı kurtlarımıza karşı da mahçup olduk. Geçerli bir mazeret sunan Coşkun hariç hepsi sahadaydı, Muzaffer’in, ilk golü atarken yapmış olduğu hareketler ve onsekizin içinden bir yılan gibi kıvrılarak kaleciyle karşı karşıya geldiği an tıpkı 12 sene öncesindeki bir lig maçı izler edasıyla kalktık koltuğumuzdan. Otururken de “Bu Muzaffer’de hala iş var arkadaş!” demekten kendimizi alamadık. Ve karşılaşmanın son düdüğü çaldı.
Sadi Hoca’da, eski futbolcularda, üniversite stadyumunu dolduran Erzurumsporlular da bu düdüğün susmaması umuduyla birbirlerine sarılarak vedalaştılar.
Umarız bundan sonraki süreç, Erzurumspor için güzel gelişmeleri beraberinde getirir. Verilen uğraşlar boşa gitmez, projeler gerçekleşir ve Erzurumspor’u Universiade Arena’da alkışlarız.