Üstelik bu kez elimizde çok sağlam bir istatistik var.
Bir kaç ay önce kurulan sandıktan çıkan sonuçlar.
Geçen seçimlere bir anket neticesi muamelesi yapmama kimse alınmasın, zira çok kısa sürede eskidi.
Türkiye’nin yeniden onu yönetecek güç ve kararlılıkta bir Meclis oluşturma mecburiyetinde olduğu ortaya çıktı.
Bu tablo Türkiye siyaseti için övünülecek bir manzara oluşturmadı elbette…
Ancak demokrasilerde seçim; erken de olsa, beklentilere cevap verecek sonuçları getirmese de ayıplanacak, önlenmeye çalışılacak bir yöntem olamaz.
Ülkemizin kadim ve aynı zamanda derin problemleri olduğu ortadayken hem de…
Bu kallavi sorunları çözerken de ülkesi için bütün önceliklerini bir kenara bırakabilecek milletvekillerine ihtiyaç olduğunu ve tabelasında siyasi parti yazan her oluşumdan bu şekilde hızlı refleksler göstermesinin beklenemeyeceği bir kere daha görülmüş oldu.
Bu girizgahtan sonra partilerin yeni aday listeleri üzerine konuşmak zamanıdır.
Meseleye Erzurum üzerinden bakalım siz bu yazıyı hangi şehirde okuyorsanız bu şablonu kendi kentinize de rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
Önceliği analizi kolay gibi görünen iki partiye verelim ardından devam edelim.
MHP, geçen seçim listesinde bulunan ilk üç adayını aynen korudu. Bir Milletvekili çıkarmıştı eğer birinci ve ikinci sırayı değiştirseydi geçen seçimin neticesini beğenmemiş ve bu seçimde bir milletvekili ile yetinmeyecek ikiyi, üçü arzu eden bir heyecanda olduğunu anlayacaktık. Ancak MHP ne yaptı, ilk üçü değiştirmeyerek, Erzurum gibi eski yıllarda kalesi sayılan bir şehirden bir milletvekili çıkarmayı gayet başarılı bulduğunu ortaya koymuş oldu.
Bu beklentisizliğin MHP’nin Erzurum’daki teşkilatını olumsuz etkileyeceğini söylemek yanlış olmaz. Üstelik tam bu kadar önemli bir sürecin arefesinde teşkilatları tanıyan ve teşkilatların tanıdığı tabiri caizse yerel liderlerini de kaybetmişken. Sağlık ve işlerinin yoğunluğunu gerekçe göstererek istifa eden il başkanının şahsi kararına saygı duymak gerekir. Niyet okuyuculuğu yapmaya da yeltenmeden yine de zamanlamanın hayli ilginç olduğunu söylemek sanırım Anatepe’nin şahsına yönelik bir saldırı değil ancak analiz sınırlarında kalmış bir yorum kabul edilebilir.
HDP’nin de liste biri değişmedi. Zaten HDP, için Erzurum’da ilk defa çıkardıkları bir milletvekilini korumaya çalışan bir stratejiyi akılcı ve doğru bulmak gerekir.
Gelelim AK Parti’ye!
Geçen seçimde iktidarı %41 oy almasına rağmen kıl payı denilebilecek şekilde kaybeden partiye.
AK Parti’nin kılı kırk yararak daha çok oy oranından ziyade oyları illerde dengeli olarak kazanıp daha çok milletvekili sayısına ulaşmayı hedeflemesi gerekir.
Erzurum’da parti bu hedefi zorlayan br anlayışla seçime hazırlandığını belli eden bir liste oluşturmuş diyebiliriz.
Neticenin ve listenin isabetli olup olmayacağını elbette sandık gösterecek.
Ancak listenin beş milletvekilini hedefleyerek inşa edildiğini söylemek kâhinlik olmaz.
Üç dönem kuralının ardından Recep Akdağ’ın tekrar liste bir olarak siyaset sahnesine dönmesinin AK Parti’ye ne kazandıracağını 1 Kasım akşamı göreceğiz.
Bununla birlikte AK Parti’nin Erzurum’da Efkan Ala ile başlayan listenin sadece birinci sıra adayının yeterince güçlü olmamasından kaynaklanan bir sebebe bağlanarak bir milletvekili kaybettirdiğini söyleyemeyiz.
AK Parti Genel Merkezi’de öyle düşünmüş olacak ki, Efkan Bey’i siyasi jargonla söylemek gerekirse harcamamış ve yine Erzurumluların yoğun yaşadığı Bursa’da seçilebilir bir sıradan aday göstermiş.
AK Parti ikinci sıraya ise eski bir milletvekilini Mustafa Ilıcalı’yı yerleştirmiş. Bunun seçmenin hangi tabanına yönelik bir hareket olduğunu tam olarak izah etmek zor. Aday gösterilmediği yılları İstanbul’da Belediye Başkanı’nın danışmanı olarak geçiren Ilıcalı için İstanbul’daki Erzurum’la ilgili çalışmalara katılmış ve dernekler vasıtasıyla da olsa şehirden bağını koparmamış bir isim olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Ancak Recep Akdağlı listenin Mustafa Ilıcalı ile güçlendirilerek alana sürülmesinden beş Milletvekili çıkar mı sorusuna; buna gayret edeceği şüphesiz olan Recep Akdağ’ın bile emin olarak evet diyemeyeceği ortadadır.
Son söz; açıklanan listelerin Erzurum’da diğer iki partinin değil ama AK Parti’nin milletvekili sayısını artırmak için yola çıktığı bir yarış olarak tarihe geçeceğine delalet ediyor.
Başarabilir mi?
Bu sorunun cevabı şimdilik seçmenin aklında!