NEDEN ÖMER ÇOMAKLI?

Bundan bir ay önce, yani 13 Temmuz Pazartesi günü kaleme aldığımız yazımızda, Atatürk Üniversitesi’ndeki rektörlük seçim sürecine dair görüşlerimizi belirtmiş ve mealen demişiz ki:

“…Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’ne aday olan her bir akademisyen, Erzurum ve bilim dünyası için elbette birer değer; ancak Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın ikinci dönem rektör olması Atatürk Üniversitesi’ne çok daha fazla değer…”

Nitekim de öyle oldu…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü görevine ikinci kez Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı atadı…

Hayırlı, uğurlu olsun…

*

Aslını sorarsanız, Cumhurbaşkanı Erdoğan yapılması gerekeni yaptı…

Tercihi Ömer Çomaklı’dan yana oldu; çünkü bir rektör için 4 yıllık görev süresinin kesinlikle yeterli olmayacağını kendisi de biliyordu…

Peki, bunun tam tersi durumlar hiç olmadı mı?

Oldu elbette… Ne ki, böylesi değişimlerin de Erdoğan zaviyesinden mutlaka haklı gerekçeleri vardı…

Her neyse…

Meseleyi Prof. Dr. Ömer Çomaklı özelinde ele almak gerekirse:

Ömer Hoca’nın üniversitede başlattığı çok kıymetli bir projesi vardı ve bu projenin kesinlikle devamı getirilmeliydi…

Neydi o proje?

“Yeni Nesil Üniversite”

*

Kimse itiraz edemez!

“Yeni Nesil Üniversite” projesi, Atatürk Üniversitesi ve dahi hem Erzurum ve hem de bu bölge için milat niteliğinde…

Çünkü bu dönüşümle üniversitede sadece bilimsel bilginin üretilmesine yönelik adımlar atılmıyor, aynı zamanda üniversitenin sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan da bir değer üretmesi amaçlanıyor…

Öyle değil midir yani?

Misal, öğrencilerine göçün bilimsel tarifini yapan; meseleyi aynı zamanda sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik açıdan ele alan bir bilim yuvası, bulunduğu yörenin göç sorununu neden irdelemesin ki? Ya da şehrin ticaretinin yahut tarım ve hayvancılığının gelişmesine bilimsel açıdan niye öncülük etmesin ki?

Haksız mıyız?

Bunlar olması lazım gelen şeyler değil midir sizce de?

Evet, öyledir…

Ama gelin görün ki, Atatürk Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ömer Çomaklı rektör olana kadar işin bu yönü hiç akıllara getirilmedi…

Erzurum’muş… Doğu Anadolu Bölgesi’ymiş… Ortak paydaymış… Kalkınma ve gelişmeymiş…

Nerdeee…

Rektör olanlar gelip oturmuş makama; açılıştı, mezuniyetti, konferanstı, sempozyumdu, çalıştaydı, sergiydi, seremoniydi derken, dördün üstüne dört yıl daha koyup gitmiş…

Sonuç?

Sonuç yok…

Hadi her şeyi bir kenara bırakalım!

Ömer Hoca’nın en azından Atatürk Üniversitesi’ne bir nitelik ve cazibe kazandırma; ilaveten de üniversitede bu bölge ve ülke için katma değer üretme gayreti var…

Biliyor musunuz, bu bile tek başına çok büyük bir kazanımdır Erzurum için…

Eeee…

Gayret ve hizmet millet için olunca, Cumhurbaşkanı Erdoğan için de akan sular durmuş oluyor haliyle…

Dolayısıyla bize de şöyle demek düşer:

Allah, gayretini artırsın Ömer Hoca’nın da…