MEMLEKETE VE GAZETECİLERİNE YAZIK!

Epey zamandan beri, "Yeni yerimiz Şükrüpaşa Mahallesi'nde" dedikleri "büro"larına uğramayı ve "hayırlı olsun" demeyi düşündüğüm Erk Haber'in yolunu tutmaya niyetlenmiştim geçtiğimiz hafta.
***
Önce AA'nın eski Bölge Müdürü, benim gibi tekaüt Muhammet İspirli dostumuza uğradım. Bir "kitap" emanetimiz vardı, ondaydı, almak istemiştim.
***
Erk Haber'e gideceğimi duyunca, "ben de geleyim" demişti, birlikte yola koyulmuştuk.
***
Hani gittiğimiz yer sonuçta Şükrüpaşa Mahallesi!
Yani öyle haber merkezlerinin, ajans bürolarının toplanacağı bir semti değil Erzurum'un.
***
Giderken, aklımdan bir apartman dairesinde, birkaç odalı bir büro olarak geçiriyorum Orkun Çizmeli ve Sinan Özçaylak'ın yeni yerlerini!
***
Şükrüpaşa'ya indik, sokaklardan birisine saptık ve koca bir binanın önünde durduk.
İlk şaşkınlığı hemen orada yaşadım!
***
Üzerinde koca bir tanıtım tabelasının bulunduğu binadan içeri, basamakları tırmanarak girdiğimde, bambaşka bir dünya ile karşılaştım.
***
İşte burası Erk Haber'di ve Erk Haber Merkezi öyle "sıradan" bir apartman dairesinde oluşturulmuş "klasik büro" tiplemelerinden biri kesinlikle değildi.
***
Yukarı tırmanıp, çalışma ortamını net görünce, şaşkınlığım yerini kısa sürede "hayranlığa" bıraktı.
***
Orkun Çizmeli karşıladı bizi.
Son titizce döşenmiş koca merkezde bir Sinan Özçaylak vardı ve bir de Levent Akpınar.
Tabi görevli, çay getiren bayanı saymıyorum!
***
Kaç metrekareydi Erk Haber'in yeni yeri?
Ben diyeyim 300, siz deyin 500 metrekare ve belki daha büyük!
İçeride çok miktarda masa, o masaların üzerinde bilgisayarlar göze çarpıyordu.
Hayli aydınlıktı içerisi, adeta insanın yüzüne gülümsüyordu.
***
Sinan'ın acil işi varmış, izin isteyerek ayrıldı.
Biz sohbete başladık.
***
Orkun, amaçlarının internet gazeteciliğini daha da geliştirmek, yanına bir de internet televizyonu eklemek olduğunu söyledi.
Erk Haber Dergisi'ni yayınlamaya devam edeceklermiş.
Erk Gazete'ye "şimdilik" kaydıyla ara vermişler.
***
Sohbetimiz sırasında, Erzurum'da yayın(!) yapan 55 internet gazetesi bulunduğu, bu sitelere belediyelerin reklam(!) verdiği dile geldi, inanamadım.
***
Erzurum'da "işini iyi yapan, mesleğinin hakkını vermeye çalışan 55 gazeteci yokken" nasıl oluyordu da bu memlekette 55 intermet gazetesi bulunuyordu ve nasıl oluyordu bu sitelere reklam veriliyordu,anlaşılır gibi değildi!
***
Diyorum ki, 55 internet gazetesi ya da gazetecisi günde "bir" özel haber yapsa toplamda "55 haber""bir" özel fotoğraf çekip, yayınlasa toplamda "55 fotoğraf" ederdi.
***
Ama gelin görün ki, bırakın 55'i, günde "beş özel haber veya fotoğraf" bulmak mümkün değil sitelerde.
***
Bir Cem Atmaca – Ender Yüncü ikilisinin haftada bir yayınladıkları programlarını ve o programda dile getirdikleri özel haber ve yorumları alın kenara...
***
Diğer haber sitelerinde (birkaçı hariç), yazılı ve görsel medyamızda "olmayan haber merkezleri" tarafından üretilmiş haberleri bulamaz, göremez, duyamazsınız!
***
Yoktur çünkü!
Yayınladıkları ve adına "haber" dedikleri çoğu malzeme "sıradan"dır, "dolgu malzemesi" bile değildir, dolayısıyla kimsenin işine yaramaz, hele halkın sorun ve sıkıntılarının çözümüne zinhar etki etmez.
***
Sohbet bu noktada ister istemez gazeteciler cemiyetlerini sorgulama moduna dönüştü.
***
Asli görevleri mesleki sorunlara çözüm getirmek, üyeleri arasında dayanışmayı temin etmek ve gazetecilik mesleğinin daha iyi şartlar altında icra edilmesini sağlamak olan Erzurum'un gazeteciler cemiyetleri ne yapıyor, hangi işlerle uğraşıyorlardı?
***
İşin acil çevap bulması gereken yanı burasıydı.
***
Yani Erzurum sahipsiz köy müydü ki, her önüne gelen internet gazeteciliğine soyunuyor, her boynuna fotoğraf makinesi veya kamera asan kendini gazeteci sanıyordu?
***
Demek öyleymiş!
***
Belli ki Erzurum medyasının, gazetecisinin, basın emekçisinin sorunu, sıkıntısı kimsenin, hele de gazeteciler cemiyetlerimizin umuruna değilmiş!
***
İnsan sormadan duramıyor:
***
"Eğer böyleyse, yazık değil mi yatırım yapan, para harcayan, emek sarfeden insanlara? Yazık değil mi, mesleğinin hakkını kelle koltukta verme gayretinde olan, olayların içine balıklama dalan gazetecilere?"
***
Bence yazık.
***
Ama benim "yazık" demem sorunu çözmüyor.
***
Bu memleketin gerçek gazetecilerinin, medya yöneticilerinin ve hatta kamuoyunun da "yazık" deyip, işin üstüne gitmesi, ya da "çakma" gazetecilere, "sonradan olmalara" sırt dönmeleri gerekiyor.
***
Eğer böyle olur, birlik ve beraberlik sağlanır, ayrık otları da temizlenirse, Erzurum Medyası gerçek kimliğine bürünür.
Dolayısıyla kazanan Erzurum olur.
***
Yoksa...
Sen ağa, ben ağa!
İnekleri de sağan, yıllardan beri sağıyor zaten.