Medeni Olmak Zorundayız; Başka Seçenek Yok!

Kör bağlılık: Bir kişiyi ilah gibi görmek, sorgulamayı yok eder. Sorgulanmayacak sadece Tanrı’dır! (Bana göre)

Medeni olmak, insanın kendini bilmesiyle başlar. Her şeyi bilmediğini, en iyi bildiği konuda bile yanılma payı olduğunu kabul eden insan medenidir. Zanla hüküm vermez, iftira etmez, yalan söylemez. Yere düşenin üstüne basmaz, yardım elini uzatır. Hakkına razı olur, torpil ve rüşvet, tanıdık aramaz. Ailesine, vatanına, hatta düşmanına karşı bile adaletli davranır. Başkasının hakkını kendi hakkı kadar savunur.

Medeni insan, farklılıkları kınamamakla ölçülür. Kimseyi dini inancı, mezhebi veya fikri için ötelemez; herkesin kendi düşüncesinde olması için zorlamaz. Nazik, kibar, dinlemeyi ve konuşmayı bilen, adap ve edep içinde meramını güzel bir dille anlatabilen insan medenidir. Kişisel bütünlüğü olan, özgüveni olan, haksızlık karşısında haklının yanında duran insan medeni insandır.

Liderlik ve Kör Bağlılık;

Oysa bir lidere tapınma derecesinde bağlanmak, onu tanrısal vasıflarla eşitlemek medenilik değildir. Aidiyet duygusunu özgürlüğün önüne koyan, “her şey onun sayesinde” diye düşünen çılgın bağlılık, insanı küçültür. Medeni insan, liderini de sorgular; çünkü bilir ki hakikat tek bir kişinin tekelinde değildir. Deleuze’ün dediği gibi: “Farklılık, tekrarın içinde bile kendini gösterir.” Medenilik, bu farklılığı kabul etmek, tek ses yerine çok sesliliği savunmaktır.

Günlük Hayat Örnekleri;

Bağıranlar, araçtan kafasını uzatarak el kol hareketi ile hakaret edenler, yaşlı genç hatır saymadan saldıranlar, büyük küçük bilmeyenler, şiddet gösteren ve şiddete sessiz kalanlar, cinayet işlemekten çekinmeyenler ve onları yargılamayanlar nasıl medeni olabilirler? Asıl sorulacak soru budur. Her bağırma denince aklıma Doğan Cüceloğlu’nun sözü geliyor: “Bağırmak havlamaktır.”

Medeni Olmamanın Yansımaları;

Medenilik, adalet, nezaket ve özgür iradeyle ölçülür. Fakat insanlık tarihinde sıkça görülen yanılgılar vardır:

• Kör bağlılık: Bir kişiyi ilah gibi görmek, sorgulamayı yok eder. Sorgulanmayacak sadece Tanrı’dır! (Bana göre)

• Adaletin zedelenmesi: Kanunları tartışmasız kabul etmek, kişilere göre adalet uygulamak, kanunlarda boşluk aramak, bulmak, uygulamak adaleti öldürür!

Aidiyetin sorgulanamaması: Cemaat veya tarikat aidiyeti özgürlüğün önüne koyulamaz! Aynı kafa yapısında tek düşüncede insan yetiştirmek; ilkelliğe hicret etmektir. Cips fabrikası gibi, hepsi birbiriyle aynı düşüncede olan insanlar; Allah’ın istediği ise okuyan, düşünen, aklını kullanan birey olmak!

Çeşitliliğin reddi: Dünya yüzbinlerce düşünür ve fikir üretmişken tek bir kişiyi mutlaklaştırmak, insanlığın zenginliğini görmezden gelmektir. Tam biat ise buz tutmuş çatı kenarında naylon ayakkabı ile yürümektir! Biat edilenin hata payı beşerdir, şaşar, kanununa tabiidir!

• Hakaret ve ötekileştirme: Farklı fikri düşman görmek, hakaret etmek, küçümsemek medeniliğin değil, barbarlığın göstergesidir.

Hepimiz bu cennet ülkemizde medeni olup uygarlaşmak için fikir üretmeli, çaba göstermeli ve hayatımızı medeni ve uygar olarak geçirmeliyiz. Özlenen vatan budur!

Vesselam!