banner550

Öyle insanlar, öyle siyasetçiler ve de öyle gazeteciler vardır ki; kırk çeşmeli, kırk hamamda kırklanarak tövbe etseler de omuzlarında taşıdıkları kirler temizlenmez.

Açıkça söyleyelim!

Bunların önde gelenleri; yani eroin, kokain gibi zehirlerle gençliği mahveden uyuşturucu baronları ve halkına yalan söyleyen siyasetçiler ve bunların ardından giden kendine gazeteci diyen yalakalardır.

Ve de birileri insanları zehirleyerek kasalarını doldururken, diğerleri de "amaca giden her yol mubahtır," yılanlı ve yalanlı dilleri ile halkını aldatanlardır.

Eğer, amacınız iyi ise, eğer amacınız toplumun ve kutsallığın yolunda ise, bu yol yalnız doğrulardan ve sevgiden geçer; yok, amacınız kötü ve yanlış ise, sizin yürüdüğünüz yol da elbet amacınıza benzer!

Günümüze uygun siyaset yaptığım falan yok!

Bu satırların yazarı, her zaman siyaseti, emek-sermaye çelişkisi çerçevesinde yapmıştır. Vatanseverlik ve vatan hainliği bağlamında herkes ahkâm kestiği için o konu biraz sulandırılmıştır.

Mesela, Mustafa Kemal Atatürk'e "hain," diyenler "vatansever" olmuş; Mustafa Kemal Atatürk'e "vatansever;" diyenler de "hain" olmuş!

Yani, "at izi, it izine karışmış," değil, bilerek ve isteyerek karıştırılmış.

Bunun için, kutsallar yine sulandırılarak kullanılmış, gerçekler inkâr edilerek iftiralarla toplum yönlendirilmeye çalışılmıştır.

Öyle ki bu vatanseverlik ve vatan hainliği "keşke Yunanlı kazansaydı," cümlesinin kurulmasına kadar gelmiştir.

Burada asıl mesele şudur!

Kim haindir, kim değildir!?

Kim cumhuriyet düşmanıdır, kim değildir!?

Bunun tek cevabı ise, benim her zaman söylediğim bir sözde karşılığını bulur. Evet, "olaylar insanların gerçek kişiliğini ortaya çıkarır!"

Söylemler, günün koşullarına göre ve riyakârlık kokan cümlelerle değişebilir; ama olayları ve eylemleri değiştiremezsiniz; çünkü, onlar gerçeğin ta kendisidir!

Hadi fikrimize dönelim.

Ve diyelim ki; kapitalizm bulunduğu coğrafyanın yapısını ve çatısını kullanarak kimi yerde hilal, kimi yerde haç; kimi yerde milliyetçilik, kimi yerde etnikçilik maskesini kullanarak kendini kabullendirir ve yaşatır. Önce tekelleşir, sonra tröst bir erkle sömürüye başlar.

Sömürdüğü kimdir?

Bulunduğu ve erki eline geçirdiği coğrafyadaki insanının emeği, bulunduğu coğrafyanın, suyu, toprağı, madeni ve umududur.

Bu yıllardır böyledir ve böyle gitmektedir.

Kapitalizm her zaman sermayenin yanında yer alarak, sermayenin sömürmesine ve semirmesine katkıda bulunmuştur. Bunun aksi zaten yapılarına ters düşer.

Kapitalizm ve bunların bukalemunları da gerektiğinde inançları kullanarak (ya haç takarlar ya da hacı olurlar) fikirlerini zikrederler!

24 Ocak kararlarını hayata geçirmek için, seksen darbesinin temelini gençleri birbirine kin ve nefretle; yalan ve iftira ile birbirlerine kırdırarak atarlar.

"Bu kış komünizm gelecek," ya da "irtica hortluyor," gibi iddialarla yerlerini ve fikirlerini pekiştirmeye çalıştıklarını bilenler bilir.

Bunun için cinayetler işlenir, bombalar patlar.

Canların gitmesi, cananların ağlaması onların umurunda değildir. Giden canlar, sonsuz uykudayken, kalan cananlar da derin uykuya devam eder!

Hal böyleyken, gün gelir ve yaşamışızdır o günleri de!

Vatan ve memleket sevdasını terk edilmez aşkı sayan ve "Sevdalınız komünisttir," diyen Nazım Hikmet'in şiirlerini kongrelerinde siyasi partilerin genel başkanları okur!

Demek ki asıl mesele vatan ve bayraktır, asıl mesele bağımsızlık ve emperyalizme karşı duruştur.

E, mesele bu ise!

Bu eziyet niye ki!

Kim yalan söylüyor, kim maskeli acaba!

Maskeleri çıkarın, desek, bizim de adımız komüniste çıkar; ki biliriz bu topraklarda gerçekleri söyleyenler pek sevilmez!

Olsun!

Sevdalınız, bağımsız Türkiye'den, emekten yana ve sömürüye karşı biri işte!

Fikri, fikrim olanlar yalnız değilsiniz, demek için bu kadar kelam eyledik bilesiniz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.