Kilitli Kulaklar, Kinli Bakışlar, Bilgi ve Delile Direnen Cehalet!

“İnan sana değil kastım, cahille sohbeti kestim.” Aşık Veysel.

İnsanlığın en kadim savaşı, ezberletilmiş doğrularla çıplak hakikat arasındadır. Çocukken kulağımıza "Yoğurt beyazdır" diye fısıldarlar. Peki, gerçekten öyle midir? Yoksa bu, yüzyıllık bir varsayım mıdır?

Belki de yoğurdun akı, yumurtanın çiğ sarısına benzememek için bir asalet inadıyla karalara büründü. Güneşin altında saydam bir aynadır yoğurt; gölgede grileşir, ışık çekildiğinde ise kırgın bir akşamüstü gibi gönülsüz bir kızıla bürünür. İşte cehalet burada başlar: Yoğurdu sadece tabaktaki beyazlıktan ibaret sanıp onun saydamlığını, grisini ve kızıllığını reddetmektir cahillik. Cahil tek renge biat eder; bilge ise her şeyin izafi olduğunu bilendir.

İmam Gazali, (Gazali’nin dini görüşlerine, rivayete dayalı olduğu için katılmam), bu sarsılmaz duvarı özetler: "Bir delille kırk âlimi yendim, kırk delille bir cahili yenemedim." Çünkü cahilin doğruları akıl yürütme değil, "duyumdur". Onlar, kitleleri idare eden uyanıkların köleleridir. Önlerine delil getirseniz bile liderperestliklerini yenemezsiniz. Bazen insan haddini aşarak bir cahile delil gösterme gafletine düşer de o gözlerdeki saf kini okur. Kulaklar önyargıyla kilitlidir çünkü, zihnine ulaşmazsınız. İşte o nefret, kara cehaletin ön habercisidir.

Bu kara örtüyü kaldırmak için en çok dertlenenler ise yine sazın teline vuran bilgeler olmuştur.

Nesimi, onu anlamayıp derisini yüzmeye kalkan o nefret dolu cahilliğe haykırır: "Cahilin nutku haraptır, arı söz gerçeklerin nutkundadır." Şekle takılan cahil, önyargı kilidi yüzünden her şeyi yakıp yıkmak ister. Bu asırlardan gelen bir hastalıktır.

Erzurum dağlarından kopup gelen Âşık Sümmanî, bu had bilmezliği uyarır: "Cahil ile çıkma yola, başına getirir bela." Cahille yola çıkan sadece kendi gözyaşını biriktirir.

Âşık Veysel ise diplomalı cehalete parmak basar: "Cahil okur amma âlim olamaz, kâmillik ilmini herkes bilemez." Okumak, birilerinin kölesi olmayı engellemiyorsa o bilgi sadece bir maskedir.

İnsan kendini bilmek, tanımak zorundadır. Kendini bildiğinde açılır belki kara örtüler. Dünya döner, cehalet o gözlerdeki kinle hep aynı kalır.

Çok bildiğini sananlar, çok okuyup hala kendini tanımayanlar ve derinlikleri anlayamayanlar için çok güzel bir atasözümüz vardır; “Okursun, cehalet gider, gider ama eşeklik baki kalır”!

Yazıyı yine Âşık Veysel’le bitirelim: “İnan sana değil kastım, cahille sohbeti kestim.”
Vesselam!

------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mor sümbüllü bahçemde sakladığım aforizmalardan; “

“İnsanın her gün yaptığı en iyi şey, intihar etmemeye karar vermektir”. Albert Camus

“Mutluluk bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür”.

Albert Camus