banner550

Salgın öncesi, bir çok televizyonun sağlık proğramlarının ekran yüzü olan Prof Dr Canan Karatay hoca hanımı göremeyişimizi bizde yeni farkettik,

Salgın gündemi ile hemen hemen her gün proğramlara konuk olan Tıp uzmanlarının, belki de dünyada ki bütün korona virüsleri toplasan yekününün 1 gr bile etmediği bir cüsse karşısında tün dünya tıp eğitiminin ezberini bozduğu bir çaresizlik içerisinde onlar anlatıyor biz ise dinliyoruz...

Merak ettim araştırdım, hoca hanımın ilerleyen yaşı itibari ile yaşlı nüfus kıyımının kurbanı mı olmuştu diye hamdolsun hayattaymış lakin ne hikmetse galiba ambargo yemiş:))

Şüphesiz korona kadar insafsız olmamakla birlikte, hoca hanımda onun gibi dünyadaki ilaç endüstrisinin kölesi ve oyuncağı olmuş tıp bilmi ve eğitimi ve ilaç endüstrisi hakkında ezber bozan açıklamaları ile..

Aslında koronadan daha tehlikeli ve hain olan ve ürettikleri ilaçlar ile kısa vadede hastalıkların belirtilerini hafifleten, öteleyen kısmen geçiren, lakin uzun vadede insanlığı öldürücü kronik rahatsızlıklara mahkum edip,

Aslında bir taraftan koronaya atfedilen nüfus planlamıcılık rolünü asırlardır üstelenip, diğer taraftan bir çok ülkenin sağlık ve ilaç ihtiyaçları üzerinden ekonomilerine ipotek koyanların tekerine çomak sokan ezber bozan açıklamalarından dolayı,

Anlaşılan canan hoca hanım, küreselcilerin kontrolünde olan uluslararası ilaç sektörlerinin, her ülkede sübvanse ve finanse ettiği popüler yayın organları ve programcılardan çok fena tard yemiş..

Aslında toplamı belkide 1 gr bile etmeyecek bir virüs, dünya sağlık, eğitim, ekonomik, yönetim vb beşeri sistemleri felç ve alt üst edip aslında bütün ezberleri bozmadı mı...

Yüz yıllardır biz bilim insanlarının, emeğini, üretimini, birikimini, eğitimini, ilmini alt üst etmedi mi...

Asırlardır Tıp eğitimi ve ilmi alan insanlarımız acaba bir Kanser, AIDS, Alzheimer, Çöl yak ateşi, Ailevi Akdeniz Ateşi, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi vb nice çaresiz hastalıklara

Ve yinebinlerce çaresi bulunamamış nadir hastalıklara, yine tansiyon, kolestrol, şeker gibi yüzlerce kronik öldürücü rahatsızlıklara çare bulamamış veya buldurulmamış..?

Lakin bu hastalıklar için, bir birine muadil küreselci ilaç şirketlerinin üretmiş olduğu milyarlarca ilaçlar bu hastalıkları tedavi etmiş mi, ortadan kaldırmış mı yoksa ;

Hastalıkların belirtilerini geçiştirmiş, ötelemiş, tesirlerini azaltıp belki de kronik boyuta ulaşmasına vesile olmuş kontrollü nüfus kontrolünü ve kıyımını insanlığın kendi kesesinden pekte güzel uygulamış mı..

Akabinde, ortaya çıkan ölümlerde ise, takdir, mukadderat, tıbben her yolu denedik buraya kadarmış, son nefes takdiri ilahiye yükleyip sorumluluğu Yaratıcıya attırmış mılar...

Her neyse Küreselcilerin, belki sayfalarında bile kaleme aldığımız bu paylaşımdan dolayı tad yeme ihtimalini de dikkate alarak :))

Uzun lafın kısası, bu emperyalizmin kıskacı, belirsizliği, basiretsizliği karşısında galiba en doğrusu hasta olmamak , mümkünse ilaca ihtiyaç duymamak üzere sosyal ve beşeri yaşantımızı tanzim edebilmek..

Ülkelerin kişi başına düşen gelirlerinin büyük bir oranını sarfettiği hastalıklar ve ilaçlar giderini asgari düzeye indirecek, sağlıklı toplum idealini davranışa ve yaşantıya dönüştürecek eğitim sistemi reformlarını tez elden gerçekleştirmesi,

Okul öncesi eğitim proğramlarından başlayıp, insanların ortalama ömür süreleri oranında eğitim proğramları, örgün ve yaygın öğretim kurumları tarafından sağlıklı toplum idealin stratejisi çerçevesinde, Koruyucu sağlık, sağlık okur yazarlığı, önleyici sağlık, rehabilitasyon, ilk yardım, beslenme, beden eğitimi ve spor gibi alan ve derslerin bütün öğretim proğramları ve kurumlarında niteliğinin ve niceliğinin artırılarak İnsana ve İnsan Sağlığına velhasıl eğitime kalıcı yatırımlar yapılmalıdır.

Bu arada bir de biz ezber bozalım mı.. Bizce Derdi kuluna veren de Allah” değildir.! Dermanı verecek olanda Allah değildir.! Derdi üretende insandır.! Dermanını arayıp, araştırıp bulması gerekende İnsandır.! Vesselam

#cananhocamsizinleyiz

Selam saygı dua…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.