İnsanlık adına gören haber versin!

Medeniyet Nasıldır, Nerededir, Kimler Medenidir? İnsanlık adına gören haber versin!

Bugün Şubat 2026 ve çocuk kayıpları, kadın cinayetleri, organ mafyası ve uyuşturucu ticareti sıradanlaştı. Cezaların hafifliği ve adaletin zayıflığı suçu teşvik ediyor. “Medeniyet” dediğimiz kavramın acı ironisi burada: İnsanlık ilerlediğini iddia ederken en temel değerlerini kaybediyor.

Medeniyet, insanlık tarihinde iki anlam taşır: Bir kavmin kültür ve yaşam biçimi ve bireyin ilkel hâlden ahlaki, toplumsal kurallarla gelişmiş sosyal insan hâline dönüşmesi. “Medenî insan” empati kurabilen, adalet duygusu taşıyan, demokratik düşünceye açık bireydir. Ancak tarih boyunca görkemli yapılar yükselirken adalet ve vicdan sıkça unutulmuştur. Gökdelenler dikildi, ama vicdanlar yıkıldı.

Bugün savaşların nedeni hâlâ para, toprak, din, ego ve hırs. Dünya suç dünyasına dönüşüyor; büyük balık küçük balığı yutuyor. Oysa insanoğlu bomba ve füze yerine faydalı icatlar yapamaz mı? Bir kesim silah ve teknolojide devleşirken dünyayı tehdit eder; bir kısmı da kaderci, çalışmaz, üretmez ama icatları kullanmayı sever ama icat ettiği neler vardır; derseniz, hiç?

Medeniyetin gerçek ölçüsü taş binalarda değil, kalplerde yükselir. Eğer empati, adalet ve ahlak yoksa, medeniyet sadece bir isimden ibarettir. Geleceğe bırakacağımız iz ya vicdansız bir güç gösterisi ya da insanlığın ortak değerlerini yükselten bir miras olacaktır.

Tek seçeneğimiz ise; medenileşmek için herkesin mutlaka kendi iç dünyasında ve çevresinde bir şeyler yapmasıdır. Düşünür, yazar, ressam, şair, öğretmen, akademisyen, medya, sosyal medyada her şahıs medenileşmek için savaş verecek!

Zar atacak, bekleyecek veya her zamanki hastalığımız olan umursamama gibi lüksümüz yok!