Cevap Hürmüz’de… Siyonist İsrail’in aklına uyarak, İran’a saldıran Evanjelist ABD, İran’da adeta gübreye saplandı. Çırpındıkça daha çok tezeğe batan ABD ve İsrail’in hedefi Hürmüz..! İran ise antrenmanlı.
Yakın komşumuz İran, emperyalist işgalcilere karşı milli mücadele verirken, ne yazık tüm dünyada bedel ödüyor. Her gün artan petrol fiyatları, her şeyi etkilediği gibi otu da yemi de gübreyi de etkiliyor. Çünkü, o samanı da, yemi de, gübreyi de dışarıdan alıyoruz. En büyük tedarikçilerden biri Umman… Erzurum’a gelmesi için Hürmüz Boğazı’nı geçmesi gerekiyor. Orada bir aksama oldu mu, etkisi Erzurum’u da Anadolu’yu da etkiliyor. Gübre fiyatları yüzde 50’nin üzerinde arttı. Gübre pahalanırsa ne olur? Ot zayıf çıkar. Verim azalır. Saman pahalanır. Yem bulunmaz.
Sonrası daha ağırdır. Köylü hayvanını erkenden elden çıkarır. Ahır boşalır. Süt azalır. Et pahalanır. Yani mesele sadece üretici değil… Şehirde yaşayan da hemen her gün bir semtte açılan Erzurum büyükşehir belediyesinin halk pazarında bunun bedelini öder. Zaten Kurban Bayramı yaklaşıyor. Şimdiden herkeste aynı soru; “Bu sene kurban kaça olur?” Yem pahalıysa, saman pahalıysa, gübre pahalıysa… O kurbanlık da hiç ucuz olmaz. Vatandaş pazara gidince fiyatı görünce şaşıracak. Üreticiye sorunca o da diyecek ki; “Ben de bu maliyetle zor ayakta duruyorum.”
Erzurum’un gerçeği bellidir. Kış uzun, masraf ağır, hazırlık mecburi. Yazın eksik bıraktığını kışın telafi edemezsin. Hürmüz’de sürekli artan fiyatlar herkesi kara kara düşündürüyor. “Bu maliyetle bu iş nasıl yürüyecek?” Ne yazık ki yıllar önce ülkemizin gübre tesisleri satıldı. Bugün özel sektör maliyet artınca üretimi durdurabiliyor. Peki Erzurum’daki üretici ne yapsın?
Ne güçlü bir destek var, ne alternatif var, ne de güven verecek bir plan. Kağıt üstünde kanun var ama sahada karşılığı yok. Verilen destekle burada ne saman çıkar, ne yem olur. Bu şartlarda “Hayvan elde tutulur mu?” Hadi bir şeklide tutuldu “Bu iş döner mi?”. Çünkü herkes biliyor… Bu iş bir kere bırakılırsa, geri dönüşü kolay olmaz. Köy boşalır, üretici tüketime geçer. Fiyatların önünde kimse duramaz.
İşin en acı tarafı da şu; Bir zamanlar tezeği bile kıymetli olan Erzurum’da, bugün tezekte bile dışa bağımlıyız. İthal ediyoruz. İran’ın Hürmüz’ü bir gerçeği ortaya çıkardı. Sorun sadece dışarıda değil. Sorun, Erzurum’daki üreticinin dışarıya bağlanmış olmasında. Bugün samanın fiyatına bakıyoruz… Yarın kurban pazarında etiketlere bakacağız. Ama asıl üzücü olan Anadolu çiftçisi, bu memlekette üretim yapan insan, kendi toprağında ayakta kalabilecek mi?
Çünkü, Hayvanı ayakta tutamayan, bu işi de bu memlekette tutamaz..!