Şiddet hayatı yaşanmaz hale sokan talihsiz, alçakça, zalimane, adaletli olmayan bir eylemdir. Kuvvetli olanın, zayıfa, masuma, mazluma uyguladığı adi, insanlık ayıbı, utanç verici bir davranıştır.

Şiddet uygulayan bir insanın masum bir insan olduğunu, akıl sağlığının yerinde olduğunu, hatta insan olduğunu söylemek yanlıştır. Şiddet göstereni haklı görmek, ona destek olmak şiddeti uygulayan kadar şiddete destek vermektir.

Şiddetin iki ayağı vardır, şiddet görenler, şiddeti uygulayanlar. Şiddet gösterenler yalnız değillerdir, genelde aileleri de onlara hak ve destek verirler, ailelerinden destek göremeseler, aileleri şiddet gösterenin arkasında taraf olmasa, şiddet bu boyutlara tırmanamazdı.

Şiddet ikiye ayrılır. Fiziksel şiddet; dayak, işkence, aletle yaralama, silahla vurma! İkinci manevi şiddettir; hakaret, küfür, aşağılama, aç bırakma, hareketlerin ve eylemlerin kısıtlanması, doğal hakların yasaklanması, birey olmanın verdiği haklardan mahrum bırakma, birey olarak düşüncelerinin ifade edilmesine izin verilmeme, inanç yönünden karşı tarafın kendi inançlarının gereğine uyulması için yapılan baskı şiddettir.

“Şiddet, yetersiz insanın son sığınağıdır”. İsaac Asimov.

Şiddeti uygulayanların psikolojik analizlerini elbette uzmanlar yapmışlardır! Uzman görüşlerinde önemli ana başlıklar; aşağılık duygusu, kişilik kırılmaları, çocukluğunda aileden şiddet görmek veya şiddet uygulanan bir aileden yetişmek, psikopatlık geni taşımak, asosyal kişilik, yüksek ego, öfke duygusu kontrol bozukluğu gibi bozukluklar başlıca şiddet yapanların ortak özelliğini taşımaktadır.

Şiddet uygulayanların önemli bir ortak noktaları sevgisizliktir, sevgileri ya yoktur, ya sahtedir. Sevgi üretemezler. Hayatları başkaları için tehdit olmak veya tehdit etmekle sınırlıdır. Şiddet uygulamasına engel olan herkes onlar için düşmandır.

Şiddeti önlemek için devletin üzerine iki büyük sorumluluk düşmektedir. Birincisi, şiddet uygulayanlara eğitim vermek, tedavi etmek ve sosyal hakların bütününden soyutlamadan başlayan caydırıcı ciddi ceza tedbirleri almak ve uygulamaktır. Sosyal haklar; ehliyetini iptal etmek mesela! Özel kliniklerde psikolojik destek tedavileri aldırılmalıdır. (Tedavi masraflarının şiddet gösterenin kendi bütçesinden ödemesi) Psikolojik destek sonunda; toplumda yaşamasında sakınca yoktur gibi bir belge ile sosyal haklarına yeniden kavuşabilir. Aileden uzaklaştırma yanında hiçbir sosyal tesise, devlet dairelerine sokulmaması gibi tedbirler caydırıcı olabilir.

Devletin yeter ki şiddet konusunda ciddi tedbir alma ve önleme gibi bir isteği, hedefi ve kararı olsun; önler! Devlet çözmek isterse o zaman şiddet daha kolay önlenebilir. Ve devlet şiddeti acil çözülmesi gereken işlerin başına koyması bir devlet sorumluluğudur. Seçip gönderdiğimiz milletvekillerimiz de bu işlerin yapılmasını gündemlerine almalılar ve bu konuda ciddi çalışmalara başlamalıdırlar artık!

Şiddetin çözümünde devletten sonra gelen kurum; şiddet uygulayanın ailesi, yakınlarıdır. Aile, şiddet uygulayan şahsa destek vermemeli ve yaptığının insanlık dışı bir suç olduğunu anlatmalıdır.

Medeni, çağdaş, siyahtan beyaza yelken açmaya yakın insanlarda şiddet ve şiddete destek verilip hoş görülemez.

Şiddet ister insana, ister hayvana, doğaya olsun; bir insanlık suçu bir insanlık ayıbıdır.

“Bir ülkede kadınlar ve çocuklar şiddet görüyor, öldürülüyorlarsa o ülkenin geleceği de ölüyordur”. Sebuhi Quluzade.

Kitap okumayanlar, okuduğu kitabı anlayamayanlar, aydınlanamazlar, aydınlanamayanlar ne şiddetin anlamını, ne çözümünün nasıl olacağını ne de hayattan kovulmasının aciliyetini ve gereğini anlayamazlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.