Erzurum nasıl kalkınır, Erzurum yaşadığı sorun ve sıkıntılardan nasıl kurtulur ve Erzurumlu, çok daha rahat bir yaşam standardına nasıl kavuşur?
***
İster siyasetçisi olsun şehrin, ister işadamı ya da bürokratı…
***
Hemen herkesin ve her kesimden insanın çok uzun zamandan beri cevabını aradığı sorulardır bunlar.
***
Aslında Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok!
***
Bize benzeyen, ama bizden fersah fersah önde bulunan, kalkınmasını gerçekleştirmiş, işsizlik sorununu çözmüş, yüksek yaşam standardı yakalamış iller var…
***
Onlara bakmak ve yaptıklarını tekrar etmek yeterli!
***
İster ekonomik, ister sosyal alanda kalkınma hedeflensin!
Biliyoruz ki her alanın kendine özgü kuralları, yerine mutlak getirilmesi gereken şartları, yani “olmazsa olmazları” var.
***
Hayat aslında bir oyundan ibaret!
***
Oyunu kazanmanın ve başarılı olmanın yolu da “oyunu kuralına göre oynamak”tan geçiyor.
***
Hep yazıyorum, hep söylüyorum…
Yazmaya ve söylemeye inatla devam edeceğim:
Erzurum farklı, farklılıkları farkedilmesi gereken ayrıcalıklı bir şehir.
***
İşte bu farklılığı farkeden “ender” insanlardan birisi Zafer Ergüney.
***
Zafer Ergüney’i biz daha çok Erzurum Organize Sanayi Bölgesi Başkanı olarak biliyor ve tanıyoruz.
***
Zafer Bey, aynı zamanda iyi, uzağı görebilen bir işadamı ve yatırımcı.
***
Hani işini iyi bilenler için, “sinekten bile yağ çıkartır” derler ya!
Ergüney de o missal, dikkatli bakmış çevreye, gözlemlemiş yapılanları ve farketmiş ışığı enerjiye dönüştürenlerin maharetini.
Dolayısıyla Başkan, büyük bir cesaretle sıvamış kolları.
***
Çoğumuzun “Aras akar Türk bakar” diye bildiği bir tekerlememiz var.
***
Meğer sadece boşa akıp giden sularımız değilmiş.
***
Güneşin ışığı da en az su kadar değerli, Allah’ın bize, bu şehre bahşettiği değerlerden birisiymiş de, farkında değilmişiz.
***
Ama şimdi farkındayız!
***
Zafer Ergüney, 2002 yılında Almanya’ya yaptığı bir gezi sırasında tanışmış güneş enerji sistemleriyle ve “Biz bu sistemi Erzurum’a da kurabiliriz” diye düşünmüş.
***
Yaklaşık 8 yıl sonra, yani 2010’da, hukuki anlamda gerekli düzenlemeler yapılıp, tıkanıklıklar da açılınca, ilk adım önce “şehir merkezi”nde atılmış!
***
Adnan Menderes Caddesi üzerindeki işyerinin çatısına paneller yerleştiren ve elektrik üreten Ergüney, ummadığı bir başarı yakalayınca, yatırım yapmaya karar vermiş ve Pasinler’e bağlı Çöğender Köyü (mahallesi) sınırlarında, tarıma hiç de elverişli olmayan bir taşlık araziyi 30 yıllığına kiralayarak yatırıma girişmiş.
***
Derken, Çöğender’in kayalıkları arasında, 1 milyon Euro’luk harcama sonrasında, gözalıcı bir “güneş tarlası” çıkmış ortaya.
***
Geçtiğimiz hafta basına gösterdi Başkan yaptığı yatırımı.
***
O gün için davete icap edememiştim.
***
Sonraki günlerde Zafer Bey ile Çöğender’e birlikte gittik, “güneş tarlaları”nı beraber dolaştık.
***
Organize’nin Başkanı, müthiş bir organizasyonun altına imza atmış ve her biri “güneş ışığını paraya çeviren” tam 4 bin panel yerleştirmiş kayalıklar arasına.
***
Hani Pasinler’e hiç de yabancı olmlayan güneş çiçeği tarlaları’na inat, bir başka gün ışığı tarlası parlıyor şimdi Çöğender’in tepelerinde.
***
İnsan görünce hem gururlanıyor ve hem de “Hükümet, derelerimizi mahveden, doğayı tahrip eden HES projeleri yerine neden bu tür temiz ve de zararsız enerji sistemlerine öncelik tanınmıyor?” diye sormaktan alamıyor kendini.
***
Bundan yıllar önce Tortum’da “cesur yürek” bir kaymakamın girişimiyle seracılık çalışmaları başlatılmış, kısa zamanda önemli mesafeler alınmıştı.
***
Şimdi bir cesur yürek daha çıkmış ortaya…
***
O da “bedava” bahşedilen gün ışığına dikkat çekiyor, kendini ve yaptığı yatırımı örnek gösteriyor, dolayısıyla haykırarak sermaye sahiplerini “Gelin Erzurum’a, güneş tarlaları oluşturun” diye davet ediyor.
***
Bu davet çok cazip, kesinlikle reddedilmemesi gereken bir davet.
***
Parası olan, yatırım düşünen kim varsa…
***
Derimki;
Erzurum’un dağlarında gün ışığı ekip, para biçmek çok kolay.
***
Ben, Zafer Ergüney’in güneş tarlalarını görünce anladım işin güzelliğini.
***
Güneş doğuyor, kumbaraya anında peşin para akıyor.
Hem de çek riski, senet sıkıntısı, müşteri yokluğu filan olmadan.
***
İş o kadar kolay ve de tatlı.
***
Ne demeli: