ÇOCUKLARIMIZ…

Bir akşamüstü gün batımı elimde kameram ve fotoğraf makinem, Erzurum’un tarihi eserlerinden Çifte Minareleri ve Üç Kümbetleri gezmek ve oraları fotoğraflamak için yola koyuldum.

Kameramla kayıt yaparken birden üç, dört çocuğun “hello” diyerek bana doğru yaklaştıklarını fark ettim. Merhaba çocuklar dediğimde, çocuklar masumane bir ifadeyle aaa! “abla siz turist değil misiniz?” diyerek gülümsediler ve buranın tarihini size anlatabilir miyiz diyerek heyecanla evet dememi beklediler. Onlar o kadar şirin o kadar sevimli çocuklardı ki kırmak mümkün değildi. Heyecanla dinlemeye başladım. Anlatımları bitince onlarla muhabbete devam ettim ve aralarından bir tanesinin ismi aklımda kaldığı kadarıyla Erkan’dı. Çok zeki olduğu gözlerinden belliydi. Erkan niçin çalışma ihtiyacı duyuyorsun dediğimde, tatil günleri para kazanmak için gelip burada turistlere Erzurum’un tarihini anlattığını söyledi. Sohbetimiz esnasında günde 5-10 TL arasında para kazandığını ve o parayı da annesine teslim ettiğini, ayrıca babasının da işsiz olduğunu öğrendim. İşte o güzelim, zeki, masum çocuklar beni böyle derinden etkilemişti. Onun için ikinci yazımda bu çocukları yazmaya karar verdim.

***

Çifte Minareleri gezip fotoğrafladıktan sonra hemen yakınında bulunan Üç Kümbetlere geçiyorum. Üç Kümbetlere geçerken yol kenarlarında kendi kaderlerine terk edilmiş, yıllara meydan okurcasına ayakta durmaya çalışan, o güzelim tarihi Erzurum evlerinin de ihtişamlı duruşlarını görebiliyorsunuz. Üç Kümbetlere geçerken yanıma yine o sevimli çocuklara benzer başka çocuklar geliyor. Bu kez de onlar Üç Kümbetlerin tarihçesini anlatmaya başladılar. Anlatırken sanki kasetten dinler gibi dinliyorum onları. İyice ezberlemişler tarihini buraların. Onları öpüyorum ve tebrik ediyorum. Ne kadar güzel değil mi? Bu yaşta tarihimizi öğrenmeleri. Onlara bu tarihçeleri öğretenleri de kutluyorum.

Aslında hepsi birer oyun çocuğu, bu saatlerde hepsinin oyunda olmaları gerekmez miydi? Ama buralar onların hem oyun bahçesi, hem de üç beş kuruş kazanç kapısı olmuş. Hayatlarını kazanmayı bu yaşlarda öğrenmeye başlamışlar. Babaları işsiz çocuklar eve ekmek parası kazanmaya çalışıyorlar. Ne acı değil mi? Doğru mu orasını siz değerli okurlarıma bırakıyorum.

Erzurum’un tarihi ve turistik yerlerini gezmeye ve ileriki yazılarımda sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Saygılarımla…