Avamın Gözünde Kara Gözlük; Seyreder Alemi!

"İdeoloji, gözümüzün önündekini perdeleyen görünmez bir gözlüktür." Slavoj Zizek.

"En zoru, gözünün önündekini görebilmektir" der Heidegger. Avam görmüyor değil, görmek istemiyor. Çünkü gözlerine bir gözlük takılmış, Zizek'in dediği o görünmez gözlük. Avam, o gözlüğü kendi gözü sanır; oysa o göz hiç kendisinin olmamıştır, ona verilmiştir.

Avamın derdi cehaleti değildir. Cehalet öğrenilir, biter. Avamın derdi düşünememektir. Beyni kendine ait değildir; bağlı olduğu liderin, partinin, cemaatin sesiyle çalışır. Düşünmez, sadece duyar.

Karanlıktan aydınlığa tek adımda geçilmez. Önce koyu gri, sonra açık gri, sonra aydınlık gelir. Avam bu geçiş koridoruna girer ama orada nefesi kesilir. Ne karanlıkta rahattır artık ne aydınlığa cesareti vardır. Askıda kalır, her rüzgârda savrulur.

Jung, insanın görevinin kendi olmak, yani bireyleşmek olduğunu söyler. Avam bunu hiç başaramamıştır. Avam birey değildir. Kalabalığın içinde erimiş, kendi sesini kalabalığın sesiyle karıştırmıştır. Her ülkenin avamı birbirine benzer: rüzgârla savrulan bir ruh, menfaatle dağılan bir karakter.

Seçilmiş kimi isimler, ilkeyi çiğneyip partiden partiye geçer; avam yine alkışlar. Çünkü bağlılığı ilkeye değil, sesedir. Dün suçlulara idam isteyen aynı kalabalık, bugün affa alkış tutar. Bunu şiirle süsleyen "akıl daneler” bile çıkar. Bunlar menfaatle satılmış yüreklerdir, düşünceye ihtiyaç duymazlar, bile bile lades olma durumu çıkarlarıyla doğru orantılıdır.

Filistin'in yıkımına ağlayan aynı göz, o yıkımı besleyenin bir bakarsınız kolunda, dostluklarını kutluyor, avam da alkış tutuyor(!). Çünkü avamın gözü vicdanına değil, kalabalığın nabzına bakar.

Avamla anlaşmak için iletişimin altın kuralı dinlemektir, siz konuşurken o sizi dinlemez, size vereceği ezber cevabı düşünüyordur! Ve kelimelerin anlamı hakkında bilgisizdir, terminolojinin anlamını bilmez! Bir arkadaşımla Marx hakkında konuşuyorduk, ona Marks’ın felsefesini sordum, iki kelime edemedi ama bu arkadaş Marks’ın felsefesiyle mücadeleye ömür adadığını söylemişti!

Avamın hastalığı budur: görmemeyi seçmektir. Bu seçim onu aydınlığa değil, sonsuz bir koridora hapseder. Bedelini düşünenler, aydınlar ve aydınlanmak için gride ilerlemeye çalışanlar öderler!

Vesselam!

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mor sümbüllü sokağın bahçesinde sakladığım aforizmalardan; "Her şey bittiğinde geriye kalan karakterinizdir". Goethe.

"Tıpkı ölmeye hazır olan kişi gibi, gülmeye cesareti olan da dünyanın efendisidir". Leopardı.