DOĞUTÜRK

MESELELERE VİCDAN TERAZİSİYLE BAKACAĞIZ

Siyaset

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan Erzurum'da "Biz hiçbir zaman vicdanı kurumuş bir millet olmadık. Allah'ın izniyle de küresel meselelere hep vicdan terazisiyle bakmaya devam edeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Erzurum işgal edildiğinde, İstanbul işgal edildiğinde tarafsız kalmayan kardeşlerimizin şimdi başı dara düştüğünde biz tarafsız olamayız. Bu nankörlüktür. Bu tarihin, kimliğin inkarıdır. Dengeler adına hareket edenler hakkı unuturlar, vicdanı unuturlar. Biz hiçbir zaman vicdanı kurumuş bir millet olmadık. Allah'ın izniyle de küresel meselelere hep vicdan terazisiyle bakmaya devam edeceğiz" dedi.
Başbakan Erdoğan, Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından bir otelde düzenlenen iftar programında konuştu.
CHP'nin, 2007'de hem Meclis'in cumhurbaşkanı seçmesine engel olduğunu hem de anayasa değişikliğine 'Hayır' dediğini ifade eden Erdoğan, bu partinin Gazi Mustafa Kemal'in hayata gözlerini yumduğu 10 Kasım 1938'den itibaren her zaman vesayetin, statükonun ve darbelerin yanında yer aldığını söyledi. Erdoğan, CHP'nin 2007'de tarihi misyonunu gösterdiğini, şu anda da bu misyonuyla hareket ettiğini belirterek şunları kaydetti:
"Değerli kardeşlerim, bütün bunlara rağmen biz kararlı bir şekilde sizinle yürüdük, sizinle yürüme devam ediyoruz. Çünkü biz statükonun karşısındayız. Statükoyla beraber olmadık, olmayacağız. MHP tarihini, misyonunu inkar edip, kendisine gönül verenlerin hissiyatını yok sayarak maalesef CHP'nin yedekliğini, vagonluğunu yapıyor. 10 Ağustos'ta inanıyorum ki CHP seçmeni partisine olan tepkisini ortaya koyacak, inşallah MHP seçmeni de aynı şekilde tepkisini ortaya koyacak ve inanıyorum ki kendilerine gerçek manada cumhurbaşkanlığı hizmetini verecek Erdoğan'a gerekli desteği verecektir. 10 Ağustos'ta sadece AK Parti'ye gönül verenler değil, inşallah CHP, MHP, HDP olmak üzere tüm siyasi partilerden kardeşlerimizin milli iradeye, milli güce, 2023 hedeflerine oy vereceğini biliyorum.
İnşallah halkımızın takdiriyle cumhurbaşkanı seçilmemiz, hükümetimizin ve partimizin politikalarında hiçbir değişikliğe yol açmayacak. AK Parti isimler üzerinden değil, köklü bir dava üzerinden giden bir partidir, böyle bir harekettir. Biz ilkelerin partisiyiz, fanilerin değil. Çünkü baki olan davalar hiçbir zaman faniler üzerinde yükselmez. Oradan fani, tam aksine nemalanır. Manen hazzını oradan alır. Türkiye'yi büyütecek her politika AK Parti'nin olduğu kadar, hükümetin ve elbette cumhurbaşkanının politikası olacaktır. Hiçbir iş yarım kalamayacak, hiçbir yatırım, hiçbir temel kendi haline terk edilmeyecek. Başladığımız tüm işleri tüm kararlılıkla daha hızlı bir şekilde tamamlayacak, yeni yatırımları, yeni projeleri hükümetimizle birlikte takip edeceğiz."
Çözüm süreci
Başbakan Erdoğan, çözüm sürecini aynı kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak "Terörün bittiği, ölümlerin ve gözyaşının sona erdiği, Türkiye'nin 77 milyon tam manasıyla kardeş olduğu bir iklimi oluşturmaya, bunun için mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet anlayışındaki kararlılıklarının devam edeceğini, bu konularda asla taviz vermeyeceklerini bildiren Erdoğan, ayrımcılığın, baskıların, zulmün, ret ve inkarın devam etmesine de göz yummayacaklarını bildirdi. Erdoğan, hedeflerinin 77 milyonun kardeşliği olduğunu, bunun için kararlılıkla çalışacaklarını dile getirdi.
Bayrağın onurunu asla çiğnetmeyeceklerini, milli birlikten asla taviz vermeyeceklerini, ayrımcılığın, baskıların, zulmün, ret ve inkarın devam etmesine de asla izin vermeyeceklerini kaydeden Erdoğan, cumhurbaşkanlığı makamına gelmesinin, paralel yapıyla mücadeleye engel olmayacağını aktardı. Başbakan Erdoğan, "Hangi arkadaşım başbakan ya da bakan olursa olsun, bu mücadele asla sekteye uğramaz. Çünkü bu ulusal birliğimize bir ihanettir. Bu ihanete biz devam diyemeyiz. Bu ihaneti ne yapıp edip tasfiye edeceğiz ve bu işi Allah'ın izniyle çözeceğiz" ifadesini kullandı.
Dış politika
Dış politika konusunda her zaman hakkın, adaletin ve barışın yanında olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Bakın Erzurum işgal edildiğinde sadece Türkiye değil, bölgemizdeki tüm dost ve kardeş ülkeler endişelenmiş, çok yerde göz yaşları sel olarak akmıştı. Erzurum, mülk-ü İslam'ın kilidi olarak görülmüştür ve işgali herkesi üzmüştür. Bugün güçlü bir ülke olarak dost ve kardeşlerimize asla sırtımızı dönemeyiz. Tarih boyunca bize gösterilen ahde vefaya bigane kalamayız" diye konuştu.
Filistin'in davasının kendi davalarını olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çıkmış söylediği lafa bak, 'Filistin davasında tarafsız kalmalıyız' diyor. Şu hale bak. Bu ne büyük gaflettir. Bitaraf olan bertaraf olur bunu böyle biliniz. Hak vardır, batıl vardır. Ya hakkın yanında olacaksın, ya batılın. Efendim biz tarafsız oluruz diyemezsin. Ortada bir hak mücadelesi, bir batıl mücadelesi var. Tabii ki hakkın yanında yer alacaksın. Hakkın yanında yer alamıyorsan zaten bu milletle beraber yürümüyorsun demektir.
Çok açık söylüyorum: Mısır'daki mağdurların davası bizim davamızdır. Libya'daki mağdurların davası bizim davamızdır. Irak'taki mağdurların davası bizim davasıdır. Suriye'deki mağdurların, mazlumların davası bizim davamızdır. Myanmar'daki, Pattani'deki mazlumların davası bizim davamızdır. Biz bunlara duyarsız kalamayız. Biz, Açe'ye donanma gönderen bir ecdadın torunlarıyız. Biz zulme uğrayan bir kabile var diye Hint Yarımadası'na donanma gönderen bir evladın torunlarıyız. Biz bunlara duyarsız kalamayız. Ama duyarsız kalanlar varsa ben inanıyorum ki kenti tarihinden biganedir, habersizdir. Biz o terbiyeyle yetişmedik. Kusura bakmasınlar. Bizim yetişme şeklimiz, tarzımız çok farklı. Zaten o ruh yoksa, o şuur yoksa, bu millete de bunların verebileceği hiçbir şey yoktur. Bunu da böyle bilmemiz lazım. Bizim tüylerimiz bu olaylar karşısında diken diken olmalıdır."
Cumhurbaşkanı adayı Başbakan Erdoğan, "Erzurum işgal edildiğinde, İstanbul işgal edildiğinde tarafsız kalmayan kardeşlerimizin şimdi başı dara düştüğünde biz tarafsız olamayız. Bu nankörlüktür. Bu tarihin, kimliğin inkarıdır. Dengeler adına hareket edenler hakkı unuturlar, vicdanı unuturlar. Biz hiçbir zaman vicdanı kurumuş bir millet olmadık. Allah'In izniyle de küresel meselelere hep vicdan terazisiyle bakmaya devam edeceğiz" dedi.
"Söz, karar, mühür sizde"
Milletin ferasetine ve basiretine her zaman inandıklarını, en zor zamanlarda millete gittiklerini, hakemliğine, takdirine başvurduklarını bildiren Erdoğan, bu yüzden dünya geri giderken Türkiye'nin ileriye gittiğini, bu yılın da ilk çeyreğinde Avrupa'da en iyi büyüme hızı yüzde 0,8 iken Türkiye'nin yüzde 4,3 ile büyümesini sürdürdüğünü anımsattı.
Göreve geldiklerinde 36 milyar dolar olan ihracatın 156 milyar dolara çıktığını, enflasyonun yüzde 30, faizin de yüzde 63'ten tek haneli rakamlara indiğini anlatan Erdoğan, aradaki farkların vatandaşın cebinde kaldığını söyledi. Erdoğan, "Eksikler tabii ki var, dünyanın her yerinde eksiklik var, olmayan yok. Ama biz o eksikleri gidere gidere şu anda bir yere geliyoruz. İnşallah milletin kararına, Allah'ın kararına inanmış kadro olarak biz inanıyorum ki 10 Ağustos'ta sizin vereceğiniz kararla farklı türkiye'yi inşa etmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Vatandaşlardan 10 Ağustos'ta oylarını kullanmalarını, sandığın namusuna sahip çıkmalarını isteyen Erdoğan, şunları söyledi:
"Ben şimdiden 10 Ağustos için hayırlı, mübarek olsun diyorum. Söz, karar, mühür sizde. Gelemeyenleri muhakkak sandığa getirin. Çünkü yeni Türkiye'nin cumhurbaşkanını seçeceksiniz. Onun için bu çok önemli. Ben Erzurum'dan büyük bir oy patlaması, rekor bekliyorum. Nasıl olsa kazanacağız diye rehavete kapılmak yok. 10 Ağustos'a kadar bize tatil yok. Tatile gidenlerden eğer gittikleri yerde oy kullanamazlarsa evlerine dönüp oy kullanmalarını özellikle rica ediyorum. Çünkü tarih yazacaksınız. Ne diyeceksiniz biliyor musunuz bir gün, milletin cumhurbaşkanını seçtiği gün ben de oyumu gidip kullandım diyeceksiniz."

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.