DOĞUTÜRK

KURTULMUŞ: ERDOĞAN, 21 MAYIS'TA AK PARTİ'NİN GENEL BAŞKANI OLACAK

Siyaset

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, 21 Mayıs'ta gerçekleştirilecek olan AK Parti Kongresi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partinin genel başkanı olacağını açıkladı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Yüksek Seçim Kurulu'nun 27 Nisan'da halk oylaması kesin seçim sonuçlarını açıkladığını anımsatan Kurtulmuş, Türkiye'de yeni yönetim modelinin kabul edilmesiyle bir adım daha atıldığını belirtti.

Bundan sonra hızlı bir şekilde bu yeni yönetim sisteminin gerektirdiği uyum yasalarıyla ilgili adımları atacaklarını ifade eden Kurtulmuş, "Daha önce de ifade edildiği gibi TBMM'de uyum yasalarının çıkartılması sürecinde Meclis'teki partilerle sıkı bir işbirliği ve diyalog halinde Türkiye'nin hayrına olacak bu yeni yönetim modelinin gerektirmiş olduğu bütün bu uyum yasalarını en güzel şekilde konsensüs içinde çıkarabilmek için gayret etmek istiyoruz. Bu bakımdan bütün partilere kapımızın açık olduğunu ifade etmek isterim." diye konuştu.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN AK PARTİ'YE DÖNÜŞÜ

Kurtulmuş, yeni dönemin ortaya koyduğu en önemli gelişmelerden birisinin de cumhurbaşkanlarının partisi ile olan ilişkilerinin kesilmemesi olduğunu anımsattı.

Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kurucusu ve doğal lideri olduğu AK Parti’ye geçişiyle ilgili sürecin başlatıldığını aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bugün önce AK Parti Merkez Yürütme Kurulu, daha sonra Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantılarının ardından alınan kararla bu süreç başlatılmıştır ve 21 Mayıs'ta AK Parti Kongresi'nin hazırlıkları için düğmeye basılmıştır. Öncelikle hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Cumhurbaşkanımızın partimizin genel başkanı olması bu adımların atılmasıyla gerçekleşecek. Yarın saat 13.00'te Sayın Cumhurbaşkanımızın öncelikle partiye yeniden üye olmasıyla ilgili bir toplantı yapılacak ve böylece bu süreç tamamlanmış olacaktır. Türkiye yeni yönetim modelinin gerektirdiği adımlardan birisini de atmış olacaktır. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımızın partiye dönüşü ve yapılacak kongrede genel başkan oluşuyla AK Parti kadrolarında büyük bir sinerjinin ortaya çıkacağını, AK Parti seçmenlerinin bu süreçte motive olacaklarını bir kez daha söylemek isterim."

"REVİZYON SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"

Bakanlar Kurulu öncesinde Başbakan Yıldırım'ın kabine üyelerini ve eşlerini ağırlamasının kulislerde farklı yorumlandığı belirtilerek, bu yemeğin kabine revizyonu beklentisinin sonucu olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin sorulması üzerine Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Hayır değerlendirilemez. Sayın Başbakanımız ilk sefer bakanlara eşleriyle birlikte yemek veriyor değil. Daha evvel farklı vesilelerle çok kez eşlerimizle birlikte bir araya geldik. Bir aile ortamı içinde, çok samimi sohbet ve dostluk ortamı içinde bu toplantılarda hep bir araya geldik. Bu akşam da böyle oldu. Son derece samimi, son derece içten bir aile sıcaklığı içinde bütün bakan arkadaşlarımız eşlerimizle birlikte bu toplantıda yer aldık. Siyasetin gerektiği durumlar ortaya çıktığında Bakanlar Kurulu revizyonu gündeme gelir ama bugün itibarıyla böyle bir revizyon söz konusu değildir."

"HAMAS'IN SİYASET BELGESİNİ İNCELEDİKTEN SONRA GÖRÜŞLERİMİZİ PAYLAŞIRIZ"

Kurtulmuş, Hamas'ın yeni siyaset belgesinin, Filistin sorununun çözümü açısından olumlu bir etkisinin olup olmayacağının sorulması üzerine, belgeyi henüz incelemediğini ve bu yüzden bir yorum yapmak istemediğini belirterek, "Ama genel olarak bizim görüşümüzün ne olduğu açıktır." dedi.

İsrail'in işgal ettiği topraklardan ve özellikle yeni yerleşimciler üzerinden, yeni işgalleri sürdürmesinden duyulan rahatsızlığı vurgulayan Kurtulmuş, İsrail'in BM kararlarına uyması gerektiğini, bölgede iki devletli bir çözümün yegane alternatif olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, özgür, bağımsız ve tam manasıyla egemen Filistin devletinin kurulmasının şart olduğunu ifade ederek, uluslararası barışın sağlanması bakımından, bunun en doğru yol olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, Hamas'ın siyaset belgesini inceledikten sonra görüşlerini daha detaylı paylaşabileceklerini bildirdi.

"MEŞRU GÜÇLER ÜZERİNDEN İTTİFAKLARINI GELİŞTİRMELİ"

"Türk Silahlı Kuvvetlerinin geçen hafta Karaçok ve Sincar'a düzenlediği hava harekatının ardından bölgede dikkat çekici gelişmeler oluyor. Bu çerçevede bazı ABD zırhlılarının YPG unsurlarıyla birlikte Türkiye sınırına çok yakın noktalarda bulunduğunu gördük. Bugün bölgeden, özellikle Afrin'den Rus askerlerinin oradaki varlığına ilişkin yeni iddialar da geldi. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Kurtulmuş, sınır dışında yapılan operasyonların Türkiye'nin milli güvenliğini koruması bakımından atması gereken adımlar olduğunu vurguladı.

"Türkiye 'laf olsun, oralarda bir operasyon yapmış olalım' diye bu operasyonları yapmıyor." diyen Kurtulmuş, Fırat Kalkanı Harekatı ve en son Suriye ile Irak kuzeyindeki bölgelere, PKK mevzilerine karşı yapılan operasyonların, hem Türkiye'nin sınır güvenliğini korumak hem de o bölgeden Türkiye'ye karşı gelebilecek terör örgütlerinin tehditlerini ortadan kaldırmak ve zorunlu olarak ulusal güvenliğin sağlanması için atılan adımlar olduğunu, herkesin de bunu böyle görmesi gerektiğini belirtti. Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Neredeyse terör örgütlerinin bir cenneti haline gelmiş olan bu bölgede Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya gibi dost ve müttefikimiz olan ülkelere de bir kere daha şu tavsiyede bulunuruz; Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğünü sağlamak bu bölgedeki siyasi geleceğin, bölge barışının en önemli unsurlarından birisidir. Bu bölgede, bu coğrafyada, ABD ve Rusya meşru güçler üzerinden ittifaklarını geliştirmek durumundadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, 80 milyonluk nüfusa sahip, bölgenin ekonomik ve siyasal istikrar sahibi neredeyse yegane ülkesi olan bir ülke olarak gerçekten dostlarımızın Türkiye'ye karşı zarar veren bu terör örgütleriyle görüntü vermesini hiç de içine sindirememekte, hiç de hoş karşılamamaktadır. Bunu çok açıkça ifade ediyoruz. Biz burada, bu bölgede ABD ve Rusya ile uzun dönemli, ortak ve bölge barışını kurmaya dönük yeni perspektifler geliştirmek üzerinde samimi olarak çalışmaya hazırız. Çeşitli toplantılarda da bu görüşlerimizi her iki tarafla da paylaşıyoruz. Dolayısıyla oradaki herhangi bir terör grubuyla ve hele hele Türkiye'ye karşı faaliyet içerisinde olan terör grubuyla dostlarımızın ve müttefiklerimizin görüntü vermesinin çok şık olmadığını, Türkiye'nin çok hoşuna giden bir durum olmadığını bir kez daha ifade etmek herhalde en doğru yoldur."

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.