DOĞUTÜRK
2017-01-07 11:28:39

Budapeşte Budapeşte, bir gün de böyle geçti işte!

Vedat REFAYELİ

vedatrefayeli@hotmail.com 07 Ocak 2017, 11:28

İster takım, ister ferdi sporlarda olsun. Sporda genel bir kaidedir. Ne kadar çok maç yaparsanız o kadar tecrübe kazanır ve o kadar başarı şansı yakalarsınız. Sanırım çoğunluğunu Erzurumlu sporcuların oluşturduğu sürat patencilerimiz de bugünlerde bunu yaşıyor.
Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen Kısa Sürat Paten yarışları dün başladı ve bizim sporcularımız hiç de azımsanmayacak bir başarıya imza attı. Herşeyden önce milli short trackcılarımızdan Burak Akar 1500 metre gen A erkeklerde rakiplerini geride bırakıp birinci olarak finale yükselirken bayanlarda da EYOF sporcularımızdan Sema Çirti, 500 metre yarışında 1 derece artış sağlayarak kendisinin en iyi derecesine ulaştı. Bu iki sporcumuzu kutlayanlar sadece bizler değil, diğer bazı ülke antrenör ve sporcuları da oldu. Burak bu başarısı karşısında son derece soğukkanlı olurken, Sema’nin heyecanı ise görülmeye değerdi. 50.2 olan derecesini 49.2 yapan Sema, ‘Aylardır hep bu 49 ile yatıp kalkıyordum, şükürler olsun başardım’ dedi. Çoğu sporcumuz ikinci gün için finallere çıkma başarısını gösterirken bazıları da ilk defa veya ikinci defa uluslar arası bir yarışmada boy gösterdi.
MUKO SİFTAH YAPTI!
Furkan, Metehan, Çağrı, Aybüke, Muhammet Karadeniz, Fatih gibi sporcularımız ilk günkü yarışlarda güzel bir performans ortaya koyarken, 3 yıl aradan sonra yeniden buza dönen Mükerrem de yıllar sonra ilk defa orijinal adıyla ‘Danubia Serisi Panonia Open’ deneyimini Budapeşte’de yaşadı ve daha bu ilk maçında iki defa yarıştı ikisinde de ikincilik elde etti. Takım arkadaşlarının Müko diye seslendiği Mükerrem, 1500 metre Büyük Erkeklerde İkinci oldu. Takım kaptanı da olan ve ‘Sanki hayatımda ilk defa yarışacağım’ diyen bu sporcunun diğer oyunculara oranla heyecanlı olduğu dikkatlerden kaçmadı. Yıldız sporcularımızdan ve geçtiğimiz ay Polonya’da ki yarışlarda başarılı bir iş çıkaran Aybüke Han da ilk defa katıldığı 1000 metre yarışında 1.52 derece yaptı ve kendisinden büyük kızlarımıza da bu şekilde gözdağı vermiş oldu! Birinci gün itibariyle sporcularımız ortalamanın üstünde bir başarı sağlarken, gözler şimdi ikinci günkü yarışlara çevrildi. Macaristan başta olmak üzere Bulgaristan, Letonya, Slovakya, Romanya, Çekoslovakya, Avusturya gibi ülkelerin sporcularının iştirak ettiği yarışların birinci gününde herhangi bir sakatlık olmaması taraflar için birer kazanım oldu.
YABANCILIK ÇEKMİYORUZ!
Sporcularımız buzda yarışırken en az onlar kadar yanda antrenörlerimiz Zeynep Erkılıç ve Cemre Çavdar da o kadar çalıştı, ter döktüler. Özellikle Erkılıç hocanın anlaşabilir derecedeki İngilizcesi ve de bu tür yarışlarda tecrübesi, hepimizin elini burada daha da güçlendirdi! Sayesinde ne salonda, ne otelde, elin Budapeşte’sinde de hiç yabancılık çekmedik! Maşallah biz de bir ordu gibiyiz. Yarışmalara Macaristan ile birlikte en çok sporcu ile katılan ülkenin bizim ülkemiz olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim.
ROMEN İZCİ!
Diğer taraftan, Romanya’nın tanınmış yıldız sürat patencilerinden Reni Szöcs’yi emanetini teslim ettik, izci yaptık. Aynı zamanda yıllardır yaptığı başarılı çalışmaları ile İzcilik Federasyonu ‘nun da yakından tanıdığı bir isim olan olan Buz Pateni Federasyonumuzun yönetim kurulu üyelerimizden yakın arkadaşım Özcan Işık’ın bize illa da ‘ver’ dediği izci polarını dün Budapeşte’de yapılan yarışlar öncesinde Reni’ye teslim ettik. Türkiye aşığı sempatik sporcu Reni de kendisine hediye edilen izci polarını hemen giydi ve izci selamı eşliğinde objektife poz verdi, ‘’Ben de artık bir izciyim’’ dedi, polar için Işık’a teşekkür etti, Erzurum izcilerinin Romanya’da temsilcisi olacağını söyledi. Reni’nin dünkü yarıştan önce buzda bu polar ile ısınması da yine dikkat çekti.

OLİMPİYAT KOMİTESİ’NDEN JEST
Bu arada, dünü biz hemen hemen hep yarışların yapıldığı salonda geçirdik desek yeridir. Budapeşte’nin görülmeye değer onca yeri var ki ona dün için bir saat bile fırsat bulamadık. Sabah saat 09.00’da başlayan ilk günkü yarışlar akşam 20.30’a kadar sürdü ve hepimiz de otele yorgun döndük. Sanırım bugün de bir hayli doluyuz. Ancak, dünkü yorgunluğumuzu unutturan bir şey oldu, onu demesem olmaz. Önceki gün akşam antrenmandan sonra Erzurum kafilesi olarak yarışmaların yapıldığı salonun madalya platformunun önünde çektirdiğimiz fotoğraf, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından kendi sayfasından paylaşılarak onurlandırıldık. Kuşkusuz bu da bizim için büyük bir sevinç kaynağı oldu, bayağı bir morallendik.
THY’NİN AZİZLİĞİ’NE UĞRADIK
Budapeşte yarışlarında yaşadığımız en kötü hadise EYOF sporcularımızdan Elif Evgi’nin valizi oldu! Çarşamba günü İstanbul’da bindiğimiz THY’ye ait uçağa verdiğimiz valiz, henüz daha elimize geçmediği için Elif de yarışamadı, ona üzüldük. Onca başvurumuza rağmen bugün bu saat olmuş hele daha içinde patenleri ve diğer malzemeleri olan Elif’in valizinden haber yok! ISU yetkililerine de bildirdik ama bir netice alamadık. Valizi bir şekilde bugün-yarın buluruz ama Elif’i yarıştıramıyoruz, için için ona yanıyoruz!
GÜNÜN EN KOMİK ANI
Budapeşte’de ki yarışlarda hepimizi güldüren olaya da imza atan sporcumuz Muhammet Eren oldu. Canımız, ciğerimiz Muhammet, sporcuların toplu soyunma odasında öğlen verilen 1 saatlik arada elinde bulunan Tütün Kolonyasını önce bize tuttu. Biz, elbette ki uzatılan kolonyadan aldık, hafif ferahladık! Muhammet o sırada yanımızda bulunan Letonyalı hoca ve sporculara da isteğimiz üzerine o tütün kolonyasından tutmak istedi. Ancak Letonyalıların hiç birinin o kolonyadan almaması hepimizi kahkahaya boğdu! Kolonya ikramının geri çevrilmesine bir hayli bozulan Muhammet de bize, ‘Yahu bana niye onlara da kolonya tut diye zorladınız?’ diye sitem de etti! Bizi neşelendiren, uzun süre aramızda espri yapabileceğimiz güzel bir andı o an, sizlerle de paylaşmazsam ölürdüm..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.