Binlerce üniversite, milyonlarca öğrenci mezun ediyor. Öğrenciler bir ana başlıkta uzman oluyorlar. Daha sonra pratikte veya daha alt dallarda yeni eğitimlerle uzmanlaşıyorlar.
Bir konuda uzman demek; o konuya hâkim demek! Uzmanlaştığı konuyu idare edebilir, kendinden bir şeyler katabilir demek.
Kalkınmış ve dünyayı yöneten insanlara baktığımızda; her konunun uzmanı kendi uzmanlık alanında devlet işlerinde görev yapmaktadır.
İlk ana şart; Liyakattir! Özel şirketlere değinmeyeceğim; zaten özel şirketler kendi alanlarında uzman olanlarla ilerlerler.
Başarının siyasallaşması bir devlet için büyük tehlikedir.
Hükümetler sırf kendi siyasi görüşleri doğrultusunda insanlara makam veya mevki veriyorlarsa; ortada bir şeyler yanlış gitmeye başlamış demektir.
Makam veya mevkiler eğer bir siyasi görüşün, kan bağının, sadakatin bir ödülü olarak veriliyorsa; işler gene çok doğruya gitmeyecektir.
Liyakat; layık olma; yaraşırlık, uygunluk, yeterlilik veya yetenek olarak sözlüklerde tanımlanıyor!
Liyakatin temelinde uzman olmak, başarılı olmak var!
Rütbe, makam veya mevki insanlara liyakatlerine göre verilmelidir.
Mesela; sınav sorularını kendi adamım diyebildiğin insanlara verebilirsin; bunun karşılığı en hafifinden iki türlü ahlaksızlıktır.
Birinci ahlaksızlık; adalet çiğnenerek birçok insanın hakkı yenmiştir!
İkinci ahlaksızlık; ülkeyi daha iyi yönetecek insanlar elenerek; liyakatsiz insanlar iş başına getirilmiş ve ülke kötü yönetilmeğe mahkûm edilmiştir!
Anthony Robbins, Sınırsız Güç’te; “Biz ABD’de yetmiş yıldır hangi makamı kim daha iyi idare ederin savaşını veriyoruz. Geri bırakmak istediğimiz ülkelerde ise kim başarılı olamaz diye düşünüyorsak; onu oraya tavsiye ederiz” diyor!
Türkiye, yetmiş yıldır kötü yönetiliyor!
Bu duruma alışılmaz elbette; haydi diyelim idare etmeğe alıştık!
Ancak cidden zoruma giden iki konu; liyakatsiz insanların yıllardan beridir duyup adaletin bir noktada aciz kaldığını bildiğimiz; sınav sorularının kendi siyasi görüşlerindekilere verilerek; üniversitelere, askeriyeye, polis okullarına sokulması ve bunların terfi ettirilmesiydi.
Hele liyakatli veya milletini, vatanını seven insanların sağlığıyla dahi oynanarak ve iftira raporlar düzenlenerek görevlerinden atılması ise inanılmayacak boyutta belki de tarihte ilk acı vakıalardır.
Devletin ana politikası liyakat olmalıdır!
Hükümetlerin ana politikaları liyakat olmalıdır!
İçinde bulunduğumuz ve nasıl tarif edeceğimde bile zorlandığım, kendime izah edemediğim birçok kaos durumlarından çıkmak için de gene liyakatli insanlara mutlaka ihtiyaç vardır!
Liyakat, aslında geleceğimizin teminatı da olan hayati bir konudur!
Başbakan Binali Yıldırım; belki de bunun için son günlerde “liyakat” kelimesini sıklıkla telaffuz etmektedirler!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.