Avlayacağı dağ keçisinin gözyaşıyla hayatını doğaya adadı

Erzurum'un İspir ilçesinde geçen yıl hayatının konu edildiği "Dağların Oğlu" adlı belgeselle uluslararası ödül alan Erkan, avlayacağı dağ keçisinin gözyaşını gördüğü gün avcılığı bırakıp hayatını dağlara ve doğaya adadığını anlattı

Avlayacağı dağ keçisinin gözyaşıyla hayatını doğaya adadı

Erzurum'un İspir ilçesinde geçen yıl hayatının konu edildiği "Dağların Oğlu" adlı belgeselle uluslararası ödül alan Erkan, avlayacağı dağ keçisinin gözyaşını gördüğü gün avcılığı bırakıp hayatını dağlara ve doğaya adadığını anlattı

admin
admin
06 Aralık 2017 Çarşamba 12:39
Avlayacağı dağ keçisinin gözyaşıyla hayatını doğaya adadı

Erzurum'un İspir ilçesinde geçen yıl hayatının konu edildiği belgeselle çok sayıda ödül alan ve "Dağların oğlu" olarak bilinen Bülent Erkan, avlayacağı dağ keçisinin gözyaşını görünce avcılığı bırakarak hayatını dağlara ve doğayı korumaya adadı.

İspir ilçesi Yedigöl Mahallesi'nde yaşayan 37 yaşındaki Bülent Erkan, ilkokul eğitiminin ardından büyükleriyle keklik, tavşan ve balık avcılığı yapmaya başladı.

Askerden döndükten sonra mahallesinin dağlık alanlarında keklik avlamaya devam eden Erkan, avcılık yaparken "çengel boynuzlu" diye tabir edilen dağ keçisi gördü.

Kendini kamufle ederek keçiye 3 metre kadar yaklaşan Erkan, av tüfeğiyle hedef aldığı keçinin gözlerinden düşen yaş damlasını fark edince yaptığı işin yanlış olduğunu düşündü. Erkan, o günden sonra avcılığı bırakıp kendini dağlara ve yaban hayatını korumaya adadı.

Hikayesiyle dikkatleri üzerine çeken Erkan, geçen yıl yönetmen Yavuz Selim Taşcıoğlu'nun çektiği ve hayatını konu alan "Dağların oğlu" isimli belgeselle hem yılın en iyi belgesel ödülünü aldı hem de uluslararası yarışmalarda dereceye girdi.

Bülent Erkan, yaptığı açıklamada, çocukluğundan 20 yaşında kadar avcılık yaptığını söyledi. Ailevi nedenlerden dolayı okuyamadığını dile getiren Erkan, avcılığa balık tutarak başladığını anlattı.

Erkan, ilkokuldan sonra mahallede kendisinden yaşça büyük olan kişiler ile ava gittiğini belirterek "Onlar ne yapıyorsa ben de aynısını yapardım, olta ve tüfek alıp ava gidiyorduk. Askerden döndüğümde avcılıkta dönüm noktam başladı. Zaten 'Dağların oğlu' unvanı oradan geliyor. " dedi.

Vatani görevi sonrası dağlarda avcılığa devam ettiğini dile getiren Erkan, şöyle devam etti:

"Yaklaşık 3 metreden çengel boynuzlu dağ keçisini pusuya düşürdüm. Kendimi kamufle ederek keçiyi vurmak için hedef aldığımda keçinin gözyaşı damlaların yere düştüğünü gördüm ve yaptığım işin yanlış olduğu kanaatine vardım. Keçiyi vurmayıp özgürlüğüne bıraktım. Böylece avcılığı bırakıp kendimi dağlara ve doğal hayatı korumaya adadım."

Erkan, balık olmayan veya az olan göllere balık tohumu bırakarak, ağacı az olan dağlık alanlara fidan dikerek doğal hayatı korumak için sürekli dağlarda gezdiğini vurgulayarak "Yaklaşık 17 yıldır avcılığı bırakıp dağlara ve taşlara giderek ayı, börtü böcek fotoğrafı çekiyorum. İlk önce köyde akvaryum yaptım, sonra gölün yakınında yaptığım alanda kırmızı benekli alabalık ürettim." diye konuştu.

AVCILIĞI BIRAKIP DOĞAL HAYATI GÖRÜNTÜLEMEYİ TERCİH ETTİ

Doğal hayatta nasıl yaşamak istiyorsa o şekilde yaşamını sürdürdüğünü dile getiren Erkan, "Bugün ayı görecem deyip ayı görmeye gidiyor ve ayıya selam veriyorum. Avcılığı bırakıp doğal hayatı görüntülemeyi tercih ettim. Türkiye'deki Kaçkar, Verçenik, Ağrı ve Palandöken Dağı gibi dağlara tırmandım, gitmediğim dağ sayısı çok azdır." dedi.

Erkan, dağcılık ve ilk yardım eğitimleri aldığını belirterek sürekli dağlarda gezip doğal hayatı koruduğu için kendisine "Dağların oğlu" lakabının verildiğini aktardı.

Ailesinin sürekli dağlarda yaşamasına tepki göstermesine rağmen bu yaşamdan vazgeçmediğini anlatan Erkan, "Evime sadece yiyecek temin etmek için ayda bir veya iki defa gidiyorum. Tek amacım güzel ülkemize ecdadımızın bize emanet ettiği çok zengin ve doğal yaşamı koruyup gelecek nesillere bırakmak. Hayatımı konu alan belgeseldeki amaç ise doğadaki canlıları korumak ve onlara saygı duymak." ifadesini kullandı.

"Dağların Oğlu" belgeseli yönetmeni Yavuz Selim Taşcıoğlu da Erkan'ın bulunduğu yörede doğayı korumak ve gelecek nesillere taşımak gibi ulvi bir amaç için yıllardır uğraş verdiğine işaret ederek şunları kaydetti:

"Bir insanın tüm metropol yaşantısından soyutlanıp kendini doğaya adaması son derece güzel bir olay. Biz de bu durumu, ulusal anlamda destek gören bir karakter olabilmesi ve bunun üzerinden doğa ve vahşi yaşam hakkında insanların daha bilinçli olabilmesi adına perdeye yansıttık. Ulusal ve uluslararası alanda 20'ye yakın festivalde finalde yarıştık. Bu festivallerden 3'ünden birincilik, 3'ünden ikincilik, 5'inden ise juri özel ödülüyle döndük. Ülkemizi ve belgesel sinemamızı uluslararası alanda Letonya, Amerika Birleşik Devletleri, Bulgaristan, Karadağ, Almanya ve Fransa’da bölgenin en önemli festivallerinde temsil ettik."

Editör

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tolga 1 hafta önce

Allah'tan görmüşsün. o gözyaşları iyi bir şeye sebep olmuş