Büyükşehir Belediye Erzurumspor’un Süper Lig’de küme düşme hattında yeralmasını incelerken, karşımıza bunun baş sorumlusu olarak çıkan dönemin asbaşkanı Ünsal Kıraç ile ilgili bir yazı kaleme almış ve “Kim bu Ünsal Kıraç ki, Erzurumspor'un kaderi bu adamın iki dudağı arasında!” demiştik.

O yazıda eleştirdiğimiz Ünsal Kıraç’a haksızlık ettiğimize dair Erzurumspor’a çok yakın olan dostlardan iyi niyetli uyarılar alınca, “bir haksızlık varsa bunu ortadan kaldırmak görevimiz” diyerek, kendimce bir araştırmaya koyuldum…

Erzurumspor ile yatıp kalkan genç meslektaşlarımdan tutun da, yönetimlerde görev almış dostlarımıza ve objektifliğine inandığım bazı taraftarlara “Ünsal Kıraç’ı nasıl bilirdiniz?” sorusunu yönelttim. Aldığım cevaplar hayli ilgi çekici ve hakikaten de Ünsal Bey’e ciddi bir haksızlık yaptığımızı ortaya koyuyordu…

Örneğin ortak kanaat ve fikir şu ki, evet ortada bir başarısızlık ve kulübün en az Kulüp Başkanı Mevlüt Doğan kadar hatta daha da etkili olan ismi Ünsal Kıraç da bu başarısızlığın önemli ortaklarından birisi…

Ama…

Aması şu ki, başarısızlığın tek suçlusu olarak Ünsal Kıraç demek de doğru değil…

Neden mi?

Ünsal Kıraç futboldan ve futbol yöneticiliğinden anlayan önemli bir spor adamı….

Ünsal Bey hata yaptığı konuların tamamında ‘ortak akıl’ ile hareket etmiş…

Bu hakikaten çok önemli…

Yani kulübe gelip-giden, kulübün dertlerini dert edinen yöneticilerle ne zaman istişare ederek birşeyler yapmış, önemli kararlar almışsa, o kararlar hep “büyük yanlış” olarak karşısına çıkmış…

Dostlar, Khubolov, Tshabalala, Thy ve Munsy, transferlerini de buna en önemli örnek olarak gösteriyorlar.

Deniliyor ki, Ünsal Bey, bu transferlerin tamamına o günkü çoğunluğun kararına istinaden ‘okey’ vermiş…

Ama Emrah Başsan, Egemen Korkmaz, İbrahim Akdağ transferlerini de “kendi bildiğini okuyarak” gerçekleştirmiş…

Üstelik bu üç transfere de hem yönetim içerisinden hem de o günün teknik heyetinden ciddi tepkiler almasına rağmen…

Bu üç oyuncunun geçtiğimiz sezon en çok beğenilen isimler olması da Ünsal Bey’in “kendi bildiğini okurken” doğru bir hamle yaptığını da ortaya koyuyor…

Ünsal Bey’in eleştirilmemesi gereken bir özelliğini de yine istişare ettiğim herkes, “ekonomik konular” diye özetliyor…

Ünsal Bey’in, kulübün parasını har vurup, harman savurmak isteyen, adeta kulüp üzerine çöreklenmeyi planlayan bazı akbabaların önünü kestiği için de hedefe konulduğu, “kötü adam” ilan edildiği söyleniyor…

Bazı taraftarların Ünsal Bey’i hedefe koyan kesimlerle “çıkar işbirliği” içerisinde olduklarının da yine Erzurumspor camiasında herkesin malumu olduğu ifade ediliyor.

Ünsal Kıraç’ın ayrılmadan önceki son icraatının da Erzurumspor’u TFF’ye şikayet edip, 1.5 milyon TL tahsil etmek isteyen eski yardımcı antrenör Adem Çağlayan’ın dosyasını Erzurumspor lehine sonuçlandırıp, kulübe 1.5 milyon TL kazandırmak olduğu da belirtiliyor.

Ve benim açımdan herşeyden önemlisi de, “Kulübü belki kötü yönetmiş olabilir, iletişim açısından eksiklikleri olabilir ama kulübün her bir kuruşuna sahip çıkmış, kasanın boşaltılmak istenmesine mani olmuş bir isimdir” ortak değerlendirmesini duymuş olmaktı…

Dediğim gibi, Ünsal Bey’i destekleyenler bile yanlışlarını ortaya koyup, ligden düşmenin sorumlularından biri olarak da gösteriyorlar. Buna karşın, doğrularını da net bir şekilde ortaya koyuyorlar…

Madem o gün itibariyle Ünsal Bey’i “hedef tahtasına” oturttuk, bugün de bir hakkı teslim edip, doğrularını da sizlerle paylaşmak, boynumuzun borcuydu…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.