banner550

ERTUĞRUL GÜNAY: İSTİFA EDİYORUM

AK Parti'nin kesin ihraç istemiyle Disiplin Kurulu'na sevk ettiği Ertuğrul Günay istifa ettiğini açıkladı.

27 Aralık 2013 Cuma 13:16
ERTUĞRUL GÜNAY: İSTİFA EDİYORUM
Yolsuzluk Operasyonları ve tartışmaları Türkiye'yi sarsmaya devam ediyor. AK Partili eski bakan Ertuğrul Günay, disiplin kuruluna sevk edilmesinin ardından Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Ak Parti'den istifa ettiğini açıkladı. Günay, Meclis'teki çalışmalarına bağımsız milletvekili olarak devam edeceğini de sözlerine ekledi.
 
İşte Günay'ın açıklamalarından satırbaşları;
 
Üzüntüyle söylüyorum. Yollarımızı ayırma noktasına geldik. Gerek İstanbul'da gerek İzmir'de beraber çalıştığım arkadaşlarımla yollarımızı ayırmıyoruz, ama mağrur kitleyle yollarımızı ayırıyoruz.
 
Bu tavra daha fazla tahammül etmemiz mümnkün değildi. Yoluma bağımsız milletvekili olarak devam edeceğim. Bir arkadaşım sabah istifa etti. Benden sonra bir arkadaşım daha isitfa edecek. Bu insanlarla ben birlikte bu partiye geldim.
 
"KARARI TAVIRLARIYLA KOLAYLAŞTIRDILAR"
 
Aklın ve ahlakın emrettiği doğrultuda, yöneticilere doğruyu söylemeye çalıştık. Ama dün akşam MYK ve Sayın Genel Başkan, bizim vermekte zorlandığımız bir kararı teşvik ettiler. Parti ciddi ithamlarla karşı karşıyayken, o ithamlara partinin maruz kalmasına sebep olan insanlara, 10 gün tahammül gösterip, aklı zorlayan destek verilirken, bütün söylemi akla davet eden arkadaşları dün akşam disiplin kuruluna sevk ettiler. Bizim zor verebileceğimiz bir kararı, arkadaşlar bu tavırlarıyla kolaylaştırmış oluyorlar.
 
"AKLI ZORLAYAN BİR SAVUNMA PSİKOLOJİSİ SERGİLENİYOR"
 
Millete hizmet etme fırsatı buldum. Partiye girerken söylediğim sözler için çalıştım. Buna aykırı işler gördüğüm zaman da, bakanlık dönemimde de bunları yüksek sesle uyarmaya çalıştım. Bugünlerde sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Türkiye’ye hizmet eden bir siyasi hareket çok ciddi iddialarla karşı karşıya. Bunlara karşı bizim cesaretle karşılamamız, özgüvenle davranmamız gerekirken, siyasi etiği zorlayan, normal insan aklını zorlayan bir savunma psikolojisi sergileniyor. Bu hareket için, bir hükümet için zor bir dönem. Arkadaşlarımız da bir süreden bu yana böyle zor bir dönemde içinde bir çok yurttaşımızla dostluk bağı kurduğumuz bir doğru hareketten ayrılmak doğru olmayabilir. Kalıp içeride uyarılar yapmaya, itirazımız varsa, hukuk etiği konusunda bir itirazımız varsa onları söylemeye devam edelim niyet ve kararını ısrarla sürdürdük.
 
"NE YAZIK Kİ DİNLETME İMKANI KALMADI"
 
Bakanken de sonraki dönemde de, partinin tabanında çok sayıda Türkiye'nin mağdurlarının, mazlumların olduğu bilinciyle, partinin bu düzeni bozmasından kendisini uzak tutması konusunda uyarılarda bulundum. Ama ne yazık ki bunu dinletme imkanı kalmadı. Çünkü bir anlayış gelişti iktidar partisinde, iki kanat gelişti. Bir tabandaki masum geniş mazlum, mağdur edilmiş geniş bir kitle. Bir de partinin mağrur ve mütehakkim bir anlayış. O anlayışa bir şey anlatmanın şansı kalmadı. Onlar kibirin doğrultusunda bir başka yere doğru yelken açıp gidiyorlar. Kendilerine başarılar dilerim. Yolları ayırmak noktasına geldik.
 
Tertemiz arkadaşlarımızla ne gönül bağımızı ne de iç anlayışımızı katiyen ayırmak niyet ve kararında değilim. Bunu daha fazla katlanmamız da mümkün değildi bu mağrur ve mütehakkim tavıra. Hayatta herkesin düsturu olan sözler vardır: "Zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem" "Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz asla."
 
"BİREY OLARAK KARAR VERİYORUZ"
 
Bir arkadaşım sabah istifa etti. Biz birlikte bu partiye katılmış birkaç arkadaştık. Biz birlikte girdik partiye ama birey olarak karar veriyoruz. Özgür insanlar, bu partiye de siyaseti özgür insanların yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Katılırken önemli katkılar yapmıştık, ayrılırken de bugün, içerde itiraz ederken de katkı yaptığımı söylemeye çalışıyordum. Siyaseti özgür bireylerin yapabileceği konusunda örnek sergilemek istiyoruz.
 
2002’de Fazilet Partisi’nden ayrılıp Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kuran arkadaşlar istifa etmişler miydi acaba? Sayın başbakan’a sorun isterseniz ben hatırlamıyorum. Ben akşam birkaç saat önce, biz partiye zor bir eşikte geldik, temiz siyaset arayışı içinde bulunduk hep. Yine öyle çalışmaya devam edeceğiz demiştim. Bu açıklamama rağmen böyle bir karar aldıkları için, ben de bekledikleri karşılığı verdik.Geniş tabanına bir kez daha seslenmek istiyorum. Anadolu’daki hukuk devleti olsun, güzel bir devlet olsun, özgür yaşama şansı olsun diye bekleyen insanlara karşı büyük bir burukluk içindeyim. Bu disiplin kararına sabırla boyun eğmemiz beklenmezdi. Bu ayrılma kararını verdim. Şu anda bağımsız bir milletvkeili olarak, hukukçuyum da şu anda. Bugünlerde bu sıfatın birikimine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
 
"YAPILAN DEĞİŞİKLİK ANAYASA İHLALİDİR"
 
Bu çok önemli bir gelişme. Ben Türkiye’de ilk kıdemli hukukçulardan biriyim. Bizim dönemimizdeki hukuk eğitiminin bugüne göre daha nitelikli olduğunu da yüksek sesle söylüyorum. Gerçekten son zamanlarda yönetmelik değişikliği, yolsuzluk rüşvet tartışması başladıktan sonra yönetmelikte yapılan değişiklik anayasa ihlalidir.
 
Dün HSYK açıklama yaptı. Siz söylüyorsunuz bugün Danıştay yürütmeyi durdurdu diye. Çünkü hukukun temeli budur. Adli kolluk yürütmeyle işbirliği yapmaz. Yürütmeye haber verdiğiniz zaman kuvvetler ayrılığı ilkesini ciddi biçimde sarsmış olursunuz. Arkadaşlarımı son bir kez daha uyarıyorum. Onların kanunsuz emirlerine uyan kamu görevlilerini uyarıyorum. Kanunsuz emre uyulmaz. Herkes aklının bir tarafına yazsın. Bugünkü hukuk ihlalleri yarın mutlaka hukukun önüne çıkar. Toplum bunun bedelini çok ağır biçimde ödetir.

Editör

Son Güncelleme: 27.12.2013 13:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.