banner537

BAŞARI ORTAK AKILLA GELİR

AK Parti'den büyükşehir belediye başkanlığına aday adayı olan Sadullah Kara, başarıya giden yolun ortak akıldan geçtiğini savundu.

BAŞARI ORTAK AKILLA GELİR

AK Parti'den büyükşehir belediye başkanlığına aday adayı olan Sadullah Kara, başarıya giden yolun ortak akıldan geçtiğini savundu.

04 Kasım 2013 Pazartesi 14:20
BAŞARI ORTAK AKILLA GELİR
İlk olarak 2009 mahalli idareler seçimlerinde aday adaylığı başvuru süresinin son gününde AK Parti'den Erzurum Büyükşehir?Belediye Başkanlığı için şansını deneyen ancak başarılı olamayan Sadullah Kara, bir kez daha aynı göreve talip oldu.

NEDEN AK PARTİ?

Kara açıklamasında şunları kaydetti; “Çünkü Türkiye'nin yarısından fazlası AK Partili... Dolayısıyla doğru yolda olduğumuz bir gerçek... Daha öncesi MHP'de kaydım vardı ama Ak Parti kurulduğu günden beri de Ak Partinin üyesiyim.. Ak Partinin icraatları, çalışmaları, yapılanlara baktığımız da aslında neden AK Parti olduğunu görebiliyoruz. Çünkü biz çok şeyler yaşadık, ihtilaller gördük... Ak Parti Türkiye'nin görünen yüzüdür.. Türkiye'de yüzde 7 bin 500'le gecelik faizlerin olduğu günleri yaşadık... Yine 12 yıl önce dolar bin 650 lirayken bugün dolar 2000 civarında... Yani her yıl yüzde yüz artan bir dolar, 12 yılda yüzde yirmibeş civarın bir artış göstermiş... İşte onun için Ak Parti.. Bugün herkesin rahat yaşadığı bir ortamdayız.. Terör bitmiş.. Yani neresinden bakarsanız bakın Ak Parti.. Erzurum'da bu güne kadar yaşamış ve bu şehirde yıllardır belli görevlerde bulunmuş, en üst bürokratından en alttaki çalışanına kadar herkesle içli dışlı olmuş, en zengininden dar gelirliye kadar herkesle ilişkisi olmuş, hem Erzurum'un ve hem de Erzurum'da yaşayanların problemlerini iyi bilen biriyim... Biz burada 27 yıldır buradayız buradan beslendik... Belli bir seviyeye geldik... Artık şehrimize hizmet etmek istiyoruz... Biz çevremizdekilerle ve dostlarımızla istişarede bulunduk ve bunun sonucunda da bizim bu işi çok iyi yapacağımız sonucuna vardık. O yüzden yola çıktık. Aday olma sebebimiz budur...

YENİ YASAYI NE KADAR BİLİYORSUNUZ? 

Biz bir yola çıkarken önce yasal mevzuatına bakarız. Biz akşam karar verip, sabah da aday olmadık. Böyle bir şey yok... Biz bu konuda araştırma ve istişarelerde bulunduk. İstişareler yaparken bir de hazırlıklar koyduk ortaya. Yani biz geldiğimizde bizi ne bekliyor, iş başına geldiğimizde bizi neler karşılayacak diye bu konuda çalışmalar yaptık. Bu çalışmalara baktığımız zaman önce yasal metinleri inceledik. Gördük ki artık belediyelerin eski belediyecilikle alakası yok. Bugün büyükşehir olan belediyelerin yasadan sonra sorunları ve ekonomik bütçesi ile 4.5 kat arttığını görebiliyoruz. Bunun için de ekiplerin kurulması ona göre teşkilatlanmanın yapılması gerekmektedir. Bugün alt belediyeler nasılsa Tekman da Hınıs da öyle olacaktır ve sınırlarımız il sınırları olacaktır.. Dolayısıyla buralara hizmet nasıl götürülüyorsa, şimdiye kadar özel idarelerin götürdüğü hizmeti artık büyükşehir yapacaktır.. Ve bütçesiyle personeliyle Büyükşehir'e geçmiş olacaktır. Dolayısıyla orda çalışan tüm insanların da tamamı da Büyükşehir'in bünyesine geçmiş olacaktır. Bunların dışında teknik yardımlar alınacaktır. Gerekirse dışarıdan teknik ekip getirilecektir. Bu arada hızlı bir şekilde teşkilatlanma yapılacaktır.. Buradaki insanların birçoğu ehil insanlardır, bunları yok sayamazsınız.. Eğer sistemi sağlıklı bir şekilde kurarsak bu insanlardan da ciddi bir şekilde verim alınacaktır. Bunları yaparken de mutlaka ortak akıl kullanarak yapacağız. Herkesin herşeyi bilmesi mümkün değil, ben iyi bir hukukçu olabilirim ama bir sağlıkçı olamam bir peyzajcı olamam... Ama ben teşkilatı kurup çok iyi idare edebilirim.. Zaten yasayı inceledik ve kafamızda bir sistem şekillendi, kimlerden faydalanacağımız da iyi kötü belli oldu. Bir fizibilite çalışmamız oldu. Çünkü ben bu şehirde yaşıyorum ve kimlerin nasıl çalıştığını biliyorum. Bu insanları yok sayamayız.. Bütün çalışanları dışarıdan getirme gibi bir lüksümüz zaten yok. Yasal mevzuat var bu insanlar bizim. Dışarıdan gelecek bir başkanın buradaki insanları tanıması çok zor ve çok zaman alacaktır..

ERZURUM'UN BELEDİYECİLİKTEKİ EN BÜYÜK SORUNU NE?

Kentsel dönüşümü bir an önce tamamlamamız lazım. Bizim gecekondu meselemizi çözmemiz lazım. Erzurumda uyuşturucu kullananlar boşaltılmış ama yıkılmamış yerleri kullanabiliyorlar. O yüzden bir an önce bunları çözmemiz lazım.. Mesela Kayseri'de göç alıyor ama orada gecekondu yok. Artık bu devirde gecekonduda oturmak insana reva görülemez.. Şu an Türkiye denizin altından yollar yapıyor, ama şu an bile gecekondudan bahsediyoruz.. Bu bir çelişkidir. Artık bunu konuşmamamız lazım. Bu kentin okumuşu da okumamışı da, zengini de yoksulu da, fahişesi de bizim insanımız. Bu şehirde yaşayan insanların hepsi bizim insanlarımız. bunların hepsi kaliteli bir yaşamı hak ediyor.. Bu yüzden kentsel dönüşüm önemli..boş olan yerleri hemen yıkıp değerlendirmek gerekir.. Çünkü artık bizim insanımız gecekonduda yaşamamalı. Bugün devletimizde finans konusu yoktur, yeter ki bunu bir an önce projelendirip hayata geçirelim.. Bence Erzurum'un birinci meselesi bu.

ERZURUM'U 16 BÜYÜKŞEHİR ARASINDA NEREDE?

Büyükşehirler içerisinde gezdiğim zaman Erzurum'un maalesef sonlarda görüyorum. 2011 yılını Erzurum için bir fırsat olarak gördük; ama tam yararlanılamadı. Yani bir taşla bir kuş vurmanın ne anlamı var. Bir taşla üç hatta beş kuş vurulursa anlamlı olur. Bazı şeyleri bilmek gerekir. Bilmiyorsak başka yerde nasıl yapılıyorsa onlardan örnek almak lazım. Ben Erzurumspor'da da görev almış biriyim ve oradan biliyorum ki Erzurum rakım olarak yaz kampları için ideal bir yer. Beş altı tane tesis yapılsa ve takımlar gelip burada kamp yapsa kötü mü olur. Ama olmadı neden olmadığı ise herkesin başka tarafa çekmesiyle oldu. O yüzden tepedeki yetkili birinin bu şehir için gerekli kararları verip bu kente sahip çıkması gerekir. Şu ana şehir merkezi çok kötü. Bir an önce burayı yapılandırmak gerekir. Biz eğer kalenin etrafını tamamen açıp ve orayı boş bırakırsak olmaz. Cumhuriyet Caddesini ve etrafını tarihi yapıya uygun olarak tekrar yapılandırmalıyız. Mesela benim aklıma gelen, diyelim ki kalenin etrafını tamamen açtık. Ama oranın o şekilde kalmasını uygun bulmam. Tarihi dokuya uygun olarak oraların da yaşamın içine katılması lazım. Oralara dükkanlar ve mağazalar tek katlı olmak üzere uygun olabilir. Önce şehir merkezi düzenlenmeli. Bu kapsamda ben 1/5000'lik yeni nazım imar planına olumlu bakmıyorum. Bir şehrin marka şehir olabilmesi için, sosyal yönü, ticareti, sporu ile birlikte olur. Tek alanda markalaşmak çok fayda getirmez.”


Editör

Son Güncelleme: 04.11.2013 14:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner531