banner550

Sosyal medyada Erzurum mutfağı ile ilgili paylaşımları gördüğümde hemen sipariş veresim geliyor. Geçenlerde közleri göz kamaştıran bir tandır fotoğrafı eklemişti hesabına bir dostumuz. Pişmeye yüz tutmuş keteler ne kadar da davetkâr idiler.

Kitapçıları ve denk geldiğimde sahafları dolaştığımda raflarda Erzurum ile ilgili bir kitap gördüğümde kendimi şehrime ışınlanmış gibi hissederim. Hele bir hemşehri yazarın kitabı ilişirse gözüme gönlüme ayrı bir ferahlık gelir. AVM çağında bu âdetime bir yenisini daha eklediğimi fark ettim. Büyük marketlerin raflarını göz kameramla büyük bir dikkat ve tecessüsle her taradığımda yüzlerce ürünün içinde bir yerel markaya tesadüf etmek umuduna kapılıyorum. Binlerce paketin içinden bir DADAŞ ürününü sepete atamamak ne kadar kötü!

Yerel markalaşma ihtiyacını yeni yerel kalkınma paradigmamızın temel unsuru olarak gördüğümü daha önce de ifade etmiştim sizlere. Biliyorum, çoğunuz benim gibi düşüyorsunuz bu hususta. Yöneticilerimiz ve üretici örgütlerinin de bu hedef için ciddi mesai sarf ettiklerini işitip mutlu oluyorum.

Bu konuyu tekrar kaleme alma gereğini iki değerli dostum ilham etti bana. Geçen gün bu mevzulara daldığımız bir sohbette arkadaşlarım, yurt içi ve yurt dışı pazarlara sunulabilecek evsafta ürünlerin daha çok ve daha kaliteli üretiminin gerekliliği üzerinde durdular.

Özellikle yerel girişimcilerin, ülke çapında damak tadına hitap eden geleneksel mutfağımızın bilinen ürünlerini yurdun dört bir yanına ulaştıracak organizasyon yeteneğine ulaştıklarını memnuniyetle dile getirdiler.

Böyle güzel faaliyetlere tanık oldukça göğsümüz kabarıyor doğrusu. Ama daha çoğunu bekliyoruz, kendilerine sonsuz derecede güvendiğimiz yaratıcı girişimci Dadaşlarımızdan.
Devletin katkı ve teşvik uygulamalarını üretime sevk edecek kabiliyet var onlarda. Bu yeteneği kamu desteği ile birleştirip, şu salgın musibetinin ardından yeni bir ruh ile “yerel üretim ve markalaşma” seferberliğini başlatmamız gerekiyor. Böyle bir seferberlik sayesinde iç ve dış piyasalara açılma çabalarının sadece yerel mutfak ürünleriyle sınırlı kalmayıp, imalat sektörünü de kapsayacak kapasiteye ulaşması en büyük dileğimiz.

Gıda, tekstil, dericilik, hayvansal ürünler yan sanayii, medikal cihaz üretimi gibi birçok sektörün yatırım yapmasına çok elverişli bir ortam mevcut şehrimizde. Öncelikli olarak hemşeri sermayenin bu alanlarda yatırım yapmak üzere Erzurum’u seçmesinin gereğine bir kere daha vurgu yapalım.

Yerel kalkınmada, yerel bürokrasinin önemini her fırsatta vurgulayan, şehrin ekonomik seferberliğinin başarısını yerel yöneticilerin maharetine bağlayan birisi olarak bu konuda iyimserliğimi ifade ediyorum. Yerel yöneticilerin ve sivil toplum örgütlerinin olağanüstü çabalarını yürekten destekliyorum.

Yerel ürünlerimizin iç ve dış pazarda tutunabilmesi için kendi markalarımızı yaratmak ve markalaşmayı teşvik etmek çok meşakkatli bir iştir evet, ama tek çıkar yol da budur. Özellikle salgın ortamında yeniden biçimlenen ve geleceğin ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya aday dijital tedarik zincirinin bir halkası olmalıyız şehir olarak. Haydi göreve 'kozmokrat Dadaşlar', işbaşına 'laptolu Dadaşlar ordusu!'

Üreten, markalaşan ve ürününü dijital İpekyolu ile dünyaya sevk eden bir şehir vizyonuna ihtiyacımız var. Yıllardır raflarda aradığım şehrimin ürünlerinin, yakın bir gelecekte dijital tedarik ve dağıtım zinciri ile tüm dünyaya sevkine tanıklık edeceğimize inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.