Bu günlerinde dıştan daha çok iç huzura ihtiyaç duyduğumuz muhakkak. Gazete ve televizyon haberlerine bakınca iç huzurumuzu ve birbirimize güvenimizi kaybediyor, karamsarlığa kapılıyoruz. Birey ve toplum olarak nereye gidiyoruz!

Bu düşünceyle İslam mistisizmi ya da bir diğer ifadeyle İslam tasavvufu içerisinde önemli bir yeri olan Endülüslü (bugünkü İspanya) bilgin Muhyiddin İbn’ü-l Arabi (H.560/ M.1165- 638/1240) insanca ve huzur içerisinde yaşamak için yüzyıllar ötesinden bizlere önerilerde bulunur. Onun 31 maddelik önerilerini sizlerle paylaşmak istedim. Bu alıntıyı aldığım eser Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocalarından rahmetli Prof. Dr. Cavit Sunar’ın İslam Tasavvuf Tarihi adlı eseridir.

1- Acıkmadıkça yeme. Uyku sıkıştırmadıkça uyuma. Az yemek, az uyumak kalbe rahat ve huzur verir.

2- Vaktini boşa geçirme daima ibadet ve iyi, güzel ve yararlı işlerle uğraş.

3- Herkesin (huy ve mizacı) başka başka olduğundan herkesin hal ve şanına göre güzel huylardan biri ile muamele et. Genellikle herkesi sıkıntıdan kurtarmaya ve rahatlandırmaya çalış ki Allah senden razı olsun.

4- Kimseye sıkıntı ve ağırlık verme.

5- Allah’ın yarattıklarına sevgiye muhtaç olanlara karşılıksız olarak merhamet ve sevgiyle yardıma koş ve şefkat ile muamele et.

6- Suçları affet.

7- Kötülüğe karşı kötülükle karşı koyma.

8- Kimseye öfke, hiddet ve hışım göstermemeğe çalış. Eğer böyle yaparsan nefsini terbiye ve ıslah etmiş, Şeytanı azaba sokmuş, Allah’ı da kendinden razı etmiş olursun.

9- İnsanın kendi değil, fiili kötülenir.

10- Hainlikten yani emanete hıyanet etmekten, iyiliğe karşı kötülük etmekten sakın Zira hainlik Allah’a karşıdır. Hainlerden herkes kaçar.

11- Emrinde bulunanlara esir muamelesi yapma.

12- Yalnız kendi canları için uğraşıp didişenlerle düşüp kalkma ve onlara dinlerlerse nasihat et.

13- Lokmanı hilesiz yani helal ara. Zira Müslümanlığın esası, Dinin direği helal/hilesiz lokma üzerine durmaktadır.

14- Dünyanın gösterişli ve tantanalı bağımlılığından yüz çevir. Zira helal/hilesiz mal, israfa/saçıp savurmaya müsait değildir.

15- Cimri olma, fakirlikten ve yoksulluktan korkma.

16- Varlığında ve yokluğunda, sevinçli ve kederli zamanında daima yoksulları doyur. Eğer böyle yaparsan gerçek rızık verici olan Allah’ta dünya ve ahirette seni doyurur.

17- Gönülleri uyanıklık ve sorumluluk halini kaybederek ölmüş olanlardan ne kendi nefsin için, ne de başkaları için lütuf ve ihsan kabul etme.

18- Vatandaşların hepsini bir gözle gör ve muamelede hepsini bir tut. Herkese kendi hakkını ver. Ancak, Âlim’in hakkı, kendisine saygı göstermek; Cahil’ in hakkı, kendisine nasihat etmek; Gafil’in hakkı, kendisini uyarmak; Çocuk ’un hakkı da kendisine yumuşak huyluluk ve şefkat göstermektir.

19- Allah’ın sana nasıl muamele yapmasını istiyorsan sen de insanlara öyle muamele et.

20- Nefsinizden daima hesap sorunuz. Çünkü nefsinizden dünyada hesap sormazsan, Hesap gününde de Allah’a hesap veremezsin.

21- Kötü işlerinizden ötürü daima Allah’a sığının ve O’ndan af dileyin. Kötü işler yapmamak için de şu üç şeyden kaçının:

  1. Gafletten yani umursamazlıktan,
  2. Nefsin gereksiz kaygılarından, kuruntularından, vesveselerinden lezzet almaktan,
  3. Alışkanlığınıza esir olmaktan.

22- Allah’ın buyruklarına uymak ve ibadet etmek, yaşama sevincini ve gayretini artırır.

23-Çocuğuna Allah’ın Kitabı’nı öğret; Dini ve Allah’ı korumasını sağla; küçüklüğünden itibaren nefsini terbiye etmesine alıştır; kalbine aşırı dünya isteklerini sokma.

24-Allah’ı hatırında tutmaktan yani zikirden, Kur’an-ı Kerim’i okumaktan, Hak yolundan sapmış olanları doğru yola iletmekten, iyiliği gün yüzüne çıkarmaktan, kötülüğü uzaklaştırmaktan, dargınları barıştırmaktan, sadakayı teşvikten geri durma. Hâsılı, dilin, hep iyi ve hayırlı sözler söylesin.

25-Doğru yolda git ve doğru arkadaş ve önder ara. Eğrilerden kaçın. Daima Allah’ı bilip tanıyanlarla düşüp kalk.

26-Seninle aynı itikat ve amelde olmayanlarla konuşma, fakat aleyhlerinde de bir şey söyleme.

27- Ailenizle daima iyi geçinin.

28-Kadınları seviniz ve onları hoş tutunuz.

29-Herkes kendi vücudunun dış ve iç kuvvetleriyle bir topluluk gibidir. İnsan, dışı ve içi ile bir işe irade ve çaba gösterirse o işi başarabilir. Fakat dışı başka içi başka olursa başaramaz.

30-Ve en nihayet, her gün, bulunduğun durumdan daha iyi bir duruma seni ulaştırması için daima Allah’a dua ve niyazdan geri kalma. Ve oturmanda ve kalkmanda Allah ile ol.

31- Sıradan insan, hayvanın bir üstü, fakat Yetkin /Kamil İnsan, yaratıkların en üstünüdür.

Yetkin ve erdemli insan olmak dileğiyle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner532