İnşaat; 20 yıldır ekonomi-politiğini çözümlemek için kilit bir alan.

Süreç içerisinde politik mitolojiyi anlamak için de öyle…

“Ülkenin şantiyeye dönmesi”, nicedir, gururla söylenen, göğüs şişiren bir politik mecazdır.

Bir çok başka sektörü canlandıran etkisiyle büyük bir iktisadî kıymet biçiliyor inşaata; ekonominin bütün ayıplarını giderecek bir sihirli kuvvet gibi bakılıyor.

Örneğin koskoca hastaneler yaptı, o da yetmedi şehir hastaneleri yaptı atıfları gibi mesela...

Dahası, kalkınmanın, refahın, zenginliğin simgesi olarak, bir kıymet taşıyor.

Bir zengin sınıfının oluşturulmasında ciddi payı olduğu, zaten aşikâr!

Elinizdeki derleme, inşaat ‘olayını’ birçok cephesiyle ele alan makaleleri bir araya getiriyor....

İnşaatın rant dağıtımından korporatizme uzanan ekonomi-politik hikmeti…

Mülkiyetten büyümeye ağırlanan, manevî ve psikolojik hikmeti…

İnşaat projelerinin şehir-toplum-insan tasavvurlarıyla alakası…

İnşaatçılığın meslekî şehveti ve “Şantiyeler kralı” Ali Ağaoğlu…

Depremlerin öğretemediği…

Eline beşe on tahta, çivi, keser ver beceremez bile...

Dedik ya mücahitlikten, müteahhitliğe oradan da turizmciliğe terfi ediliyor...

Sektör o kadar çekiciki, belediye başkanları işi gücü bırakıp müteahhitlik yapıyor...

Küçümsemeyi hiç sevmem, Allah (c.c) bir insana yürü kulum dedimi her şey oluyor...

Çaycı iken müteahhit, sonrada "Müslüman İş Adamları Derneği" pardon "MÜSİAD" a kadar uçuş yapabilirsiniz...

Ne hikmetse, para parayı çekiyor demek ki...

Malzemeden çalmayın da, Allah işinizi gücünü rast getirsin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.