Son yazımda ilgili bazı yazarların bilgi kirliliği yaptığını ve kamuoyundan tepki topladığını belirtmiştim. 
Yazımın yayınlanmasının ardından eleştirileri üzerine alan küçük beyinli sözde usta yazar, beraberinde saz arkadaşları ile birlikte bana cevap vermiş. 
Üstüne üstlük “embesil” yakıştırması yapmış.  
Cevap yazısını bekliyordum zaten. Çünkü “yarası olan gocunur” misali bu sözde köşe yazarı şahıs, “sütte leke var bende yok” mantığını güttüğü için beliki zoruma gitmiş. Ayrıca benim çalıştığım kuruma bile dil uzatmış. Aslında haddine değil de neyse…  
ilk olarak şunu belirtmek isterim. 1993 yılında Doğu Tv’de bu mesleğe başladım, ardından 2013 yılına kadar sadece ve sadece Doğu Tv, Hakikat Gazetesi ve Kanal 25 televizyonunda çalıştım. 
Yani 20 yıldır içinde bulunduğum bu sektörde sadece ve sadece üç kurumda görev yaptım. 
İş hayatında istikrarsız biri değilim yani. Bugüne kadar Erzurum’un menfaatlerini hep ön planda tutarak memleketimin meselelerini kamuoyuna yansıtmak için çaba gösterdim. 
Sözde köşe yazarı arkadaşım gibi daldan dala konmuyorum yani. Aslında bu küçük beyinlere cevap bile vermek doğru değil ama, son kez bu konuyu ele alacam. Biliyorum ki bu köşe yazarı yine kin ve nefret duygularını ön plana atarak bana cevap verecek. Neyse çokta önemli değil. 
Ne yazarsa yazsın. Herkes kendisine yakışanı yapar. O da kendisine yakışanı yapıyor zaten. Ben “bilgi kirliliği” dedim, küçük beyinler “embesil”den bahsetti.  
Yazdığı yazılara bakıyorum Erzurum’da herkes aday adayı, bir kendisini yazmamış “kalemsiz kalemli!" Aslında belki de konu bulamadığı için kendini bile yazacaktır ama utancından yazmıyordur.  
İsim vermem lazım biliyorum yanlış yapıyorum ama benim yazdıklarımdan gocunan şahıs zaten kendisini ortaya atmış. 
Yazdıklarımdan kimden bahsettiğimi de yediden yetmişe herkes anlıyor. Anlamayan zavallılar da sözde köşe yazarının saz arkadaşları. 
Sözde köşe yazarı benim yazımdan sonra her yazısında “bilgi kirliliği” yazısını eklemeyi ihmal etmiyor. Eee  gel de burada  “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” lafını kullanma. 
Demek ki bu köşe yazarı şahısa bilgi kirliliğini öğretmişiz. 
Köşe yazısı yazmak farklı bir sanattır. Herkes icra edemez. “ki bu şahıs gibi”. Kaliteyi bile kalitesizleştirenler camialarına zarar verdiklerini bile bile sırf ego tatmin etmek adına bildikleri yoldan şaşmıyorlar. 
Bugüne kadar hayatın kurallarına uymadım uymam da... 
Kendi kurallarımı benimserim hep. O açıdan kimseye aş iş talep etmedim. Kimseye yağdanlık veya şirin görünmek için çaba sarf etmedim. Kimselerin ceketlerinin altına saklanmadım. Toplumda irtifa kaybetmemek için birilerinin listelerine adımı yazdırmadım. Hiçbir zaman tribünlerden küfür yemedim. “Erzincan’da bile”. Yazdıklarımdan rahatsız olan sözde köşe yazarı saçma sapan bir yazı yazarak ban göndermelerde bulunuyor. Aslında bu işi çokta fazla kaale almayacağım. Çünkü yaşı benden büyük olduğu için saygımdan susacağım. Haaa bir de sevdiğimden değil! Meslek’te benden önce emekli olduğundan mesleğine saygısızlık yapmamak adına susacağım. 
Yazdıklarımdan sonda tavsiyem, ya göründüğün gibi ol, yada olduğun gibi görün….
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özkan yıldırım 2013-10-20 02:11:56

i̇nsanı mutlu kılan, ne bedensel güçler, ne zenginliklerdir; insanı mutlu kılan, dürüstlük ve kötülüklerden sakınmaktır." biz seni seviyoruz bırakta kötüler kendilerine yorum yapsın

Avatar
Devamsız... 2013-10-15 19:33:26

boşver reis... seni bilen biliyor seven seviyor... e di talaşmıyadı de çekil kenarı...