Milliyetçi Hareket Partisi Erzurum İl teşkilatının, Parti, Ülkü Ocakları, Sendikalar, Türkav başkan ve yönetim kurulları ve Belediye Başkan adayları nezdinde tertiplemiş olduğu kahvaltılı istişare toplantısında;

Bir yandan kuruluş yıl dönümünü önümüzdeki dönemlerde kutlayacağımız ilk ve son göz ağrımız Milliyetçi Hareket Partisinin ve Ülkü ocaklarının ilk günki heyecanını ve dinamizmini yaşarken,

Diğer taraftan, cansiparene mücadelesine rağmen milletinden hakkı ile desteğini alamamış ve sonuçları itibari ile de temsil noktasında da iki ilçeyle yetinmek zorunda kalmış olmanın burukluğunu, kırgınlığını birlikte yaşadık desek yalan olmaz.

Öncelikle MHP İl Başkanımızın şahsında emekleri geçen il yöneticilerimize ve katılımları şeref katan bütün haziruna müteşekkiriz. ALLAH razı olsun.!

Riya ve istismardan uzak, derdi ALLAH! derdi Vatan! derdi Millet! olmuş, galu beladaki iman akti ile dünyada vatanı ve milleti ile nikahlanmış Ülkücü Hareketi.!

Ne üzerinden hala daha geçinen aslaklar anlamış, ne milletine ve devletine vakfedilmiş bir bütünü, bölmeye, parçalamaya çalışan sırtlanlar kavrayabilmiş, ne uhdesinde bulunup, şeref, konum ve koltuk edinip, sırtlanıp kaf dağına çıkarması gerektiği davasından ise zirveye kendisini çıkarmanın derdinde olan zavallılar anlamış.!

Gün gelmiş, devletinin ve milletinin Kızıl ve Amerikan emperyalizmine karşı peşkeş çekilmesi karşısında Ölmüşüz, Öldürülmüşüz, Öldürmüşüz anlaşılamamışız.!

Gün gelmiş, Vatan ve millet sevdalısı olarak, vatan hainleri ile birlikte aynı hücrelerde hapsedilmiş, aynı darağacında ipe çekilmiş asılmışız anlaşılamamışız.!

Gün gelmiş Önkuzunun cebindeki beş kuruşun hesapsızlığı ile, celladından helallik isteyen Esendağın ve yine ben şehit olacağım devletin beytül malına ait idam gömleği giymem diyen Duracığın helallikleri, Devletinin ve Milletinin beytül malına göz dikmemiş, har vurup harman savurmamış, talanla dolanla, hırsızlık ve yolsuzlukla ganimet avcısı olmamış helal bir hareketi ne Devlet ne de maalesef ki Millet anlamamış.!

Yine de küsmemiş, yine de sevdasından ve kavgasından, inanç ve ideallerinden vazgeçmemiş, aç kalmış, işsiz kalmış, hakir ve hor görülmüş, sahipsizliğe sürüklenmiş ama yine de ne davasını satmış, ne de Devletini ve Milletini arkadan hançerlemiş olan, Ülkü erleri, yine yeniden ;

Belki de bana Bekada lazım Milletvekilliği de, bana beka da lazım Belediye başkanlığı da diyen, haketmeyenlerin hikayesi olma ve yine onların nalıncı keserliğine sabretmek zorunda kalsa da,

Ben varsam dava var ben yoksam, sonrası tufan deyip kaleyi erken terkedenlerin, terkedişine maruz kalsa da,

Yolcu olduğu için yolda açıkan, hana uğrayıp, karnını ve cebini doyuran, rıskı ve iaşesi kesilince hanı terkedip, başka hanlara yelken açanların hunharca ihanetine uğrasa da,

Devletinin ve Milletinin bölünmeye ve kuşatılmaya çalışıldığı, Anadolu jeopolitiğinin yeni bir haçlı saldırısı ile karşı karşıya kaldığı, tarihte onlarca haçlı saldırısı ile elde edemedikleri güzel vatanımızı bir gecede Suriye, Irak, Mısır, Libya yaparak

Amerikan emperyalizmine ve siyonizim emellerine ülkemizi altın tepside sunmak isteyen dahili ve harici ihanet sarmalı karşısında

Adı DEVLET.! Soy adı MİLLET olan ve ömrünü bu değerlere vakfetmiş, liderlerinin emrinde ve izinde ; İnadına Vatan! İnadına Devlet! İnadına Millet.! diyerek, önce Ülkem, sonra Milletim, sonra Partim ve ben sözü ve sevdası ile

Ben bir ırak olmuş ülkenin Cumhurbaşkanlığını istemeyerek, ben bir Suriye olmuş ülkenin Başbakanlığını elinin tersi ile iterek, ben bir Mısır olmuş ülkenin meclis başkanlığını hesabına katmayarak, ben bir Libya olmuş ülkenin milletvekilliğini, belediye başkanlığını düşünmeyerek,

Yeter ki Devletim ve Milletim ebedi var ve bağımsız olsun diyerek Devletinin ve Milletinin yanında, arkasında her anında onurlu, omurgalı ve elif gibi duruşu ile, milletinin maşeri vicdanına ve eşsiz yüreğine altın mührünü hamdolsun yine yeniden 15 Temmuz ve sonrasında vurmuş ve bu günlere getirmiştir.!

Onlarca yıl dönemin iktidarını okyanus ötesindeki paralel ihanete karşı uyararak uyandıran, yine onlarca yıl açılım safsatası hülyasına ve rüyasına dalanları etnik terör ihanetinin farkına vardıran,

Etnik ve Paralel terörün Ülkeyi, Milleti ve Devleti idare edenleri tamda arkadan hançerleyecekken, Yıkılmamış ve ele geçirilememiş tek kale olan MHP yi alamadan kimse bu ülkeyi ve milleti ve millet iradesi ile iktidara gelen kişileri dize çökertemez diyerek ve bunu da kişilerin boyuna bosuna hayran, fikrine ve zihniyetine matuf olduğu için değil ülke ve millet için yapan.!

Dün sınır ötemizde askerimizin kafasına çuval geçirilirken, ata yadigarı süleyman şah türbemizi taşımak zorunda bırakılırken, bize kök söktürmeye çalışan terörize devlet ve örgütlere bu gün sınır ötesinde kök söktüren, ve insiyetifi eline almak üzere olan kararlı ve omurgalı bir milli devlet noktasına ülkemizi getiren.!

Dün ülkeyi habur ve oslo ihanet kıskacından kurtarıp, bu gün terörün ve teröristin her nevisini, Meclisteki, Belediye Başkanlıklarında ki, eş başkan müsvetteleri etekli ve kravatlı teröristlerden arındırarak devleti fabrika ayarlarına geri yüklenmesini sağlayan.!

Parlementer sistem uhdesinde, demokrasi ve insan hakları havarilerinin havlamaları eşliğinde uygulanmaya çalışılan açılım politikası ile 2014 yerel ve 2015 genel seçimler aracılığı ile ülkemizden koparmaya çalıştıkları doğu ve Güneydoğu bölgemizi sandıkta bölmeyi başarıp, demografik ve çoğrafik açıdan da bölünmesine ramak kalmışken,

Yollara barikat kurup kimlik soranları, hendekler ile güvenlik güçlerimize karşı pusu kuranları,askerimizi ,polisimizi ulu orta şehid edip elini kolunu sallayarak kandile gidenleri, şehir ve dağ mahkemelerine vatandaşlarımızı mahkum ve mecbur bırakanları, Liderimiz öcalanın asılmasını dilerken, onun üstüne gülüp sen bizim ceketimizi bile asamazsın diyenleri velhasıl bunlara hamilik yapan dahili ve harici etekli ve kıravatlı teröristleri ya mezara yada ceza evine yollayan.!

Dün Saddamı, Kaddafiyi, kendi halkına katlettirip, onların dönemi huzur ve güvenine hasret bırakanlara, ve yine dün taliban ve ladin üzerinden, Afganistana, Pakistana, Suudi Arabistan ve Kuveyt’e çöreklenenlere karşı, yine Mısır halkına Mursi’yi sahipsiz bıraktırıp diz çökertenlere karşı, ülkemizi de dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan üzerinden Türk Milletini dize çökertmek ve Anadolu’ya yine yeniden hakim olmak üzere yapılan saldırılara karşı dur diyen.!

Şahsi ve siyasi nefis yapmadan, kendisini ve değerlerini sorgulayanların düştüğü durumu siyasi ve intikam fırsatına dönüştürmeden, dün hakir gördükleri değerler ve kişilerin insafı ve inisiyatifi ile buluşturan.!

Kimi evladının, kimi kazandığı paraların, kimi koltukların derdine kimi havada, kimi tünelde, kimi makamda kimi gizli saklı evlerde can havli ile kendi derdine düşmüşken,

Partisine geri dönüp, bütün ışıkları yakıp, "En kötü demokrasi en iyi askeri idareden daha evladır." cennet mekan başbuğumuzun sözü ile Ülkücüleri İstiklal ve İstikbal mücadelesine davet eden ve o günden bugüne mücadelenin ve direnişin adını BEKA, koyan ve bunu Cumhur İttifakı ile taçlandıran,

Ülkemizi ve Milletimizi düşmüş olduğu dar boğazdan, bölünmenin ve kuşatılmanın eşiğinden velhasıl yönetenleri de ihanet sarmalı ipinden alan Bilge Liderimiz Devlet BAHÇELİ beyefendiyi ve Ülkücüleri

Maalesef ki hala daha ; anlamakta ve algılamakta güçlük çekenler,oyları ile sandıkta yanlız bıraksalar da.!

Birileri Aday olamadım diye benden sonrası tufan diyerek çeşitli menfaatlere yelken açsalar da!

Maşeri ve İnsani vicdan da karşılık bulan ve bu şanlı mücadele üzerinden, bu hesapsız, çıkarsız feragat ve samimiyetin sırtından hala daha şahsi ve siyasi menfaatlere ulaşmaya çalışarak mevcudiyetlerini devam ettirmek kaygısı ile nalıncı keserliğine birileri soyunsa da,

Bedir de Efendimizin emri ; “Kalkın ve batıl ile savaşın. Onlar Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar." Doğrultusunda Allah’ın Arslanlar’ı Hamza, Ali ve Ubeyde hazretlerine yaren olmak isteyen Kılıçkıran, Önkuzu ve Fırat olup destanlaşacağız.!

Uhudda Okçular tepesinde Abdullah b. Cübeyr olup, asla terketmeyip, vazgeçmeyip , ganimet peşine düşmeyip, düşenlerden önce bedel ödesekte, okçular tepesini terketmeyeceğiz.!

Orta çağ karanlığında kalanlara hala güneşi.! Romaya inen Atilla’nın kırbaşı! Avrupa’yı tir tir titreten Hunlar’ın kılıcı.! mazlum milletlere ümit olup zalimlere inen Osmanlının tokatı, olup hainlerin suratında patlayacağız.!

Çin Sarayını basan kürşad, Orhun anıtlarında Tonyukuk, Kültigin ve Bilge Kağan, Anadolu kapısında Alparslan, içerisinde Kılıçarslan, Söğütünde Osman Gazi, Bizans kapısında Fatih Sultan, burçlarında Ulubatlı Hasan, Viyana önlerinde sultan Süleyman, 1881 de Mustafa Kemal, 1917 de Alparslan Türkeş, 1948 yılında Devlet Bahçeli, 1968 de Kılıçkıran, 1970 de Önkuzu, 2015 de Çakıroğlu olup zamana ve tarihe not düşen mücadelelerini anlamayanlar ve bu mücadele üzerinden hala daha fütursuzca nemalananalar algılayamasada

Galu beledan akid'li, Efendimizden beri aşık , İmam Ebu Hanifeden maşuk, Yesevi’den dersli, Yunus Emreden devriş, Mevlana’dan derya deniz olan Ülkücü Hareketi ve liderimizi anlamayanlara karşı önce Yaşayacağız.! sonra Anlatacağız.!

ALLAH Türk’e Yar olduğu müddetçe de hep var olup Lider Ülke Tam Bağımsız Türkiye idealimizi liderimizle birlikte Başaracağız.!

Belediye Başkanı ve Meclis Üyesi Adayı olarak Ülkücü ve MHP'li olmanın onurunu yaşayan ve yaşayacak olan adaylarımıza başarılar dilerim.

selam saygı dua…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.