banner537

“Hayatın en büyük sorunu hayatın kendisidir”, diyordu Göte! Bunun en büyük sebebi Göte’nin; “En zoru gözümüzün önündekini görebilmektir” sözünü haklı çıkaran fırsatlar için akıl kullanmamak mıdır?

Hemen itiraz ediyor beynim; fırsattan amacın bir yerdeki sırım kaçırmakla alakalı mıdır; elbet hayır, siyasi ve para getirisi ile fırsatlardan söz etmiyorum; kendime rahat ol dedim!

Hayat zor; hayat gerçekten çok zor diyen Tolstoy için de ciddiye alınması gereken bir süreç!

Hayat kişilerde eskidikçe, yoruldukça ağırlığı da artıyor. Yorulan kaslar için vücudu taşımanın daha zor olduğu muhakkak!

Görünmeyen büyük hükümdar şımarık organ ise; ruh, daha çaresiz, daha depresif, daha melankolik daha alıngan, etraf daha sessiz, daha renksiz! Gittikçe daha zorlaşan hayat olayları için beyin beklenenden az çözüm üretebiliyor, ürettikleri değer görmüyor. Fiziksel gücün zayıflamasıyla otoritenin de aciz düştüğü muhakkak!

Rica ederek işini yapanların, yalvarsan bile işini yapmak için pek de hevesli olmadığı günler yaşlılıkla doğru orantılı olarak çoğalmakta; insanlar bunları görebilmekteler!

Daha sosyal ve daha yaşlılığa hazır olmak kişinin gelişimiyle alakalı! Daha hoş görülü ve daha affedici olabilmek hünerini kazanmış olmalı insan!

Hayatın zorlukları omuzlara çöktüğünde yakın uzak çevrede olanların ağırlıkları da çöküyor. İnsan kendi yükünü taşıyamazken bazen çocuk, akraba, yoldaşların da sorumlulukları omuzlara oturuyor. İmkânlar daha az, yükler çeşitli şekillerde ağırlaşmış ve acısını duyabileceklerinle çok cephede açılmış savaşlar!

Gözümüzün önündekileri görmek bazen imkânsız, hepimiz bir şekilde ama muhakkak aynı yolda ilerliyoruz. Her ne kadar bazılarının ayakları yere basmadan yıldızları seyrediyor olsa bile; buluşma yeri olan yaşlılık istasyonuna birçoğu varacak. İstasyona yaşlılıklarında gelemeyecek olanlar muhakkak ki daha önce göçmüş olanlardır.

Ben odaklı olmayan, birlikte ve aile ilişkileri gelişmiş sosyal ailelerde yaşlılık bir nimettir. Ayrı ve bağımsız, egosu ile yaşayan asosyal ailelerde yaşlılık gerçek külfet! Herkesin kendi başının çaresine bakabilmesinin mümkün olmadığı bir hayatta güçten düşeni tek başına bir yerde bırakmak; kötülerin modellenerek adet haline getirildiği bir asra merhaba demek ne acı!

Hayatın başı zor, ortası çok zor, sonu ise çok daha zor! Bu zorluğun herkes için geçerli olduğu muhakkak! Zorluğu maddiyat, eski makamlar, kariyerler kolaylaştıramıyor; yalnızlığa ilaç yazıyor hekimler; ilaç, yalnızlık!

Hepimizin önündeki bu durumu göremiyoruz, çare üretemiyoruz, tedbir için elimizden duadan başka bir şey gelmiyor! Aptallar ise bu durumları çok kolay ve sıradan sanıyorlar, önemsemiyorlar çünkü hayatla ilgili bir fikirleri yok!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner531